CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, fon mağdurlarıyla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) içinde bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Akay, para piyasalarında yatırım yapan kişilerin ciddi mağduriyetler yaşadığını belirterek, kendilerine ulaşan şikayetlerin ve yardım taleplerinin son zamanlarda arttığını ifade etti.
Akay, yaptıkları tespitlere göre mağdur sayısının çok daha fazla olduğunu vurgulayarak, “Sadece bu yatırım fonlarına aracı kurumlar vasıtasıyla yatırım yapan kişiler değil, aynı zamanda borsada doğrudan işlem yapan, hisse alım satımı gerçekleştiren 500-600 bin civarında bir kesim daha mağdur durumda. Bu olaylar neticesinde borsa değeri son 2-3 haftada 2,7 trilyon lira düşüş gösterdi.
Bu gerçekten yüksek bir rakam” dedi. Akay, toplam mağdur sayısını ise yaklaşık 1 milyon 100 bin olarak bildirerek, durumun ciddiyetine dikkat çekti. Ayrıca, yatırımcıların eş, dost ve akrabalarının birikimlerini kendi hesapları üzerinden piyasaya yatırdıklarını ve dolayısıyla bu durumdan 1,5 milyon kişinin etkilendiğini belirtti.
DENETİM RAPORLARI VE YETKİLİLERE ÇAĞRI
Akay, bağımsız denetim raporlarının 2020 yılından itibaren bazı tespitler içerdiğini kaydederek, bu raporların Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) ve Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) bildirildiğini aktardı. Ayrıca, nakit değerlerde %52 düşüş yaşandığını, sermaye ve finans piyasalarındaki portföy araçlarında ise %159'a varan artışların gözlemlendiğini söyledi.
Bu duruma ilişkin daha fazla önlem alınmadığını ifade eden Akay, Hazine ve Maliye Bakanı'nın 2025 yılının son çeyreğinde konudan haberdar olduğunu söylemesine atıfta bulunarak, düzenleyici ve denetleyici kurumların çok daha önce harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Akay, bazı portföy şirketleri ve yatırım fonları hakkında tedbir kararları alındığını fakat bu kararların bir gün sonra kaldırıldığını aktardı.
“Bu mağdurların alacaklarını kimden alacaksınız? Tedbir koyduğunuz bu şirketten, bunun mal varlıklarından alacaksınız. Tedbirin kaldırılma sebebi nedir?” diyerek sorular yöneltti.
MAĞDURLARIN SESİ: HAK KAYIPLARI VE BELİRSİZLİKLER
Akay, SPK ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'na seslenerek, niçin bu tür işlemlerin gerçekleştirildiğini sorguladı. Ayrıca, fonların halkaya kapalı olduğu dönemde düşük fiyattan alım yapan kişilerin ve onlarla bağlantılı üçüncü kişilerin tespit edilmesini istedi. “Bu kişilerin mal varlıklarına tedbir konulması gerekir” dedi.
Akay, olağanüstü kazanç elde eden bazı kişilerin siyasi partiler ve hükümetle olan ilişkilerinin basına yansıdığını belirtti. SPK Kanunu'na değinen Akay, yatırımcı kuruluşların örtülü kazanç temin etmesiyle ilgili düzenlemelerin gündeme alınmadığını dile getirdi ve bu kapsamda şirketlerin sahipleriyle para hareketlerinin incelenmesi gerektiğini belirtti.
Mağdurlar arasında, hayatı boyunca biriktirdiği tüm parasını fona yatıran 71 yaşındaki kanser hastası bir vatandaş olduğu bilgisini veren Akay, ev almak için yıllarca biriktirdiği parayı kaybedenlerin yanı sıra işsizlik maaşlarının bir bölümünü fonlara yatıranların olduğunu ifade etti.
Bu durumların, kredi kartı borcu ve taksitlerini ödeyemeyen mağdurları da kapsadığını belirterek, yetkililere bu kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için önlem alınması çağrısında bulundu. Akay, ayrıca “Bir milyon liranın altındaki ödemelerin hızla yapılacağı yönündeki açıklamaları önemli buluyorum. Bu insanların beklemeye tahammülü yok; artık hayatlarını geçindiremiyorlar” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı'na seslenen Akay, Devlet Denetleme Kurulu'nu göreve çağırarak, SPK ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nın (BDDK) denetlenmesini talep etti. 2020 yılından itibaren geriye dönük inceleme yapılması gerektiğini vurgulayarak, fonlardaki menkul kıymetlerin ve katılım paylarının değerlerini gerçeğe aykırı olarak yükseltenlerin tespit edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Akay, konuşmasının ardından fon mağdurlarına söz vererek, mağdurlar adına Avukat Mehmet Can Karahan ve Hazel Köse'nin konuşmalarını aktardı. Avukat Mehmet Can Karahan, fon mağdurlarının yaklaşık yarım milyon kişi ve 20 milyar dolarlık bir meblağın olduğunu belirterek, yakın dönemde daha fazla mağduriyet yaşanabileceği uyarısında bulundu. “Bu durum zincirleme mağduriyetler yaratabilir.
Yarım milyon olarak gördüğümüz mağdur sayısı belki milyonlara çıkacak” ifadelerini kullandı. Kontrol mekanizmalarının etkin hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Karahan, sorunun yaklaşık iki yıldır devam ettiğini belirtti. “Bu durum kimi bürokratlar ve bakanlar tarafından gündeme getirilmiş olsa da çözüme kavuşturulamadı” diyerek bu konu üzerinde hassasiyetle durdu.
Fon mağdurları adına konuşan Hazel Köse ise sürecin kamu kurumları tarafından şeffaflık ilkesiyle yürütülmesi gerektiğini belirterek, SPK ve ilgili bakanlıkların mağdurların beklediği açıklamaları yapmadığını ifade etti. Kriz yönetimi sürecinde belirsizliklerin ve hak kayıpları ihtimalinin bulunduğunu belirten Köse, SPK’nın neden bu kadar uzun süre tedbir almadığını sorguladı. Köse, “Yolsuzluk Türkiye'nin makus talihi olmaktan çıkarılmalıdır.
Söz konusu fonlarla ilgili alınan tedbirler altında hak kaybına uğrayan vatandaşlar olarak, adaletin yerini bulması için harekete geçilmesini talep ediyoruz” dedi. Kayıplarının iade edilmesi için milletvekillerine çağrıda bulunan Köse, mağduriyetin sona ermesi için gerekenin yapılmasını istedi. Yatırımcıların birikimlerine ulaşamadığını ve bazı iş sahiplerinin çalışanlarının maaşlarını ödeyemediğini ifade eden Köse, bu durumun kendilerini üzüntüye boğduğunu aktardı.
Fon krizi mağdurlarından 78 yaşındaki emekli Rahime Yüceer, yaşadığı mağduriyeti ve kaygılarını dile getirdi. Yüceer, sekiz yıllık birikimlerini ev almak için kullanmayı planladığını, kendisini bankadan arayan bir kişinin yönlendirmesiyle yatırım fonuna para yatırdığını belirtti.
Arayan kişinin kendisine fonun risk taşımadığı güvenini verdiğini aktaran Yüceer, “Ben 6 Ağustos’ta yatırdım. 6 Eylül'de vadem doldu. 16'sında telefon açtım, 'Ben paramı çekmek istiyorum' dedim. Yok, çekilmiyor” diye konuştu. Yüceer, bankanın kendisine nasıl ulaştığını sorguladığını ve arayan kişinin de parasını kaybettiğini söylediğini belirtti.
“Şüpheleniyorum, bu bankalar da sanki iş birliği yapmış gibi, bizim paralarımızı silkelediler. Çok mağdurum, ben ev alacaktım. Çok üzgünüm, başka ne diyeyim, param gitti” dedi.
78 yaşında emekli olan Yüceer, yaşadığı sıkıntılar nedeniyle geçim kaygısı taşıdığını da vurgulayarak, geri ödeme sürecine dair belirsizliklerin kendisini endişelendirdiğini aktardı. “Paramızı alacak mıyız acaba, yüzde kaç alacağız?” diye soran Yüceer, sosyal medyada ve televizyonlardaki yorumları takip ettiğini belirtti. “Bize, ‘Hiç düşmeyen fonlarımız var’ dediler.
Ancak yatırımımı devletin denetlediği bir fon üzerinden yaptım. Eşimin vefatından dolayı yalnız yaşıyorum” şeklinde sözlerine devam eden Yüceer, mağduriyetini detaylı bir şekilde anlattı. Yüceer, “Tasarruf etmek için uzun süre çaba gösterdim.
Şu anda kaybettiğim para benim 8 yıllık birikimimdir” diye ekledi. Cevdet Akay, gazetecilerin soruları üzerine, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Kaya'nın istifası ve fonlardaki haksız kazancla ilgili iddialara değindi. Akay, Pasifik GYO’nun bir AK Parti milletvekilinin eşine ait olduğunu belirterek, “Bu tür vakalar üzerinde durulması gerekiyor” dedi.
Fon mağdurları, yaşadıkları mağduriyetlerin çözülmesi için yetkililere çağrıda bulunarak, bir araya geldikleri toplantıda seslerini duyurmaya çalıştı.