Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de Yeni Yol Partisi grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Arıkan, AK Parti’nin iktidara gelişinin 24. yılına dair değerlendirmelerde bulunarak, "Siyasetin hafızası silinmez. Hele ki bir iktidarın kendi el yazısıyla tarihe bıraktığı sözler hiç silinmez" dedi.
AK Parti’nin 2002 seçim beyannamesinin 8. sayfasında yer alan, "Krizin sorumlusu halkımız değildir. Krizin sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir" ifadelerini hatırlatan Arıkan, bu sözlerin bugün de geçerli olduğunu vurguladı. Arıkan, "Milletimiz o gün tam da bu yüzden, güçlü, özgür, üreten bir Türkiye umuduyla AK Parti’ye oy vermişti.
Ancak 2001 krizinin ardından, sorumlu iktidardır, biz krizleri çözeceğiz diyerek iktidara gelen AK Parti, bugün binbir krizin baş sorumlusu olarak iktidarda duruyor" şeklinde konuştu.
SİYASETTEKİ GÜNDEM DEĞİŞİKLİKLERİ ELEŞTİRDİ
Arıkan, Türkiye’deki siyasi ortamın milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine skandalları başka skandallarla unutturma yarışına dönüştüğünü ifade etti. Her yeni iddianın, bir öncekinin üzerini örtmenin aracı haline geldiğini kaydeden Arıkan, "Hesap vermesi gerekenler hesap sormaya, açıklama yapması gerekenler başkalarının ayıplarını sergilemeye soyunuyor" dedi.
Fon soygunu ve ahlaki ilişkiler ile ilgili iddiaların gündemi kapladığını belirten Arıkan, "Bir taraf fon krizini gündemden düşürmek için karşı tarafın ahlaki zaaflarını öne çıkarıyor, diğer taraf kendi cephesindeki ahlaki çürümüşlük iddialarını perdelemek için fon dosyasına sarılıyor" şeklinde eleştirilerde bulundu.
MÜSLÜMAN ÜLKELERİN GÜVENLİĞİ ÜZERİNE KONUŞTU
Arıkan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na dair de değerlendirmelerde bulundu. Bu anlaşmanın TBMM Genel Kurulu’nda görüşüleceğini hatırlatan Arıkan, "Biz Saadet Partisi olarak böyle bir sorumluluğu almayacağımızı, Mekke Anlaşması’nı bu haliyle kabul etmeyeceğimizi aziz milletimize ilan ediyoruz" dedi.
"Biz, bölge ülkelerinin ortak geleceği için bir araya gelmesini savunuyoruz" diyen Arıkan, Müslüman ülkelerin güvenliğinin başka bir Müslüman ülkenin güvensizliği üzerine inşa edilmesini kabul etmediklerini belirtti.