Bebek'te düzenlenen Bosphorun Quartes Maratonu etkinliği, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında gerçekleşti. Hekimler, burada meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çektiler. Kuruçeşme-Bebek parkurunda yer alan 10,5 kilometrelik koşu sırasında, katılımcılara kendi kendine meme muayenesi, düzenli kontroller ve mamografi taramalarının gerekliliği anlatıldı.
ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ
Tıbbı Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkan Doğan, erken teşhisin tedavi başarısını artırdığına dikkat çekti. Doğan, “Meme kanserini ne kadar erken teşhis ederseniz, tedaviler de o kadar başarılı oluyor. Siz eğer meme kanserini daha elle palpe etmeden, yani elinize gelmeden tespit ederseniz, o zaman hastalığın tedavi başarısı çok daha yüksek oluyor. Tamamen hastalıktan kurtulma şansı ise neredeyse yüzde 99-100'lere varıyor” ifadelerini kullandı.
MAMOGRAFİ İLE ERKEN TESPİT
Prof. Dr. Doğan, mamografinin erken teşhis için önemli olduğunu belirterek, “Elinize gelmeden bir kitleyi, 2 yıl öncesinde mamografiyle tespit edebilirsiniz. Mamografiyle tespit ettiğimizde o erken evrede basit bir cerrahi operasyonla memedeki kitleyi neredeyse hiçbir şeklini bozmadan ortadan kaldırabiliyorsunuz,” dedi.
KENDİ KENDİNE MUAYENE ÖNERİSİ
Doğan, kendi kendine meme muayenesinin önemini vurgulayarak, “Meme kanserini ne kadar erken tespit ederseniz, o kadar tedavi başarısı elde ediyorsunuz. Onun için kontrollerimizi mutlaka yaptırıyoruz. Mamografimizi 40 yaşından itibaren çektiriyoruz.
Mümkünse senelik, mümkün değilse 2 senelik, 2 senede bir,” şeklinde konuştu. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı'nın Kanser Erken Tanı ve Teşhis Merkezleri (KETEM) aracılığıyla 50 yaşından itibaren mamografinin ücretsiz olarak yapılabildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Doğan, "Meme muayenesi ve kendi kendine meme muayenesi yapma konusunda eğitimler verebiliriz" şeklinde açıklamalarda bulundu.
20 Lİ YAŞLARIN BAŞLARINDAN İTİBAREN KONTROLLERİN YAPILMASI GEREKİYOR
Genetik unsurların önemine dikkat çeken Prof. Dr. Doğan, "40 yaşından sonra yıllık ya da bazı durumlarda 6 ayda bir hekim muayenesi öneriliyor. Ayrıca, ailede meme kanseri öyküsü olup olmadığını sorgulamak önemli. Annenizde, babaannenizde, dedelerinizde, erkek akrabalarınızda meme kanseri geçmişi var mı?
Bazı ailelerde genetik yatkınlık daha fazla olabiliyor. Bu durumlarda genetik incelemeler yapılması ve belki de kontrollerin, mamografilerin, gerekiyorsa meme MR'larının 20'li yaşların başlarından itibaren yapılması gerekebilir" dedi.
MEMEDE ELE GELEN KİTLE ÖNEMLİ
Prof. Dr. Doğan, "Meme kanserinin belirti verip vermediğine gelince; memede hissedilen bir kitle önemli bir işarettir. Memenin derisinde portakal kabuğu şeklinde çekilme, meme başından akıntı gelmesi, şekil bozuklukları, sertlikler, düzensizlikler, ağrı hissetmek veya koltuk altında hissedilen bir kitle gibi durumlar da dikkate alınmalıdır.
Unutulmamalıdır ki meme, aynı zamanda koltuk altına kadar uzanan bir yapıdadır ve bu bölgedeki lenf nodlarında da belirtiler görülebilir" şeklinde konuştu.
HASTALIKTAN TAMAMEN KURTULMA İMKANI OLABİLİYOR
Meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla bu koşunun düzenlendiğini ifade eden Prof. Dr. Doğan, "Bosphorus Quarter Maratonu'nda yer alıyoruz. Bu koşu, meme kanseri için bir farkındalık yaratmak amacıyla gerçekleştiriliyor. Ekim ayı, meme kanseri farkındalığı ayı olarak biliniyor ve mamografiye dikkat çekmek istiyoruz.
Mamografi, erken teşhis için kritik bir rol oynuyor. Şikayeti olmayan bireylerin risk grubuna girdiğinde mamografi çektirmesi, meme kanserinin erken tespitine ve hastalıktan kurtulma olasılığının artmasına yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.
ERKEN TEŞHİS İÇİN HER SENE BİR MAMOGRAFİ VE ULTRASON İSTİYORUZ
Meme Radyolojisi Bölümünden Dr. Filiz Ağaçayak, 40 yaşından sonra her kadının yıllık kontroller yaptırması gerektiğini belirtti. Dr. Ağaçayak, "Öncelikle meme cerrahına muayene olunmalı ve ardından gereken tetkikler istenmeli. Erken teşhis amacıyla her sene bir mamografi ve ultrason yapılmasını öneriyoruz.
Ayrıca, kişiye özel sağlık programları da önem kazanıyor; bireylerin hormon kullanıp kullanmadığı ve aile geçmişi gibi unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır" dedi. Uzmanlar, kadınların kendilerini aylık olarak muayene etmeleri gerektiğini vurguluyor. Sertlik hissetmeleri durumunda ise, derhal doktora gitmeleri gerektiği belirtiliyor.
ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ
Meme kanserinin erken teşhisi son derece kritik bir konudur. Günümüzdeki tedavi yöntemlerinin oldukça gelişmiş olduğu ve başarılı sonuçlar verdiği ifade ediliyor. 40 ile 70 yaş arası kadınların yılda bir kez mamografi ve ultrason taramasından geçmeleri gerektiği önerilmektedir.
70 YAŞ SONRASI TARAMA PROGRAMLARI
70 yaşından sonra ise her 2 yılda bir tarama programları uygulanmaktadır. Ailede kanser öyküsü bulunan bireylerin, annelerinde veya teyzelerinde görülen yaştan 10 yıl öncesinden tetkiklere başlamalarının önerildiği aktarılmaktadır. Uzmanlar, bu süreçte yılda bir mamografi, 6 ayda bir ultrason ve gerektiğinde 2 yılda bir MR taraması gibi yönlendirmeler gerçekleştirmektedir.
AYLIK MUAYENE ÖNERİLERİ
Kadınların banyo sonrasında ayda bir yumuşak bir şekilde kendilerini muayene etmeleri önerilmektedir. Memede hissedilen her türlü sertlik, meme başında oluşabilecek çöküklük veya ciltteki değişiklikler durumunda, uzmanlara başvurulması önemle vurgulanmaktadır.