Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Güllü'nün ölümüne ilişkin dava yarın başlıyor

İstinat edilen suçlamalarla 11 ay süren soruşturma sonrası Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

GÜNDEM 30.09.2026 11:19 Haber Editörü 885 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Güllü'nün ölümüne ilişkin dava yarın başlıyor
Paylaş:
N

26 Eylül 2025'te Güllü olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki 6 katlı binanın penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında yapılan otopsi neticesinde, Güllü'nün İstanbul'da toprağa verildiği bildirildi.

Soruşturma süreci 11 ay sürdü ve hazırlanan iddianamede, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ilk sanık olarak yer aldı. Gülter hakkında, 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.

OLAYIN DETAYLARI

İddianamede, Güllü'nün kızı Tuğyan'a ait odanın penceresinden düştüğü, 18 metre yükseklikten beton zemine çarptığı ve kafatası ile omur kırıkları sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Düşme sonrasında çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama geliştiği kaydedildi.

Toksikoloji raporuna göre, Gül Tut'un kanında 3.53 promil alkol tespit edildiği, ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne dair herhangi bir tıbbi delil bulunmadığı ifade edildi. Olay gecesi Tuğyan, arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin sevdiği 'Malkata' isimli roman havasını açmasını istedi ve şarkının, Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı tespit edildi.

Müziği duyan Güllü, 'O ne lan?' diyerek kızının odasına geldiği, burada odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve kısa bir süre roman havası oynadığı ifade edildi. Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtti.

Olay anına ilişkin çekilen kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından inceleme yapılırken, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce bir kadın sesi tarafından alaycı bir tonla 'Hadi görüşürüz' denildiği kaydedildi. Savcılık, bu sözlerin Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı.

SANIK VE TANIK İFADELERİ

Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun, Gül Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylemesinin ardından ifadesinde olayın farklı şekilde gerçekleştiğini aktardığı vurgulandı. Sultan, Gül Tut'un yüzü pencereye dönükken Tuğyan'ın annesini kalça altından kavradığını ve ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığını belirtti.

Ulu'nun avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde, Tuğyan'ın yaşananların bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa gidip gerçekleri anlatacağını belirttiği tespit edildi. İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösteren bazı mesajlar ve tanık ifadeleri yer aldı. Üç tanık, Tuğyan’ın kendilerine annesini 'Bir gün camdan atıp öldüreceğini' söylediğini aktardı.

Ayrıca, bir başka tanık ise Gülter'in annesi ya da kendisinden birinin öleceği yönünde ifadeler kullandığını belirtti. Gülter’in eski sevgilisi K.E. ile arasında geçen mesajlarda ise, 'Bıktım bu annemden', 'Gebersin', 'Bu kadın ölsün', 'Ölmüyor, ne zaman?' gibi ifadelerin bulunduğu kaydedildi.

Olaydan yaklaşık 2 ay önce Tuğyan, eski erkek arkadaşına, 'Annem birazdan kendini atıyor' şeklinde mesaj gönderdiği ileri sürüldü. Savcılık, bu mesajı Gülter'in eylemine ilişkin 'zihinsel hazırlık süreci' olarak değerlendirdi. Evdeki kamera kayıtlarında, düşmeden önce 3 farklı çarpma ve darbe sesinin duyulduğu ifade edildi.

Bir bilirkişi değerlendirmesinde, ikinci ve üçüncü çarpma sesi arasındaki 1.9 saniyelik sürenin Gül Tut'un pencereden çıkışıyla beton zemine çarpması arasındaki süreyle örtüştüğü belirtildi. Gül Tut'un odada bulunan Tuğyan ve Sultan'a yaklaşık bir metre mesafede olduğu, fakat ilk darbe sesinden sonraki 7 saniyede iki kişiden de herhangi bir bağırma ya da kurtarma refleksi duyulmadığı aktarıldı.

Bu durum, Tuğyan ve Sultan'ın düşme olayını gördüklerine ve olayın anlatıldığı gibi ani bir kaza olmadığına işaret ettiği kaydedildi. Olay yerinde kayganlaştırıcı bir maddeye rastlanmadığı, Gül Tut'un tıbbi kayıtlarında intihar düşüncesine dair bir bulgu bulunmadığı, aynı zamanda şarkıcının yükseklik korkusunun bulunduğu birçok tanık tarafından beyan edildi.

Adli Tıp Kurumu ise yüksekten düşmenin kaza, intihar veya başka bir kişinin etkisiyle olup olmadığını tıbben ayırt edemeyeceklerini ve olayın adli soruşturma ile aydınlatılması gerektiğini belirtti. İddianamede, Tuğyan'ın olaydan sonra eski erkek arkadaşından telefon ekranını paylaşması ve aralarındaki mesajları silmesini istediği, Gülter’in K.E.’ye katıldığı canlı yayında susmasını ve annesiyle arasındaki sorunlardan bahsetmemesini istediği ifade edildi.

Ayrıca, savcılık Tuğyan’ın olayın tek görgü tanığı olan Sultan'ı sürekli yanında tutmaya çalıştığını, başka biriyle buluştuğunda onu takip ettiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiğini aktardı. Olay sonrası Tuğyan ve Sultan'ın İstanbul'da bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri hakkında bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları belirlendi.

Görüşmedeki diyalogda, Sultan’a Tuğyan tarafından tehdit edilip edilmediği sorulurken, Tuğyan’ın yanıtında, 'Tabii ki ediyorum. Bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem' dediği belirtildi. Tuğyan’ın olaydan sonra telefonunu değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajları silmek istediği iddianamede destekleyici delil olarak gösterildi.

Gülter’in dijital materyallerinde ise 'Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?', 'Kokain saçta ne zaman çıkar?' ve 'Saçta metamfetamin çıkar mı?' gibi internet aramaları yaptığı tespit edildi. Gülter’in ayrıca 'Çözülmemiş davalar, seri katil davası, dedektif oyunu, suçluyu bulma' isimli bir kutu oyununu internet üzerinden araştırdığı ifade edildi.

Ancak Tuğyan ve Sultan’dan alınan saç örneklerinde, uyuşturucu ya da uyarıcı madde bulunmadığı belirtildi. Olay gecesine ait yeni güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Bu görüntülerde, Gül Tut’un düşmesinin ardından Tuğyan’ın bina girişinde polis ekipleriyle konuştuğu, ardından daireye çıktığı görüldü.

Panik yaşadığı gözlemlenen Tuğyan’ın, polislere, 'Annem neden öyle söylüyor, annem iyi mi?' dediği kaydedildi. Öte yandan, Sultan Nur Ulu'nun savcılıkta verdiği ifade sırasında olay anını canlandırdığı öğrenildi. Ulu, Tuğyan'ın annesine arkadan yaklaşarak kalçasının altından kavradığını ve ardından pencereden aşağı attığını öne sürdü.

Ulu, olay sonrası Tuğyan'ın 'Koş' diye bağırarak aşağıya doğru gittiğini iddia etti. Ulu'nun ifadesinde, kendisinin de Tuğyan'ın peşinden gittiğini anlattığı belirtildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlarını değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü kaydetti.

İddianamede, tutuklu Gülter’in 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Bununla birlikte, ikinci sanık olan ve ev hapsi kararı daha sonra kaldırılan Ulu’nun ise 'Yalan tanıklık' suçundan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Sanıkların yargılanmasına, 1 Ekim Perşembe günü Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Pasifik Okyanusu'nda su döngüsü tersine dönüyor
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Pasifik Okyanusu'nda su döngüsü tersine dönüyor
WhatsApp
İhbar Hattı