TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "İlk sefer bunu iddia ile söylüyorum; Türkiye’de devlet aklı ile millet vicdanı örtüştü ve terörün sona erdirilmesi için çok büyük bir kararlılık ortaya çıktı" şeklinde konuştu. Ayrıca, parlamentodaki siyasi partilerden oluşacak temsilcilerle bu sürecin Meclis tarafından izlenmesi amacıyla bir komisyon kurulacağını belirtti.
Kurtulmuş, bu sürecin millet adına takip edileceğini vurgulayarak, "İnşallah sonucu da en kısa zamanda alacağımızı biliyorum" ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı, Batman Üniversitesi Merkez Kampüsü Konferans Salonu’ndaki 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi’ konulu ilk dersi verdi.
İsrail’in Filistin’deki saldırılarını da gündeme getiren Kurtulmuş, "İsrail’in saldırganlıkları artık dur durak bilmiyor. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, bizler, İsrail’in Filistin’deki soykırım saldırıları başladığı günden itibaren her platformda durumu dile getirdik" dedi. Kurtulmuş, uluslararası camiada bu durumun durdurulması için her türlü çabayı sarf ettiklerini ifade etti.
Kurtulmuş, "Hak tek başına en güçlüdür. Hak tek başına en üstündür. Haklı olana asla kimse galip gelemez" dedi.
Filistinlilerin haklı bir mücadele verdiklerini belirten Kurtulmuş, "Şartlar ne olursa olsun, eninde sonunda mutlaka başkenti Kudüs olan özgür bir Filistin devleti kurulacak ve tüm dünya tarafından tanınacaktır" şeklinde konuştu. Doğu Akdeniz’deki sınır yetki alanlarının belirlenmesinin Türkiye’nin diplomatik bir başarısı olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu bölgede birçok meselede müzakereyi esas alıyoruz.
Libya ile yapılan anlaşma, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını korumak amacıyla yürütülen uzun müzakerelerin bir sonucudur" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, geçen hafta 20 Ekim’de Doğu Libya’daki mecliste Türkiye’nin Libya ile işbirliği yaparak sınır yetki alanlarının belirlenmesine yönelik anlaşmanın kabul edildiğini söyledi.
Bu durumun Türkiye’nin diplomatik olarak büyük bir başarısı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Bu anlaşmanın gerçekleşmesiyle birlikte hem Türkiye kazanacak, hem Libya kazanacak, hem de bölgemizdeki dost ve kardeş ülkeler bu gelişmeden faydalanacaktır" diye ekledi. Terörle mücadele süreci ve mevcut durum üzerine değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, "Cumhuriyet tarihimiz boyunca terörle geçen yılların oranı oldukça yüksektir.
Bu coğrafyada zor şartlarda yürütülen terörle mücadeleyi herkes biliyor. Yaklaşık 100 yılın 50 yılına yakın bir süresi, bu ülkenin on binlerce insanının hayatını kaybetmesine, 2 trilyon dolara yakın bir kaynağın terörle mücadelede harcanmasına neden olmuştur. Böylesi zorlu bir dönemde ve bu kadar karmaşık bir coğrafyada varlık gösterebilmek için öncelikle iç güvenliğimizi sağlamlaştırmamız gerektiğini vurguladı.
İç güvenlik kavramının yalnızca siyasi bir bakış açısıyla oluşmadığını, Türkiye'nin geleceği açısından bir gereklilik olarak ortaya çıktığını belirtti. Bu çerçevede terörün sona erdirilmesi için siyasetin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeye özen gösterdiğini ifade etti. Kurtulmuş, Türkiye'nin çok partili siyasi tarihinde birçok önemli devlet adamının terörle mücadele konusunda çaba sarf ettiğini hatırlattı.
Bu isimler arasında rahmetli Özal, rahmetli Erbakan, Demirel ve Ecevit gibi liderlerin, terör örgütüyle irtibat kurarak silahların bırakılması yönünde baskılar yaptıklarını belirtti. Ancak o dönemde devlet içinde tek bir görüş birliği sağlanamadığı için ve bazı kişilerin terörün devamından fayda sağladığı düşüncesi nedeniyle Türkiye'de terörle mücadelede başarılı olmanın mümkün olamadığını ifade etti.
Şimdi ise, Türkiye'de devlet aklının ve millet vicdanının örtüştüğünü, terörün sona erdirilmesi için büyük bir irade gösterildiğini söyledi. Bu süreçte Cumhurbaşkanı ve sürece destek veren tüm siyasi partilere ve liderlere içten teşekkürlerini sundu.
MECLİS’TE KABUL EDİLEN YASA TÜRKİYE DEMOKRASİSİNDE BİR İLKTİR
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının dünya demokrasisi için örnek teşkil ettiğini belirten Kurtulmuş, "Bu komisyonda 50 üyemiz görev yaptı. Oldukça zorlu bir komisyon süreciydi. Uzun müzakereler ile Türkiye'nin dört bir yanından sivil toplum kuruluşlarıyla mükemmel bir diyalog süreci gerçekleşti.
Bu, Türkiye demokrasisi ve dünya demokrasisi açısından örnek teşkil eden bir çalışma oldu. Farklı görüşlere sahip olan kişiler, Meclis'te aynı masada oturarak karşıt görüşlerini tartıştılar. Hiçbir kavga veya huzursuzluk yaşanmadı.
Herkes saygı çerçevesinde birbirini dinleyerek, ortak vicdani sorumluluklarının 'barışı ve kardeşliği nasıl sağlayabiliriz?' sorusu etrafında bir araya geldiklerini belirtti.
MİLLİ DAYANIŞMA YASASI KABUL EDİLDİ
Bu yıl 10 Ağustos 2026'da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi ile ilgili yasa teklifi, Türkiye demokrasi tarihinde bir ilke olarak değerlendirildi. Bu tür büyük bir onay, daha önce başka hiçbir yasanın etrafında gerçekleşmemiştir.
TÜRKİYE MODELİ
Kurtulmuş, açıklamalarına devam ederek, “Bu çalışmaya ‘Türkiye Modeli’ adını veriyoruz. Bu model, dünya genelindeki çatışma çözüm yöntemlerinden ayrışmaktadır. Genel olarak çatışma çözüm süreçlerinde bir üçüncü taraf, ya başka bir ülke ya da uluslararası bir kuruluş yer almaktadır.
Ancak bu yapıda üçüncü bir göz yoktur. Hem üçüncü göz hem de birinci göz, doğrudan halkın kendisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin temsilcileri ve milletin ta kendisidir.” şeklinde ifadelerde bulundu.
Mevcut yasanın gereği olarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısının liderliğinde bir kurul çalışmalarını yürütmektedir. Kurtulmuş, önümüzdeki günlerde parlamentodaki siyasi partilerden oluşacak temsilcilerle birlikte bu sürecin Meclis tarafından takip edilmesi amacıyla bir izleme komisyonunun oluşturulacağını belirtti. Ayrıca, sürecin sonuçlarının en kısa sürede alınacağını umduğunu vurguladı.
Tören, hediye takdimi ve 31 akademisyene profesörlük cübbesi giydirilerek başarı belgelerinin verilmesi ile sona erdi.