Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, yeniden yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış ve sonrasında ev hapsiyle tahliye edilmiştir. Çelik, yaşadığı zorlu sürecin ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. Çelik, istifa kararını "siyasi ve vicdani sorumluluğunun gereği" olarak açıkladı.
Bundan sonraki süreçte Üsküdar'ın ve Üsküdarlılar'ın menfaatini, siyasi hesapların üzerinde tutma kararı aldığını ifade etti. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 2024 yerel seçimlerinde CHP'den gelen teklifi siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a hizmet etme düşüncesiyle kabul ettiğini belirtti.
Görev süresi boyunca bazı yönetim süreçlerine dair ciddi tereddütler yaşadığını dile getiren Çelik, belediye başkan yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanının dönem dönem sınırlandırıldığını ve sistematik bir şekilde dışlandığını öne sürdü. Çelik, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Üsküdar Belediye Başkanı seçilen Sinem Dedetaş'ın görevden uzaklaştırılmasının ardından başkanvekilliği seçim sürecinin başladığına vurgu yaptı.
İlk seçimde CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya başkanvekili seçilmiş, itirazlar sonucunda seçimin yenilenmesi kararlaştırılmıştır. Yenileme süreci öncesinde bazı CHP'li belediye meclis üyelerine yönelik düzenlenen operasyonlarda Çelik'in yanı sıra Mithat Özdemir ve Ekrem Baki de gözaltına alınmıştır.
Amine Cansu Çelik, sosyal medya hesabında ayrıca: "2024 yerel seçimlerinde CHP'den gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar’a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Temel ölçüm; hangi makamda bulunduğumdan ziyade, Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi." dedi.
Çelik, görev süresi boyunca liyakat konusundaki tereddütlerin, gerçekleştirdiği görevlendirmelere ve kurumsal yetkilerin dışında geliştiğini düşündüğü yönetim süreçlerine tanık olduğunu belirtti. Belediye başkan yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanının kısıtlanmasının, görevini sağlıklı bir şekilde yerine getirmesini zorlaştıran uygulamalarla birleştiğini ifade etti.
Çelik, siyasi geçmişinin ve duruşunun, şahsına gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna sunulmaya çalışıldığını ve zaman zaman suistimal edildiğini hissettiğini belirtti. Yaşadığı hukuki süreçlerin, geçmişteki deneyimlerini ağırlaştırdığını da ekledi. Gözaltındaki sürelerinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmesi yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe örgütlerinden kendisine ve eşine baskı yapıldığını ifade etti.
Siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından dolayı sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesini hayal kırıklığı olarak nitelendirdi. Çelik, Üsküdar'da hizmet edebilmek amacıyla yer aldığı yönetim yapısında zamanla Üsküdar dışından gelen kadroların etkili hale geldiğini de kaydetti. İtirazlarına rağmen kendisi dışında gelişen yönetim süreçlerinin sonuçlarının şahsı ve ailesine etki ettiğini belirtti.
Bu süreçler boyunca özgürlüğünden mahrum kaldığını ve evladından ayrı düştüğünü ifade etti. Amine Cansu Çelik, yaşadığı bu ağır sürecin, tereddütlerini geri dönülemez bir noktaya taşıdığını belirterek, siyaseti kişisel hesapların değil, millete hizmet etmenin aracı olarak gördüğünü vurguladı. Bu nedenle, siyasi ve vicdani sorumluluğunun gereği olarak CHP üyeliğinden istifa ettiğini kamuoyuna duyurdu.
Bundan sonraki süreçte de Üsküdar'ın ve milletin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğini bildirdi.