DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakırhan, fon krizi, 6-8 Ekim Kobani olayları, belediyelere yönelik operasyonlar, basına erişim engelleri ve yürütülen süreç hakkında bilgi verdi.
Fon krizine yönelik iktidar ve yargı süreçlerine eleştiriler yönelten Bakırhan, bazı AKP yöneticilerinin akrabalarının mal varlığına konulan tedbirlerin neden birkaç saat içinde kaldırıldığını sorguladı. “Ankara'dan Kars'a gittiğinizde hız limitini aştığınızda radara takılıyorsunuz ama 20 milyar doları kaybeden bu ülkenin yargısı, birini bile radarına takmıyor” dedi.
Bakırhan, sözlerine şöyle devam etti: “Birçok AKP yöneticisine ait mal varlığına tedbir konulmuş ama birkaç saat sonra bu tedbirin kaldırılması düşündürücü. 20 milyar dolarlık bir kayıp yaşanmışken ve neredeyse 500 bin insan mağdur olmuşken, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı hala görevine devam ediyor. Böyle bir aymazlık ve utanmazlık kabul edilemez. Türkiye toplumunun bunu kabul etmesi mümkün değil.”
HAKSIZ KAZANÇ AÇIKLAMASI
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, 2025 yılının Kasım ayında “Borsada haksız kazanç elde edenler var” şeklindeki açıklamasını hatırlatan Bakırhan, “Bakan bir yıl önce vurgun olduğuna dikkat çekmişti. Eğer gerçekten böyle bir sorun vardıysa neden şimdiye kadar müdahale edilmedi?” dedi. Bakırhan, mağdurların zararı için bir çözüm önerisi olup olmadığını sorguladı.
Fon krizinin tüm boyutlarıyla açığa çıkarılmasını isteyen Bakırhan, TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmasını talep etti. “Bu vurgunun tüm detaylarıyla ortaya çıkmasını istiyoruz. Bakalım iktidar, bu talebimize ne zaman yanıt verecek?” diyerek, kirli ilişkiler ve rant anlaşmalarının kimler tarafından yürütüldüğüne dair bilgi edinme arzusu içerisinde olduklarını vurguladı.
SANSÜR VE YASAKLARA TEPKİ
Bakırhan, fon krizinin yerli ve milli finans söylemiyle örtülmeye çalışıldığını savundu. Türkiye'deki ekonomik sıkıntılarla fonlardan kazanç sağlayan kişiler arasında büyük bir dengesizlik bulunduğunu ifade eden Bakırhan, “Yerli olan tek şey, bu durumdan zarar gören 86 milyon insanın emeğidir.” dedi.
Fon krizinin sadece finansal piyasalarda değil, futboldaki bahis soruşturmalarında da etkili olduğunu belirten Bakırhan, Türkiye Futbol Federasyonu’nun son beş yılda 448 yöneticiyi bahis nedeniyle disipline sevk ettiğini hatırlattı. “Rant, milletimizin formasına ve futbol tutkusuna kadar sızmış durumda.” diye ekledi.
Yürütülen süreçle ilgili olarak Bakırhan, TBMM'de çerçeve yasasının 467 oyla kabul edildiğini ve dört alt komisyon kurulduğunu söyledi. Komisyonların çalışmalarından somut sonuçlar görmek istediklerini belirtti. Bakırhan, PKK elebaşı Abdullah Öcalan için “özgür çalışma koşullarının” sağlanması gerektiğini savunarak, ilgili taraflarla doğrudan iletişim kurulabilmesi için gerekli adımların atılmasını talep etti.
Ayrıca, Meclis'in çerçeve yasada öngörülen izleme komisyonunu en kısa sürede kurması gerektiğine dikkat çekti. Son olarak, T24 ve Mezopotamya Ajansı'nın sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine de değinen Bakırhan, “Muhalif olanın geçmişte yaşananlar üzerinden yargılanmasına karşın, vurgun yapanların güncel durumlarıyla ilgili bir şey yapılmaması adaletin sağlanması açısından en büyük kötülüktür.” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, Mersin’de bazı belediyelere yönelik operasyonlara da tepki göstererek, basına yönelik sansür ve yasakların sona ermesini istedi.