İsrail'in parlamenter sistemi, seçmenlerin doğrudan başbakanı seçmediği için seçim gecesinin sonuçları ile hükümeti kurma kapasitesi arasında bir ayrım bulunmaktadır. Oyların partilere dağılımı, milletvekili sayısını belirlerken, bu durum koalisyon ihtimallerini de etkiliyor. Başbakan Benjamin Netanyahu'nun karşılaştığı engel, yalnızca yedi sandalyelik bir boşluk değil; bu açığın kapatılması için gerekli siyasi ortakların bulunup bulunamayacağıdır.
Normalde daha temsili görevler üstlenen Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, hükümet kurma sürecinde kritik bir rol oynamaktadır.
CUMHURBAŞKANININ TERCİHİ
Kesin sonuçların ardından Herzog, parti temsilcilerinin tavsiyelerini dinleyerek Knesset'ten güvenoyu alma ihtimali en yüksek olan milletvekilini hükümeti kurmakla görevlendirecek. Bu kişinin lideri olduğu partinin en fazla oyu alması zorunlu değildir. Örneğin, 2009 yılında Kadima, Likud'dan daha fazla sandalye kazanmasına rağmen, dönemin Cumhurbaşkanı Şimon Peres, görevi Netanyahu'ya vermiştir.
Herzog'un tercihleri, sadece kişisel bir takdir meselesi değil, aynı zamanda partilerin somut destek beyanlarına ve kurulabilir koalisyon olasılıklarına dayanmak zorundadır. Netanyahu'nun sayısal olarak önde olan ancak çoğunluğu yakalayamayan bloku ile, değişim iddiası taşıyan fakat ortak hükümette uzlaşamayan muhalefet arasında bir denge söz konusudur.
ARAP PARTİLERİ VE KOALİSYON GÖRÜŞMELERİ
Arap partileri, geçici hesaplamalarda 17 sandalye kazanarak koalisyon görüşmelerinin merkezine yerleşmiştir. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un etrafında şekillenen merkez sağ muhalefet seçeneği, bu partilerin desteği olmadan çoğunluğu sağlamakta zorluk yaşayabilir. Ancak muhalefet bileşenleri arasında Arap partileriyle hükümet ortaklığına dair henüz ortak bir tutum oluşmamıştır.
Netanyahu, Arap partilerinin kendi koalisyonunda yer alması seçeneğini dışlarken, Ortak Arap Listesi liderinin “gerçek bir Yahudi-Arap ortaklığı” çağrısı, seçim sonrası pazarlıkların yalnızca sandalye paylaşımıyla sınırlı kalmayacağını göstermektedir. Arap partilerinin desteği, bir hükümetin kurulmasında etkili olabilir, ancak bu desteğin nasıl bir şekil alacağı belirsizdir.
SİYASİ KRİZİN ARKA PLANI
Koalisyon çıkmazı, son yıllarda derinleşen siyasi ve toplumsal ayrışmalarla bağlantılıdır. Netanyahu hükümetinin aşırı sağcı ortakları, yerleşimci şiddeti, tutuklulara yönelik kötü muamele iddiaları ve Gazze savaşı nedeniyle yoğun eleştirilerle karşı karşıya kalmıştır. Herzog, toplumdaki sertleşmeye dair uyarılarda bulunmuştur.
Netanyahu'nun yolsuzluk davalarının sürmesi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın affedilmesi için yaptığı çağrının Herzog tarafından geri çevrilmesi, cumhurbaşkanlığı makamının üzerindeki siyasi baskının başka bir boyutunu gösteriyor. Şu anda belirleyici olan, 61 milletvekilini bir araya getirecek hükümet formülünün kim tarafından bulunabileceğidir. Bu başarılamazsa, İsrail yeni bir siyasi kilitlenme ile karşılaşabilir.