California Üniversitesi San Diego bünyesinde gerçekleştirilen yeni bir oşinografi araştırması, küresel ısınmanın Pasifik Okyanusu'ndaki su döngüsünde önemli bir kırılmaya yol açtığını ortaya koydu. Bilim insanları, okyanus akıntılarının yavaşlaması sonucu genç ve oksijenli suların yaşlandığını, derinlerdeki oksijensiz yaşlı suların ise yerel ölçekte daha genç kaldığı bir durumun oluştuğunu bildirdi.
Okyanus biliminde yüzeyle temasını kaybeden ve içindeki çözünmüş oksijeni tüketen sular ‘yaşlı’, atmosferle doğrudan temas eden ve taze oksijen barındıran yüzey suları ise ‘genç’ olarak adlandırılıyor. Araştırmacılar, iklim krizinin Pasifik'teki su tabakaları üzerindeki etkilerini öngörmek amacıyla 100 yıllık bir akıntı simülasyonu geliştirdi.
İncelemelerde, 200 ile 1000 metre derinlikte yer alan ve yüzey suları ile soğuk derin deniz arasındaki geçişi oluşturan üst termoklin katmanında önemli bir dolaşım anormalliği tespit edildi. Isınan yüzey sularının yoğunluğunun azalması, okyanus katmanları arasındaki dikey karışımın yavaşlamasına neden oldu.
Subtropikal Kuzey Pasifik'te yukarıdan gelen taze ve genç suyun aşağıya karışamaması sonucu termoklin katmanındaki su hızla yaşlanarak oksijensiz hale geldi. Bununla birlikte, Tropikal Pasifik'te derinlerden yukarı doğru sızan oksijensiz ‘yaşlı’ suyun yükseliş hızının kesildiği ve bu durumun tropikal katmandaki suyun görece daha ‘genç’ kalmasına yol açtığı belirlendi.
Araştırma heyeti, tropikal kuşakta yaşanan bu zıt hareketin Antarktika'yı çevreleyen Güney Okyanusu'nun ısınmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti. Okyanusun bir ucundaki sıcaklık artışının binlerce kilometre uzaktaki dikey akıntıları etkilediği kaydedildi.
Kuzey Pasifik'in önümüzdeki yüzyılda deniz canlıları açısından en ciddi oksijen kaybına uğrayacak bölge olacağına dikkat çeken uzmanlar, dikey su dolaşımının durma noktasına gelmesinin okyanus ekosistemlerinde geniş çaplı ölü bölgelere zemin hazırlayabileceğini vurguladı.