YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, mevcut finans krizine dair değerlendirmelerde bulundu ve sayısal verilerle durumu açıkladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 18 Eylül'de yaptığı "sistemde yapısal sorun olmadığı ve krizin sınırlı sayıda fondan kaynaklandığı" yönündeki açıklamalarını hatırlatan Zeybek, resmi verilerin Bakan Şimşek'in ifadeleriyle çeliştiğini belirtti.
Zeybek, "Son günlerde halkın cebine göz diken fon krizine ilişkin bu, iktidarda yaşanan Türkiye tarihinin en büyük finans 'tokatçılığı'!" ifadesini kullandı.
KAMUYA ÇIKABİLECEK FATURA
Zeybek, kamuya çıkabilecek faturanın boyutunu sorguladı. 18 Eylül'de Bakan Şimşek'in tasarruf finansman sisteminde sorun olmadığını öne sürdüğünü belirten Zeybek, aynı yayında yaşananların sınırlı sayıdaki fondaki kredi ve likidite probleminden kaynaklandığını ifade etti.
Resmi veriler arasında şu anda 7 portföy yönetim şirketinin bulunduğunu, 131 tasfiye edilecek fon olduğunu ve 455 bin 758 tekil yatırımcının mevcut olduğunu aktaran Zeybek, tasfiye kapsamındaki fonların toplam portföy büyüklüğünün yaklaşık 891 milyar TL olduğunu belirtti.
Zeybek, "Tasfiye sonunda bu varlıkların ne kadarı gerçek değerinden nakde çevrilebilecek?" diye sordu. 891 milyar TL’lik portföyde değer kaybının farklı oranlarda olabileceğini vurguladı: %20 değer kaybı durumunda 178,2 milyar TL, %30 değer kaybı durumunda 267,3 milyar TL, %40 değer kaybında 356,4 milyar TL ve %50 değer kaybında 445,5 milyar TL yatırımcı açığı ortaya çıkacaktır.
Zeybek, eğer tasfiye kaybının %20-30 arasında gerçekleşeceği ve devletin yatırımcı açığını tamamen üstlendiği varsayılırsa, bu durumda 178-267 milyar TL arasında brüt bir kamu riski ortaya çıkabileceğini belirtti.
KAMUOYUNA SORULAR YÖNELTİLMELİ
2001 yılındaki tahsilat oranının yalnızca mekanik bir karşılaştırma olarak uygulandığında, geriye yaklaşık 116-175 milyar TL düzeyinde bir yük kalabileceğini kaydetti. Ayrıca, mevcut durumda 2025’in son çeyreğinden beri devam eden olağan dışı fiyat hareketleri olduğunu belirtti.
SPK, Borsa İstanbul’un gözetim sistemi, Denetim ve Gözetim Kurulu ile Finansal İstikrar Komitesi’nin varlığını hatırlatan Zeybek, kamuoyunun şu soruların yanıtlarını beklediğini ifade etti: "Kim, neyi, ne zaman gördü? Hangi kurum ne yaptı? Hangi tedbir neden gecikti?
Tasfiye sonunda kaç lira geri dönecek?" Bu soruların isim isim ve kurum kurum açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Zeybek, 23 Eylül 2026 itibarıyla mevcut fon soruşturmasında adı geçen şirketlere TMSF’nin kayyım olarak atandığını gösteren bir kararın olmadığını da vurguladı.
Son olarak, fabrikaların kapandığını, sanayicilerin ve iş insanlarının zor durumda olduğunu, faizlerini ödeyemediğini ve borçlarını çeviremeyerek üretimi sürdürmekte güçlük çektiklerini aktardı.