Aylardır İstanbul Emirgan'da bulunan Lale Vakfı hakkında tarafıma ulaşan ihbar ve mağduriyet iddialarını takip ediyorum. Başlangıçta birkaç kişinin yaşadığı ticari anlaşmazlık gibi görünen mesele, bugün birbirinden farklı sektörlerden çok sayıda kişinin benzer iddialarla bana ulaşmasıyla çok daha ciddi bir boyuta gelmiş durumda.
Elektrikçiler, tesisatçılar, inşaat ve hafriyat firmaları, özel güvenlik şirketleri, şantiyelerde çalışanlar ve farklı alanlarda mal veya hizmet sağlayan kişiler…
İnsanlar farklı ama anlattıkları hikâye büyük ölçüde aynı.
Üstelik bugüne kadar bana ulaşan mağdurların kendi beyan ettikleri alacakları topladığımızda rakam 100 milyon TL seviyesine ulaşıyor. Bunun tarafımdan doğrulanmış kesin bir borç miktarı olmadığını, mağdurların beyanlarına dayandığını özellikle belirtmek isterim.
“Bakanlıktan para bekliyoruz, ödeyeceğiz”
Mağdurların iddialarına göre Lale Vakfı; müze, kültür ve sergi projeleri kapsamında birçok firmaya işler yaptırıyor, şantiyelerde farklı sektörlerden hizmet alıyor.
Sorun ise ödeme zamanı geldiğinde başlıyor.
Bana ulaşan kişiler, alacaklarını sorduklarında kendilerine “Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan para bekliyoruz, geldiğinde ödemenizi yapacağız” denilerek uzun süre bekletildiklerini iddia ediyor.
Daha sonra bazı alacaklılara farklı şirketlere ait çeklerin verildiği, ancak bu çeklerin de vadesinde ödenmeyince çek sahibi şirketleri aradıklarında şirketlerin “Biz de mağdur edildik” dediğini aktarıyor.
Eğer bu iddialar doğruysa burada artık sıradan bir ödeme gecikmesinden daha ciddi bir tablonun bulunup bulunmadığının araştırılması gerekiyor.
Vakıf Başkanı Salih Arslan ne dedi?
İddiaları tek taraflı yayımlamamak adına Lale Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Salih Arslan ile bizzat görüştüm.
Arslan, iddiaları kabul etmedi; yaşanan durumun geçici bir mali sıkışıklık olduğunu, herkesin borcunun ödeneceğini, çoğuna cirolayarak çekler verdiklerini ve hiç kimseye bir TL dahi borç bırakmayacaklarını söyledi.
Ancak bu görüşmenin ardından da tarafıma yeni mağduriyet iddiaları artarak gelmeye devam etti. Vakıf Başkanı Salih Arslan'ın borçlularımıza çekler verdik dediği çeklerin firma sahiplerine ulaşıp 'sizin çeklerinizin Lale Vakfı'nda ne işi var' diye sorduğumda bizi kandırdılar mahvolduk çeklerimiz yazılmaya başladı diye cevaplar verdiler.
Bu nedenle bana ulaşan kişilere en başından beri aynı şeyi söyledim:
Elinizde çek, sözleşme, fatura, yazışma veya başka bir belge varsa emniyete veya savcılığa başvurun.
Nitekim tarafıma ulaşan mağdurların çoğu suç duyurusunda bulunduklarını ve belgelerini adli makamlara teslim ettiklerini bildirdiler.
İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’e teşekkür ediyorum.
Lale Vakfı’nın sosyal medya hesabında Sayın Vali ile ilgili bir paylaşımı gördüğümde İstanbul Valiliği’ne ulaşarak Özel Kalem üzerinden, Vakıf ve Vakıf Başkanı hakkında tarafıma ciddi mağduriyet iddiaları geldiğini aktardım.
Görüşmede, özel kalem üzerinden ilettiği notunda, mağdurların vakit kaybetmeden emniyete veya savcılığa başvurmaları gerektiğini ayrıca konunun takipçisi olacaklarını söyledi.
Bu duyarlılıkları nedeniyle Sayın Vali Davut Gül’e ve İstanbul Valiliği yetkililerine teşekkür ediyorum.
Artık cevap verilmesi gereken sorular var
Bir tarafta alacağını alamadığını söyleyen insanlar, ödenmediği iddia edilen çekler ve savcılığa yapılan başvurular; diğer tarafta devam eden yeni projeler…
Bu nedenle Lale Vakfı yönetimine soruyorum:
• Kaç kişi ve firmaya borcunuz var?
• Toplam borç ne kadar?
• Başka şirketlere ait çekler alacaklılara neden verildi?
• Vadesinde ödenmeyen kaç adet çek bulunuyor?
• Bu çeklerin sahipleri olan firmalar ile nasıl bir ticaret veya işbirliğiniz olduda bu çekleri kendi borçlarınız için kullanabildiniz?
• Alacaklılara “Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan para bekliyoruz” dediniz mi?
• Ve en önemlisi, bu insanların alacakları ne zaman ödenecek?
Aylardır birbirini tanımayan insanların benzer iddialarla kapımızı çalmasını görmezden gelemeyiz. Hepsinin tek bir isteği var; "Biz mahvolduk yeni insanlar mağdur olmasın".
Temennim; yapılan suç duyurularının ilgili makamlar tarafından incelenmesinden sonra mağduriyetlerin giderilmesi ve bir suç unsuru var ise ilgililerin gerekli cezaları almasıdır.
Lale Vakfı ve Yönetim Kurulu Başkanı Salih Arslan’ın bu iddialara ilişkin yapacağı açıklamayı da cevap hakkı kapsamında yayımlamaya hazırım.
Çünkü mesele kimseyi suçlu göstermek değil; emeğinin ve yaptığı işin karşılığını alamadığını söyleyen insanların sesini duyurmaktır.
Ve aylardır cevabını aradığım soru hâlâ aynı:
LALE VAKFI'NDA NELER OLUYOR ?