Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Bu hafta öne çıkan kitaplar: Merak Cemiyeti, İzler

Bu hafta üç kitap okuyucularla buluştu. Enis Batur'un "Merak Cemiyeti Tutanakları", Louise Erdrich'in "İzler" ve Nizam Eren'in "18+18 Hikayesi Olan Filmler".

KÜLTÜR SANAT 31.10.2026 00:21 Haber Editörü 662 okuma Okuma Süresi: 6 dk
Bu hafta öne çıkan kitaplar: Merak Cemiyeti, İzler
Paylaş:
N

Bu hafta edebiyat dünyasında dikkat çeken yapıtlar arasında Enis Batur'un "Merak Cemiyeti Tutanakları" yer alıyor. Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan kitap, yazarın günlükleri aracılığıyla sıradan hayatın içindeki sıradışı unsurları keşfetmeyi amaçlıyor. Batur, "Bir insandan çok bir yazarın arka odasını gösteriyor" diyerek, okura derin bir yaşam farkındalığı sunuyor.

Yazıya, sanata ve derin konulara olan merakını sürdüren Batur, çağımızın sorunlarına da değinerek, "merakı azalmadıkça yaşayan" bir yazarın içsel yolculuğunu aktarıyor. Ayrıca, güncel kültürel sorunlara ve post-modern feodalizmin etkilerine dikkat çekiyor. Louise Erdrich'in "İzler" adlı eseri, Kuzey Dakota'daki bir Yerli rezervasyonunda geçen hikâyeyi anlatıyor.

Toprakları ellerinden alınan ve kültürel gelenekleri erozyona uğrayan bir toplulukta geçen bu öyküde, cesur Fleur karakteri merkeze alınıyor. Pulitzer ödüllü yazar, geleneksel hikaye anlatıcılığı ile modern romanı ustaca harmanlayarak, okuyuculara etkileyici bir deneyim sunuyor.

Son olarak, Nizam Eren'in "18+18 Hikayesi Olan Filmler" adlı kitabı raflardaki yerini aldı. 1990'lı ve 2000'li yılların önemli filmlerini derinlemesine inceleyen bu eser, sadece bir film rehberi olmanın ötesine geçiyor. Eren, izleyicilerin hafızasında iz bırakan yapımları çok katmanlı bir bakış açısıyla ele alıyor ve bu filmlerin kültürel etkilerini masaya yatırıyor.

Eserin tümünde, her bir sinema filmi, izleyicide bıraktığı duygular ve sinema tarihinde açtığı izlerle yeniden canlanıyor.

Eren, sinemayı yalnızca bir eğlence aracı olarak değerlendirenlerin ötesine geçerek, insan doğasını ve hayatı anlamak isteyenlere eşsiz bir başvuru kaynağı sunuyor. 1990'lar ve 2000'ler döneminin sinema ruhunu, o zamanki ruh hâlini ve unutulmaz anları günümüze taşıyan bu özel derleme; izlenen filmlere ve yönetmenlerin yaratım süreçlerine farklı bir perspektiften bakmak, sahnelerin arkasındaki gizli unsurları keşfetmek ve sinema arşivine entelektüel bir bakış açısı kazandırmak isteyen herkes için eşsiz bir deneyim vaat ediyor.

GEÇ KALMIŞLIK HİSSİ: YENİDEN BAŞLAMAK MI, SIFIRDAN BAŞLAMAK MI?

(Emre Özarslan) Hayatımızın istediğimiz gibi ilerlemediğini fark ettiğimizde, oturup düşünmeye başlıyoruz; kendimize yalan söylemeyi bıraktığımız o an. Yapmak istediklerimizi bir kenara koyup, artık bırakmak istediklerimizi ayrı bir liste haline getiriyoruz. Artık elimizde büyük bir “farkındalık” var.

Hani, herkesin edinmemiz gerektiği söylenen o farkındalık. Ancak, sadece fark etmekle iş bitiyor mu? Yapılması gerekenler de var elbette.

Görünüşte birçok seçenek mevcut, sonuçta teknolojik bir çağda yaşıyoruz. Fakat aklımızın içindeki o ses ne olacak? Sürekli, “Geç kaldın.

Herkes halletti, sen her şey için geç kaldın, artık çok geç!” diyen ses... Emre Özarslan, Mundi Kitap’tan çıkan eserinde geç kalmışlık duygusunu ve pek çok bireyin içinde bulunduğu bu şefkatsiz telaşı inceliyor. Yazar, psikolojik durumların yalnızca bireysel bir konu olmadığını, zamanın ruhuyla yakından bağlantılı olduğunu, performans kültürünün ise hepimizi derinlemesine etkilediğini örneklerle açıklıyor.

YABANCILARIMIZ

(Lydia Davis) Lydia Davis, Alfa Kitap’tan yayınlanan "Yabancılarımız" adlı eserinde, günlük yaşamın sıradan anlarını alarak onlara yeni anlamlar kazandırıyor. Sokakta, trende veya restoranda karşılaştığı yabancıları dikkatlice inceleyen yazar, evliliklerdeki küçük anlaşmazlıklardan yaşlanma korkusu ve kayıp duygusuna kadar geniş bir yelpazede insanlık hallerini sade bir dille ele alıyor.

Davis, gösterişten uzak ama son derece etkileyici bir üslupla kaleme aldığı kısa öykülerle, okuyucuları doğrudan hayatın içine davet ediyor. Ağaçları görebilmek için sandalyesini hareket ettiren bir anne, kulak misafiri olunan ilginç diyaloglar ve kuruma yazılan şikayet mektupları gibi unsurları içeren kitap; listeler, rüyalar ve bazen yalnızca bir cümlelik öykülerden oluşuyor.

Hayattaki en küçük detayların bile ne denli ilgi çekici olabileceğini gözler önüne seriyor.

KAFESSİZ GÖKYÜZÜ

(Kylie Moore-Gilbert) Eylül 2018’de, Avustralyalı akademisyen Kylie Moore-Gilbert, bir konferans için gittiği İran’dan ayrılmak üzereyken Tahran Havalimanı’nda Devrim Muhafızları tarafından gözaltına alınıyor. Asılsız bir casusluk iddiasıyla on yıl hapis cezasına çarptırılan bir kişinin hayatı, aniden hapishane duvarlarının ötesinde kalır. Evin ve Karçak hapishanelerinde süregelen sorgulamalar, aylarca süren tecrit ve belirsiz bir bekleyiş süreci başlar.

Ancak bu duvarların ardında başka sesler de bulunmaktadır: havalandırma boşluklarından sızan fısıldamalar, gizlice gönderilen mektuplar ve duvara kazınmış birkaç kelime… Kylie, diğer kadın mahkûmlarla kurduğu dostluklardan güç alarak ayakta kalmaya çalışır. Açlık grevleri ve protestolarla kaderini yeniden eline almak adına çaba gösterir. Ancak özgürlüğü, perde arkasında gerçekleşen pazarlıklara bağlı bir durumdadır.

Moore-Gilbert’ın İran hapishanelerindeki 804 gününü anlattığı eser Kafessiz Gökyüzü, Vis Kitap tarafından yayımlanmıştır.

MUTLU ANILAR TAKASI (MELİH AYDIN)

"Attığım her adım, uçurum kenarında düşmeyi bekleyen toz taneleri kadar müphem; içime çektiğim her nefesse oyuna alınmayan küçük bir çocuğun saf hüznü kadar nemruttu.

Belki bedenim ayaktaydı ama ruhum ne ölü ne de diriydi." Melih Aydın’ın Romanoku Yayınları’ndan çıkan kitabı Mutlu Anılar Takası, okuyucuları fantastik evrenin büyüsü ile gerçek dünyanın zorlayıcı ikilemleri arasında bir yolculuğa çıkarıyor. "Keşke"ler ve "iyi ki"ler arasında gidip geldiğimiz bu hikayede, mutlu anılarla geçmişte soluklanırken bazen kaygılarla geleceği bekliyoruz.

Yazarın masalsı anlatımı, kurgunun zenginliği ve dilin akıcılığı, eseri soluksuz okunacak hale getiriyor; yüzlerde "keşke" diye bir tebessüm bırakıyor.

BUZ PİSTİ (ROBERTO BOLAÑO)

Genç ve güzel İspanyol patenci Nuria Martí, aniden Olimpiyat takımından çıkarılınca, ona saplantılı bir hayranlık duyan kibirli belediye memuru Enric Rosquelles, Z kasabasının dışında gizli bir buz pisti inşa ettirir. Ancak bu pisti kamu kaynaklarıyla yaptırdığını kimseye söylemez.

Böyle bir aldatmacanın sonuçsuz kalmayacağı açıktır; kısa süre içinde Meksikalı kaçak göçmen Gaspar Heredia, yerel iş insanı Remo Morán ve kasabanın ilginç sakinleri hikâyeye dahil olur. Zaman geçerken kasabanın üstünde kara bulutlar belirirken, buz pisti bir suç mahalline dönüşür.

Can Yayınları tarafından yayımlanan Buz Pisti, siyasi yolsuzluklar, kıskançlık ve karşılıksız tutkularla dolu, Roberto Bolaño'nun gerilim dolu romanlarından biridir.

KUM BALIKLARI (DİDEM KOÇ)

Didem Koç, Anadolu’nun derinliklerinde geçen ve insan ruhunun karmaşıklığını derinlemesine keşfeden bir eser sunuyor. Ayrıkotu Yayınları’ndan yayımlanan Kum Balıkları, genç Fidan’ın yaşam mücadelesini ve karşılaştığı zorlukları köy yaşamının gerçekleriyle harmanlayarak gözler önüne seriyor. Koç’un etkileyici ve samimi üslubu, okuyucuları karakterlerin içsel dünyalarına derinlemesine çekerken, her öyküde Anadolu’nun toprak kokan atmosferini hissettiriyor.

Fidan'ın içsel çatışmaları, Hasan ve Ahmet gibi karakterlerle birleşirken, okuyuculara köy yaşamının gerçeklerini aktarıyor. Roman, aşk, umut ve hayatta kalma mücadelesini merkezine alıyor. Didem Koç, karakterlerinin duygusal derinliklerini ustaca ele alırken, okuyucularını düşündüren ve etkileyen bir anlatım tarzı sunuyor.

KUM BALIKLARI

"Kum Balıkları", insan ruhunun derinliklerine yapılan bir keşif niteliği taşıyor. Eşekarısı Fabrikası, Iain Banks'in yayımlandığı günden bu yana okurları ve eleştirmenleri ikiye bölen ilk romanı olarak dikkat çekiyor. Çocukluğun masumiyetini acımasız bir kâbusa dönüştüren, eşsiz bir modern klasik olarak değerlendiriliyor.

Altı yaşındayken yaşadığı "talihsiz" bir kaza sonrasında İskoçya kıyılarındaki ıssız bir adada, takıntılı babasıyla birlikte yaşayan Frank Cauldhame, sıradan bir genç değildir. Frank'ın dünyasında çocukluk oyunlarının yerini karmaşık ayinler, adayı koruyan totemler ve en önemlisi, tavan arasında gizlediği korkunç bir mekanizma olan Eşekarısı Fabrikası almıştır.

Bu fabrika, Frank için böceklerin ölüme gittiği bir labirentten fazlasıdır; kendi küçük krallığının merkezinde, yaşamı ve ölümü kontrol altında tutan bir varlık olarak görülmektedir. Ancak, psikiatri hastanesinden kaçan ağabeyi Eric'in eve dönüşü yaklaşırken, Frank'ın titizlikle oluşturduğu karanlık düzen sarsılmaya başlar. Geçmişin gizli kalmış sırları gün yüzüne çıkmak üzeredir.

Frank, kendi yarattığı dünyanın sınırlarının ötesinde, hiçbir ayinin onu hazırlayamayacağı bir gerçek ile yüzleşmek zorunda kalacaktır. Bu eser İthaki Yayınları'ndan yayımlanmıştır.

SICACIK BİR EV

Özgür Çırak'ın "Sıcacık Bir Ev" adlı eseri, 2020 yılında Türkan Saylan Sanat Ödülü'nü kazanmış bir öykü kitabıdır. Kitap, alt ve orta sınıf bireylerin, işçilerin, yalnızların ve toplumun kenarında kalmış insanların yaşadığı zorlukları anlatmaktadır. Çırak, kent yaşamının sert gerçeklerine odaklanırken, aynı zamanda hayatın, tüm zorlukların varlığını unutturan nadir anlarını da gözler önüne seriyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Defne'de görülen yılan doğal yaşam alanına bırakıldı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Defne'de görülen yılan doğal yaşam alanına bırakıldı
WhatsApp
İhbar Hattı