Fatma Betül Sayan Kaya, sermaye piyasalarında meydana gelen 'fon' vurgununa adı karıştığı gerekçesiyle İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olan Kaya, yöneltilen suçlamalara karşı kendi iradesiyle borsa yatırımları yaptığını belirtti. Türkiye gazetesinin köşe yazarı Kubilay Gülbek, 9 Ekim tarihli yazısında söz konusu soruşturma dosyasındaki bilgilere yer verdi.
Gülbek, Kaya ve eşinin fon dolandırıcılığıyla suçlanan kişilerle olan ilişkilerinin HTS (haberleşme takip sistem) kayıtlarına yansıdığını, yüz yüze görüştükleri yerlerin ve kamusal alanlarda buluşmalarının da soruşturma dosyasına girdiğini ifade etti. Gülbek, “Bu bilgi ve belgelere göre Kaya ve eşinin borsada insider trading suçu işledikleri gayet net ve açık bir şekilde görülebiliyor.
Bir şirketin kamuya açıklanmamış gizli ve hisse fiyatını etkileyebilecek nitelikteki içsel bilgilerini kullanarak borsada manipülasyon yaptıkları iddia edilen Kaya çiftinin, fon dolandırıcıları ile kurmuş oldukları ilişki ifadelerde açıkça görülmektedir” şeklinde belirtti. Yazısında Gülbek, Kaya'nın Eylül 2026'da fondan ayrılmaya karar verdiğini ve bu süreçte fon paylarının satışına dair sorunlarla karşılaştığını aktardı.
Kaya ailesinin elindeki senetlerin değeri düşük gösterilerek satışa sunulduğu ileri sürüldü. Gülbek, “Savcılık ifadelerine geçen bilgilere göre fon dolandırıcıları burada da Kaya’nın yardımına koştu. İddiaya göre Kaya ailesinin elinde bulunan senetlerin değeri olduğundan düşük gösterilerek satışa sunuldu.
Alıcılara, fon kâğıtlarının kısa sürede yükseleceği algısı oluşturularak denizcilik şirketine ait binlerce lotluk hisse senedi, yeni kurbanlarının hesabına geçti. Bu oyunla birlikte küçük birikimci ikinci kez dolandırılmış oldu” ifadelerini kullandı.
Kaya’nın haksız olarak elde ettiği kârın günler sonra iade etmesi konusunu da ele alan Gülbek, “SPK Kanunu’na göre elde ettiği kârın iki katını ödemesi gerektiğini hatırlatan Gülbek, iade edilen tutara ilişkin, ‘Kaya’nın yaptığı işlemler sonucu elde ettiği kârı TMSF’nin gösterdiği bankalara yatırması iyi niyet göstergesi olarak kabul edildi.
Peki Kaya neden kârının iki katını değil de anaparayı yatırdı? Bu sorunun cevabı da savcılığın SPK’ya yazdığı resmi yazıda gizli. Savcılık, SPK’yı hileli kazanç yapan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunması için resmi bir yazı ile uyarmış fakat cevap alamamıştır.
Bunu fırsat bilen Kaya, suç duyurusundan önce kârdan elde edilen parayı yatırarak hem cezadan kurtulmayı hedefledi hem de iyi niyet gösterisinde bulunmuş oldu” açıklamalarında bulundu.