Türkiye'de eczacılık alanında son yıllarda istihdam sorunları öne çıkmaya başladı. Eczacıların istihdamını artırmak için yürütülen çalışmalara İŞKUR ile yapılan protokol de eklendi. Protokolün yürürlüğe girmesi ile birlikte son bir ayda yaklaşık 1600 eczacı eczanelerde göreve başladı.
Türk Eczacıları ve Eczaneler Vakfı (TEB) Başkanı Arman Üney Demirci, eczacıların çalışma koşullarını iyileştirmek adına daha iyi bir ücret politikası oluşturulması gerektiğini vurguladı. Demirci, İŞKUR ile işbirliğini geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
ECZACILAR İÇİN YENİ İSTİHDAM ALANLARI
Demirci, eczacı istihdamının yalnızca eczanelerle sınırlı kalmadığını, kamu kurumları, hastaneler, sağlık müdürlükleri, evde bakım hizmetleri ve AR-GE laboratuvarlarının da önemli istihdam alanları olduğunu ifade etti. Ek olarak, ilaç sanayisinin de eczacılar için önemli bir çalışma alanı olduğunu belirten Demirci, bu sektörde eczacı oranının yüzde 1 civarında olduğunu kaydetti. İŞKUR protokolünün ilaç sanayisine uyarlanması için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
EĞİTİM MÜFREDATINDA DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ
İlaç sanayisinin ihtiyaç duyduğu niteliklere sahip eczacıların yetiştirilmesinin önemine de dikkat çeken Demirci, üniversitelerdeki eğitim müfredatının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Sanayide çalışabilecek eczacıların yetişmesi için yeni bir eğitim müfredatı planlanması gerektiğini söyledi. Demirci, 10 bin civarında eczacının atama beklediğini ifade ederek, Sağlık Bakanlığı'ndan bu konuda atama sayılarını artırmasını talep etti.
ECZANELERİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ
Türkiye'de 31 bin eczanenin hizmet sunduğunu belirten Demirci, eczanelerin ayakta kalması gerektiğini savundu. Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilaç alım protokolü görüşmelerinin sürdüğünü ve imza aşamasında olduklarını aktardı. Demirci, ilaç fiyatlandırmasının ekonomik parametrelerle uyumlu ve gerçekçi bir şekilde yürütülmesi gerektiğini, aksi takdirde ilaca erişimde sıkıntılar yaşanabileceğini belirtti.
İlaçların sağlıkla ilgili bir ürün olduğunu ve bu bakış açısının önemini vurguladı.
KENDİ İLAÇ ÜRETİMİNE VURGU
Demirci, Türkiye'nin ilaç üretiminde kendi kendine yeter hale gelmesi gerektiğini ifade etti. Kutu bazında ilaç üretiminin yüzde 80'in üzerinde olmasına rağmen parasal değer açısından bu oranın düşük olduğunu kaydetti.
Yeni tedavi yöntemlerinin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Demirci, Türkiye'nin meslek örgütleri, üniversiteler, sanayi ve sağlık otoriteleriyle birlikte kendi ilacını üretebilecek bir seviyeye gelmesi gerektiğini sözlerine ekledi.