Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültür yayıncılığına katkı sağlayan iki eseri Millî Kütüphanede düzenlenen bir programla tanıttı. Bu etkinlikte, Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Aleksandre Jaba Koleksiyonu ile geniş bir yazılı mirasın erişime açıldığını belirtti. Ayrıca Rami Kütüphanesi kitabı aracılığıyla tarihi Rami Kışlası'nın modern bir kütüphane ve kültür merkezine dönüşüm sürecinin belgelendiğini ifade etti.
Ersoy, kültürel alandaki kamu hizmetinin araştırma, koruma, yaşatma ve kültürel değerleri yayma sorumluluğunu kapsadığını vurguladı. Tanıtılan eserlerin bu anlayışın farklı alanlardaki yansımaları olduğuna dikkat çekti.
Anadolu ve çevresinde farklı dillerde ve edebî geleneklerde ortaya çıkan eserlerin bu coğrafyanın kültür tarihini anlamak için önemli kaynaklar sunduğunu dile getiren Ersoy, şunları kaydetti: “Bu topraklarda üretilen her eseri, konuşulan her dili ve yaşatılan her kültürel değeri ortak mirasımızın bir parçası olarak görüyoruz.”
Bakan Ersoy, kültürel zenginliği koruyarak gelecek nesillere aktararak, toplumun daha iyi tanınmasına ve kardeşliğin güçlenmesine katkı sunduklarını ifade etti. Konuşmasında, Türkiye'nin terörsüz bir toplum hedefini de gündeme getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin destekleriyle bu hedefin milletin huzur içinde bir arada yaşaması için önemli olduğuna vurguda bulundu.
Ersoy, Aleksandre Jaba Koleksiyonu’nun 13 cilt olarak özgün hâlinin bulunduğunu, ancak Bakanlık tarafından 15 cilt olarak okuyuculara sunulduğunu belirtti. Koleksiyon, Erzurum’daki görevinde Kürtçeye duyduğu ilgi ile Molla Mahmud Bayezîdî’nin katkılarıyla genişlemiştir ve toplamda 69 Kürtçe eserin tıpkıbasımını içermektedir.
Mardin Artuklu Üniversitesi ile iş birliği içinde hazırlanan bu yayın, dil ve edebiyat yanı sıra halk kültürü, folklor ve dönemin toplumsal hayatına ilişkin kaynakları bir araya getirmektedir. Her ciltte Türkçe ve Kürtçe inceleme ve tavsif metinlerinin yer aldığını aktaran Ersoy, bu metinlerin koleksiyonun araştırmacılar açısından kullanım değerini artırdığını ifade etti.
Ayrıca, Bakanlık tarafından 2010 yılından bu yana Kürtçe klasik eserlerin Türkçe çevirileriyle birlikte yayımlandığını hatırlatarak, 2025 yılına kadar toplamda 17 başlık eserin okuyucuyla buluşacağını belirtti. Bu birikimin, sürekliliği sağladığını ifade eden Ersoy, Aleksandre Jaba Koleksiyonu’nun daha geniş bir yazılı miras zincirine yeni bir halka eklediğini belirtti.
Farklı kültürel ortamlar tarafından üretilen eserlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve yayımlanarak erişime açılmasının kamu yayıncılığının önemli görevlerinden biri olduğunu vurguladı. Lansmanda tanıtılan "Rami Kütüphanesi" kitabının, tarihî yapının geçirdiği dönüşümü tüm yönleriyle ele aldığını dile getirdi.
Rami’nin öyküsünün yalnızca bir restorasyon projesi olmadığını ifade eden Ersoy, kütüphanenin günümüzde kitaplar, yazma eserler, araştırmalar, kültür ve sanat etkinlikleri, eğitim ve sosyal yaşamı bir arada sunduğunu aktardı. Ersoy, "Aslen geçmişten devraldığımız bir yapının ve hafızanın bugünün gereksinimleriyle yeniden ilişki kurmasını ve gelecek nesillerin kullanımına açık hale gelmesini sağladık." şeklinde konuştu.
Ayrıca, Rami Kütüphanesinin 2026 yılında Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu Yeşil Kütüphane Ödülü'nde büyük ölçekli projeler kategorisinde dünya birinciliğine layık görüldüğünü hatırlatarak, bu başarının benimsenen yaklaşımın uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu belirtti. "Rami Kütüphanesi" kitabı, yapının tarihini, mimarisini, geçirdiği dönüşümü ve günümüzdeki işlevlerini akademik yazılar, mimari çizimler, planlar, fotoğraflar ve uzman değerlendirmeleri ile okuyuculara sunuyor.
Kitabın gelecekte yapılacak araştırmalar için de önemli bir kaynak niteliği taşıdığını vurgulayan Ersoy, "Bir tanıtım kitabının ötesinde, ileride Rami Kütüphanesi üzerinde çalışacak araştırmacılar için başvurulabilecek kapsamlı bir kaynak oluşturduk." şeklinde konuştu. Yayıncılık sektörü temsilcilerine de seslenen Ersoy, kamu yayıncılığının özel sorumlulukları olduğuna dikkat çekti.
Uzun hazırlık süreleri gerektiren, ticari olarak yayımlanması zor olan ve kültürel değer taşıyan eserlerin bu sorumluluğun önemli bir kısmını oluşturduğunu belirten Ersoy, şunları kaydetti: "Bakanlık yayınlarının temel ölçütlerinden biri, yayımlanan çalışmanın kültürel ve bilimsel bir değer taşıması ve kalıcı bir kaynak niteliği kazanabilmesidir." Editoryal hazırlıktan tasarıma, baskı tekniklerinden dijital yayıncılığa kadar sektördeki dönüşümü yakından izlediklerini ifade eden Ersoy, yayıncılık alanındaki birikimden faydalanmaya ve kamu ile özel sektör arasında iletişimi güçlendirmeye önem verdiklerini belirtti.
Konuşmasının sonunda Ersoy, bu eserlerin hazırlanmasında katkı sağlayan akademisyenler, araştırmacılar, editörler, çevirmenler, tasarımcılar, Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye’de Yaşayan Diller Enstitüsü ve Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür etti.