Mabel Matiz’in 10 Ağustos 2026’da yayımlanan 'Ha Leylim' adlı müzik klibiyle ilgili olarak başlatılan soruşturma sonuçlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında hazırladığı iddianame ile sanatçı hakkında dava açılmasını istemiştir. Yurt dışına çıkış yasağı uygulanan Matiz hakkında bu süreçte herhangi bir değişiklik yapılmadı.
Savcılık, adli kontrol tedbiri olan yasağın kaldırılıp kaldırılmayacağına dair nihai kararı mahkemeye bırakmıştır. Soruşturma, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” bölümünde yer alan 226. maddesi kapsamında müstehcenlik suçlamasıyla yürütülmüştür. İddianamede, klibin 3. dakika 51. saniyesinden itibaren başlayan sahneler, suçlamalara temel oluşturmuştur.
Savcılık, açık alanda birçok kişinin yerde oturduğu ve yattığı bir ortamda, “damat rolündeki erkek şahıs” ile sarı takım elbiseli başka bir erkeğin dans ettiği sahneleri incelemiştir. Bu dans esnasında kol ve kalça bölgelerinin belirgin şekilde kullanıldığı belirtilmiş, yapılan hareketlerin müstehcenlik içerdiği değerlendirilmiştir.
Ayrıca klipte müzik altyapısının başlangıçta yalnızca duyulduğu, devam eden bölümlerde ise şarkı sözlerinin görüntülere eşlik ettiği raporda yer almıştır. Savcılığın klipteki dans figürlerini TCK’nin 226. maddesi çerçevesinde değerlendirmesi, hukuk çevrelerinde ifade ve sanat özgürlüğü arasındaki sınırların tartışılmasına neden olmuştur.
Davanın kabul edilmesi durumunda, klibin ilgili bölümlerinin müstehcenlik unsurlarını taşıyıp taşımadığına yönelik nihai hüküm mahkeme tarafından verilecektir. TCK’nın 226. maddesi, müstehcenlik suçunu ve bu kapsamda uygulanabilecek yaptırımları düzenlemektedir.
Kanunda tanımlanan suçlar arasında çocuklara müstehcen materyal vermek veya göstermek, bu tür ürünleri çocukların ulaşabileceği yerlerde sergilemek ve yayınlamak, müstehcen içerikleri basın ve yayın yoluyla yayımlamak yer alır; bu durumlar için 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ve 5 bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir.
Bu maddenin 7. fıkrası, sanatsal ve edebi eserler için kritik bir istisna sağlamaktadır. Düzenlemeye göre, çocukların kullanıldığı içerikler hariç tutulmak kaydıyla, bilimsel, sanatsal veya edebi değeri olan eserler hakkında müstehcenlik hükümleri uygulanmamaktadır.