İYİ Parti'nin İzmir İl Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında, İl Başkanı Ülkü Doğan ve İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, ekonomik durum, fonlarla ilgili iddialar ve siyasi parti değişiklikleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Kırkpınar, mevcut iddiaların basit bir ekonomik kriz veya tekil bir usulsüzlük olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı ve bu konuların detaylıca incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Kırkpınar, "Karşımızdaki durum, yaklaşık 800 milyar lirayı bulan, 17 ila 20 milyar doları kapsayan, 2001 krizi sonrası yaşanan en büyük ve en organize soygundur" açıklamasında bulundu. AKP hükümetini "vurguncular ülkesi" ve iktidarı ise "soyguncular hükümeti" vasfıyla tanımlayan Kırkpınar, sistemin geçmişten gelen bir kurguyla ilerlediğini ve bu durumun uzun zamandır bilindiğini söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in bu konuda daha önce açıklama yaptığını hatırlatarak, "Eğer bu konuların farkındaydınız, o zaman bu soyguna müdahale etmeyi kim engelledi?" diye sordu.
DENETİM MEKANİZMASI TARTIŞMALI
Kırkpınar, devletin denetim organlarının bu süreçte etkisiz kaldığını belirterek, "MASAK, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul ve BDDK, bu dönemde tamamen etkisiz kalmıştır. Vatandaşın cebindeki parayı sıkı takip eden bu kurumlar, neden bu tür büyük para hareketlerini görmezden geldi?" dedi.
Borsa İstanbul yönetimi, SPK ve MASAK’ın bu büyük para hareketlerine kayıtsız kalmalarını da eleştiren Kırkpınar, "Bu durumu bilerek görmezden geldiler ya da bu kirli düzende işbirliği yaptılar" şeklinde konuştu. Kırkpınar, katılım platformların denetimsiz bırakılmasının da çok ciddi bir sorun olduğunu ve bu durumun uzun süredir devam ettiğini ifade etti.
“Bu soygun, yalnızca son yılların değil, geçmişteki kirli oyunların bir sonucudur. Para kaçırma işlemleri, bu sistemin çökmesi öncesinde yapılmıştır" diyen Kırkpınar, vurgun çarkının aktörlerinin sistemin çöküşünden önce büyük paralar aktardığını belirtti.
SİYASİ TRANSFERLER İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMELER
Hüsmen Kırkpınar, partilerden istifa eden ve başka siyasi partilere geçen milletvekilleri hakkında da açıklamada bulundu. "Partimizden ayrılan milletvekilleri başka partilere geçerken, onları selamlayanlar şimdi başka bir yere gidenleri görmezden geliyorlar" dedi. Kırkpınar, siyasi ahlak yasasının gerekliliğine de dikkat çekerek, bu tür davranışların seçmenin iradesine saygısızlık olduğunu belirtti.
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan ise, siyasi transferlerin ardından özellikle İzmir’de yaşanan durumlara değindi. Doğan, "İzmirlinin seçmediği belediyelerin seçim sonrası başka partilere geçtiğini görüyoruz. Seçimlerde verilen oy, bir siyasi irade ifadesidir ve bu irade başka bir partiye devredilemez" dedi.
Doğan, devletin hiç kimse için bir teşkilat olmaması gerektiğini belirterek, her vatandaşın eşit muamele görmesi gerektiğine vurgu yaptı. "Devletin kaynakları siyasi partilerin ödül ve ceza mekanizması olarak kullanılamaz. Herkese eşit hizmet sağlanmalıdır" dedi.
Doğan ayrıca, ekonomik adaletsizliğe de değinerek, son on beş dakikada asgari ücretle çalışan bir işçinin ne kadar kazandığını ve bir bakanın kazancını karşılaştırarak, Türkiye’de yaşanan derin adaletsizliğe dikkat çekti. Doğan, "Emekli bir vatandaş bu süre içerisinde sadece 8 lira kazanırken, bakanın kazancı iddiaya göre 173 bin lira. Bu durum adaletin ne kadar sarsıldığını gösteriyor. Bu koşullarda hukuk önünde eşitlik sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı.