Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Kahramanmaraş'taki okul saldırısında öğretmenler soruşturuldu

Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda yaşanan saldırı sonrası okul müdürü ve öğretmenler hakkında soruşturma izni verildi.

GÜNDEM 27.10.2026 11:18 Haber Editörü 175 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Kahramanmaraş'taki okul saldırısında öğretmenler soruşturuldu
Paylaş:
N

Kahramanmaraş'ta bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda gerçekleşen silahlı saldırıya ilişkin okul müdürü, müdür yardımcısı ve bir öğretmen ile rehber öğretmen hakkında, terk, suçu bildirmeme ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla soruşturma izni verildi. Olayın ardından, okul müdürü ve müdür yardımcısının, saldırıyı izledikten sonra öğrencilerin güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atmadan binayı terk ettikleri belirlendi.

Saldırıda hayatını kaybeden ve yaralanan öğrencilerin avukatı Furkan Mehmet Cinkara, gerekli tüm idari ve hukuki adımların sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti. 15 Nisan'da okulun sekizinci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen saldırıda, öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci hayatını kaybetti, 15 öğrenci de yaralandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, okul müdürü C.K, müdür yardımcısı F.B, öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ. hakkında resen soruşturma başlattı. Onikişubat Kaymakamlığı, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapor ile Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazılarını ve 4483 sayılı Kanun kapsamında yürütülen ön inceleme raporunu inceledi.

Kaymakamlığın kararında, müdür C.K. ve müdür yardımcısı F.B'nin olay sırasında silah seslerini duyup zemin kattan, saldırının gerçekleştiği birinci kat koridoruna geldikleri, burada saldırıyı gerçekleştiren çocuk tarafından silahlı saldırı yapıldığını görmeleri üzerine hızla okul binasının dışına çıktıkları belirtildi. Bu durumun okulun güvenlik kameralarındaki kayıtlarla doğrulandığı aktarıldı.

Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun 6/C maddesinde, eğitim öğretim faaliyetlerinin güvenli bir ortamda yürütülmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı. Soruşturma izni kararında, müdür C.K. ve yardımcısı F.B.'nin, eğitim ortamlarının güvenliğinden birinci derecede sorumlu oldukları, saldırı anında öncelikle öğrencilerin güvenliğinden sorumlu oldukları kaydedildi.

Kararda, müdür ve yardımcısının sorumluluğunda bulunan değerlerin korunması gerektiği belirtilerek, aksine bir tutumun, gerçekleştirilen saldırıyla eşdeğer olduğu ifade edilmiştir. C.K. ve F.B.'den, hukuken beklenenin elbette silahlı bir saldırıya müdahele etmek değil, mevcut koşullara uygun olarak saldırıya karşı gerekli önlemleri almak olduğu kaydedildi. Öğrencilerin güvenliğini sağlamak yerine, C.K. ve F.B.'nin okulu terkettiği anlaşılmıştır.

Gözden geçirilen kararda, müdür ve yardımcısının okuldan çıktıktan sonra 112'yi aradıkları, ancak öğrencilerin korunması konusunda yükümlülüklerini yerine getirmeyerek onları tehlikeye attıkları tespit edilmiştir.

ÖĞRENCİLERİ UYARMADAN ZEMİN KATA KOŞTU

Kaymakamlık kararı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni A.T.'nin, silah seslerini duyduktan sonra 5/G sınıfının kapısını aralayarak seslerin geldiği yöne baktığını, bir silahlı saldırı olduğunu anlayınca, öğrencileri uyarmadan okulun zemin katına koştuğunu ortaya koymuştur. A.T.'nin bu durumu kendi ifadesinde de doğruladığı bildirildi.

Ayrıca, Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda, öğretmenlerin öğrencilerin eğitim-öğretim ortamında olumsuz durumlara karşı korunmaları için çaba göstermeleri gerektiği hatırlatıldı. 5/G sınıfındaki öğrencilerin, yaşları nedeniyle silahlı bir saldırı karşısında kendilerini koruyamayacak durumda oldukları vurgulanan kararda, A.T.'nin davranışlarının, Türk Ceza Kanunu'nun 97. maddesinde düzenlenen terk suçunu oluşturup oluşturmadığının adli makamlarca değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

ÖĞRENCİLER, SALDIRIDAN İKİ AY ÖNCE REHBER ÖĞRETMENE ENDİŞELERİNİ İLETMİŞ

Kararda, rehber öğretmen E.İ.'ye, saldırgan İsa Aras Mersinli'nin şiddet eğilimi gösterdiğinin, aynı sınıfta öğrenim gören öğrenciler tarafından saldırıdan yaklaşık iki ay önce iletildiği tespit edilmiştir.

Öğrencilerin, İl Emniyet Müdürlüğü'nde birbirleriyle iletişim kurmadan aynı yönde ifade verdikleri ve Mersinli'nin şiddet eğiliminde olduğuna dair E.İ.'ye bilgi ulaştırıldığına dikkat çekilen kararda, E.İ.'nin Mersinli'nin zararlı davranışlarını bilmesine rağmen harekete geçmediği ifade edildi.

REHBER ÖĞRETMEN OLURSA OLSUN KASTIYLA HAREKET ETMİŞTİR

Aynı şekilde, Mersinli'ye 29 kez rehberlik hizmeti sunulmasının ardından yaşanan gelişmelerin de benzer nitelikte olduğu belirtilerek, bu durumların 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 6. maddesi gereğince Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bildirim yükümlülüğünün ihlali anlamına geldiği kaydedildi. Kararda, İsa Aras Mersinli’nin korunmaya ihtiyaç duyan çocuk statüsünde olduğu sonucuna varıldığı ifade edildi.

Rehber öğretmenin, Mersinli’nin anne ve babasının kamu görevlisi olması sebebiyle daha bilinçli olduğu varsayımıyla bu ihmalin gerçekleştiği, dolayısıyla kast ile hareket ettiği belirtilmiştir. Kararda, rehber öğretmen E.İ.'nin davranışlarının, meydana gelen saldırı ve sonrasında ortaya çıkan can kaybı ve yaralanmalarla ilgili olarak adli makamlarca incelenmesi gerektiği vurgulandı.

AVUKAT CİNKARA: DÖRT PERSONELLE SINIRLI KALMAMALI

Soruşturma izni kararı hakkında, ön inceleme yapılmış olan kişilerin Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etme hakkı bulunduğu bildirildi. Silahlı saldırıda hayatını kaybeden ve yaralanan öğrencilerin avukatı Furkan Mehmet Cinkara, süreci ANKA Haber Ajansı’na değerlendirirken, aradan geçen yedi aylık sürenin acılarını hafifletmediğini ve hukuki hesabın sorulması konusundaki kararlılıklarının arttığını belirtti.

Onikişubat Kaymakamlığı tarafından verilen soruşturma izni kararını adaletin sağlanması adına önemli bir adım olarak değerlendirdi. Cinkara, ancak bu sürecin sadece okulda görev yapan dört personel ile sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Okuldaki fiziksel güvenlik eksikliklerinin, bu eksikliklerin neden zamanında tespit edilip giderilmediği ile okulu yöneten kurumsal yapıların sorumluluklarının da detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini belirtti.

Ayrıca, Şanlıurfa'da meydana gelen benzer olay sonrası İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından bölgedeki okullarda hangi önlemlerin alındığı, risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı ve alınan önlemlerin yeterli olup olmadığının da araştırılması gerektiğini ifade etti. Bu konuların, kamuoyunun ve ailelerin merakla beklediği sorular arasında yer aldığı kaydedildi.

Devletin en temel görevlerinden birinin, eğitim kurumlarında güvenliği tam olarak sağlamak olduğu belirtildi.

ÇOCUKLARIN VE ÖĞRETMENLERİN GÜVENLİĞİNE VURGU

Okul ortamında çocukların ve öğretmenlerin korunması, Anayasa ile güvence altına alınan bir haktır. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmaya olan güven tamdır. Olayla ilgili en küçük bir sorumluluğa sahip olan herkesin adalet önünde hesap vermesi ve benzer olayların tekrar yaşanmaması adına gerekli tüm hukuki ve idari süreçlerin takipçisi olunacaktır.

Hayatını kaybeden öğrenciler ve öğretmen için Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılar için acil şifalar dilenmiştir.

REHBER ÖĞRETMENİN TANIKLIĞINA İTİRAZ EDİLMİŞTİ

Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4 Eylül'de gerçekleştirilen ilk duruşmada, olayla ilgili soruşturma izni verilen rehber öğretmen E.İ, tanık olarak dinlenmiştir.

Aile avukatlarından Cinkara, müvekkillerinin haklarını ihlal eden ve fiilin ana faili veya iştirakçisi olabileceği düşünülen bir kişinin, Ceza Muhakemesi Kanunu gereği tanık olarak dinlenemeyeceği konusunda uyarıda bulunarak, rehber öğretmen hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasını talep etmiştir.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
İsrail'de siyasi belirsizlik: Hükümet kurma süreci zorlaştı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
İsrail'de siyasi belirsizlik: Hükümet kurma süreci zorlaştı
WhatsApp
İhbar Hattı