Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

NASA, Artemis II'nin Ay bilim verilerini dünya ile paylaştı

NASA, Artemis II misyonunun Ay ile ilgili bilim verilerini içeren bir arşiv oluşturdu. 12 bin fotoğraf ve daha önce yayınlanmamış kayıtlar kamuya sunuldu.

TEKNOLOJİ 07.10.2026 20:04 Haber Editörü 670 okuma Okuma Süresi: 6 dk
NASA, Artemis II'nin Ay bilim verilerini dünya ile paylaştı
Paylaş:
N

Antalya'da gerçekleşen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde, NASA'nın Artemis II Ay Araştırmaları Ön Veri Bülteni toplantısı düzenlendi. Bu toplantıda, 12 bin fotoğraf, daha önce yayınlanmamış mürettebat ses kayıtları, bilimsel gözlem notları ve raporlar yer alan arşiv tanıtıldı. Toplantıya, NEST Kongre ve Sergi Merkezi'nde katılan uluslararası katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

NASA Yönetici Yardımcısı Matt Anderson, İnsanlı Uzay Uçuşu Misyon Direktörlüğü'nden Sorumlu Yönetici Yardımcısı Lori Glaze, Bilim Misyonu Direktörlüğü'nden Sorumlu Yönetici Yardımcısı Nicola J. Fox ve Artemis II Ay Bilimi Lideri Kelsey Young konuşmalar yaptı.

Artemis II'nin bilimsel sonuçları ve gelecek görevlerin hedeflerinin anlatıldığı toplantıda, astronotların Ay yakın uçuşu sırasında kaydettiği görüntüler, sesler ve gözlem notları katılımcılarla paylaşıldı. NASA Yönetici Yardımcısı Matt Anderson, Artemis II mürettebatının tarihteki tüm insanlardan daha uzak bir mesafeye seyahat ettiğini belirtti.

Anderson, Orion uzay aracını derin uzayda test ederek gelecekteki görevler için önemli bilimsel çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Ay yakın uçuşundan yaklaşık 6 ay sonra bilimsel veri arşivini ve raporları dünya ile paylaştıklarını söyleyen Anderson, "Bu yayın, Artemis II Ay biliminin sonunu değil, yeni bir başlangıcı temsil ediyor.

Bugün sizler, daha önce duyulmamış saatlerce süren ses kayıtları ve mürettebatın yeni yayımlanan bilimsel notlarını da içeren 800 gigabaytın üzerindeki Ay bilimi verilerini derinlemesine inceleyebilirsiniz" dedi. Anderson, verilerin Ay'ın ve Dünya'nın son 4 milyar yılda birlikte nasıl evrim geçirdiğinin anlaşılmasına katkı sağlamasını beklediklerini vurguladı.

Mürettebat gözlemleri, görüntüler, deneyler ve derin uzayda çalışma deneyiminin bilimsel açıdan eşsiz fırsatlar sunduğunu kaydetti. Artemis III için 2027'ye yönelik çalışmaların başladığını dile getiren Anderson, her görevin uçuş sıklığını artırmayı, riskleri azaltmayı ve Ay yüzeyinde kalıcı bir varlık oluşturmayı hedeflediğini belirtti.

Ayrıca, NASA'nın keşiflerde şeffaf bir şekilde bilgi paylaşarak bir sonraki görevlerin daha ileri gitmesine imkan tanıdığını ifade etti. Lori Glaze, Artemis programının insanlı keşiflerle yanıtlanabilecek öncelikli bilimsel sorulara odaklandığını söyledi.

Yüzeyde ve yörüngede görev yapan robotik sistemlerin desteğiyle Ay'ın çevresinde ve yüzeyinde gerçekleşecek insanlı araştırmaların, derin uzayın insan vücudu üzerindeki etkilerini anlamaya yardımcı olacağını belirten Glaze, bu çalışmaların Dünya'dan uzakta yaşama ve çalışma konusundaki bilgileri artıracağını kaydetti.

Glaze, Artemis II'de çip üzerinde organ değerlendirmelerinden kemik iliği örneklerine kadar birçok çalışmanın yapıldığını, bu çalışmaların elde edilen bulguların gelecekteki derin uzay görevlerinin planlanmasında kritik önem taşıdığını açıkladı. Ayrıca, Artemis II'nin donanım, görev mimarisi ve teknolojiye ilişkin test uçuşu hedeflerini de başarıyla tamamladığını belirtti.

Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) roketinin kabiliyetlerinin doğrulandığını, Orion mürettebat modülünün dayanıklılığı, güvenliği ve insanlı operasyonlara uygunluğunun ortaya konduğunu anlattı. Görevdeki gözlem ve deneylerin insanlığın Ay yüzeyine dönüşünün yolunu açtığını vurgulayan Glaze, mürettebatın sağladığı temel verilerin Ay'da güvenle yaşama, çalışma ve keşif yapma için gerekli olduğuna işaret etti.

Artemis II'den elde edilen bulguların, 2027'deki Artemis III fırlatılışına hazırlık çalışmalarında kullanılmaya başlandığını belirten Glaze, yeni görevde alçak Dünya yörüngesinde bir dizi teknik hedefin gerçekleştirileceğini duyurdu. İnsanlı İniş Sistemi (HLS) prototipleri ile buluşma, yakınlaşma ve kenetlenme operasyonlarının hedeflendiğini ayrıntılandırdı. Glaze, Orion ve iniş araçlarının gelecekteki Ay'a inişler için gerekli kritik sistemlerinin de test edileceğini söyledi.

Ayrıca, mürettebatın Dünya, Güneş ve uzay ortamına ilişkin bilimsel gözlemlerini devam ettireceğini, bu çalışmaların ileride insanları Mars'a gönderme yolunda kritik bir adım olduğunu vurguladı. Nicola J. Fox, Artemis II mürettebatının yaklaşık 7 saatlik Ay gözlemleri sırasında, Dünya'daki Kelsey Young ve ekibiyle birlikte önceden belirlenen bilimsel hedefler üzerinde çalıştığını açıkladı.

Orion'un Ay'ın uzak tarafına geçmesiyle yaklaşık 40 dakika süresince iletişim kopukluğu yaşandığını, ardından mürettebatın tam güneş tutulmasını gözlemlediğini belirtti. Fox, bu Ay yakın uçuşunun Apollo ve Uluslararası Uzay İstasyonu görevlerinde daha önce gerçekleştirilmediğini dile getirerek, astronotların kraterler, gündüz ve geceyi ayıran sınır, çarpma parlamaları ve tutulmaya ilişkin gözlemler yaptığını aktardı.

Ayrıca, Artemis II'nin bilimin insanlı uzay uçuşlarına gerçek zamanlı entegre edilebileceğini gösterdiğini ifade etti. Fox, insanlı ve robotik gözlemlerin birbirini tamamladığını vurguladı ve NASA'nın Ay Keşif Yörünge Aracı'nın (LRO) 7 cihazı ile on binlerce yörünge boyunca Ay'ı detaylı biçimde haritalandırdığını belirtti.

İnsan gözünün bir yüzey özelliğini çevresiyle birlikte değerlendirip anlık olarak diğer ilgi çekici alanları belirleyebilmesinin, gelecekte Ay yüzeyinde sınırlı süreyle çalışacak astronotların eğitimi açısından önem taşıdığını kaydetti. Fox, astronotların bilimsel olarak en değerli bölgeleri ve su kaynakları gibi araştırma hedeflerini belirlerken hızlı karar verme becerilerinin önemine değindi.

Artemis II mürettebatının çektiği 12 bin fotoğraf, NASA'nın astronot fotoğrafçılığı internet sitesinde erişime açıldı. Bu yayın, görüntülerin yanı sıra, bunlara ilişkin meta verileri, türetilmiş veri ürünlerini, ses dosyalarını ve gerçek zamanlı gözlem notlarını da içeriyor. Nicola J. Fox, açık bilim anlayışıyla verileri dünya ile paylaştıklarını belirtti.

NASA Yöneticisi Isaacman'ın, dünya dışındaki NASA araçlarında bilimsel yük kapasitesinin en üst düzeyde kullanılmasına yönelik talimat verdiğini aktardı. Ay üssü mimarisine 700'den fazla bilimsel yük konsepti dahil edildi. Kelsey Young, Artemis II'nin denize inişinden altı aydan kısa süre sonra bilimsel verileri uluslararası topluluğa sunmanın büyük bir onur olduğunu ifade etti.

Arşivdeki 12 bin görüntünün her birinde, bilimsel analiz yapılmasına olanak sağlayan 300 meta veri alanı bulunduğunu açıkladı. 800 gigabaytı aşan verinin hazırlanmasının kapsamlı bir ekip çalışması gerektirdiğini vurguladı. Ayrıca, Ay yakın uçuşunun 6 Nisan'da gerçekleştiğini ve astronotların gözlemlerini ikili gruplar halinde yürüttüklerini belirtti. Bu yöntemin hem güvenliği hem de bilimsel çalışmanın niteliğini desteklediğini açıkladı.

Young, verilerin yalnızca Ay bilimini değil, Dünya'nın zaman içindeki evriminin anlaşılmasını da ilerletebileceğine dikkat çekti. Young'ın konuşması sırasında, Ay yakın uçuşundan elde edilen anlara ilişkin görüntüler, videolar ve daha önce yayınlanmamış astronot ses kayıtları katılımcılara sunuldu. İlk kayıtta, astronot Christina Koch'un, Ay bilimcilerinin önemli araştırma alanlarından Aristarchus Platosu'na ilişkin renk ve doku gözlemleri katılımcılara dinletildi.

Koch, bölgedeki parlak kraterleri karla kaplı bir dağa benzeterek, çevresindeki yüzeyin pomza benzeri, engebeli ve belirgin biçimde sarı olduğunu, yer yer yeşilimsi tonlar gördüğünü aktardı. Young, mürettebatın çektiği görüntünün renk tayfı genişletilmiş bir sürümünü hazırladıklarını, böylece astronotların tarif ettiği bilimsel ayrıntıları ortaya çıkarmaya başladıklarını belirtti.

Bu gözlemlerin, uluslararası bilim topluluğunun yıllardır göreve göndermek istediği Aristarchus'un anlaşılması için yeni bir araç sunduğunu ifade etti. Sunumun bir diğer bölümünde, tutulma sırasında Victor Glover ve mürettebatın gözlemlerini içeren kayıtlar paylaşıldı. Astronotların Ay'ın görünümünü 'Ölüm Yıldızı'na benzettiği, ışık darbeleri ve Ay'ın çevresinde sis gibi görünen puslu akıntılar tarif ettiği konuşmalar dinletildi.

Orion'un araç kameralarından çekilen video da mürettebatın fotoğrafları ve açıklamalarıyla birlikte gösterildi. Young, saatler süren ses kayıtlarının bilimsel içeriğin yanı sıra, dört astronotun yakın uçuşu gerçek zamanlı deneyimlerken yaşadığı duyguları da yansıttığını, araç kameralarının görüntülerinin gözlemleri değerlendirmek için yararlı bir bağlam sunduğunu söyledi.

Young, yakın uçuş sırasında mikrometeoritlerin Ay yüzeyine çarpmasıyla oluşan parlamaların gözlemlenmesinin de önemli keşif anlarından biri olduğunu paylaştı. Toplantının sonunda tekrar konuşan Matt Anderson, yüzeydeki renk tonlarının jeolojik köken ve Güneş Sistemi'nin evrimi hakkında bilgiler sunduğunu söyledi.

Mürettebatın Ay'ın Dünya'dan görünmeyen uzak tarafındaki çarpma parlamalarını gözlemlemesinin, günümüzdeki Ay ortamını hem bilim hem de insanlı keşifler açısından anlamaya katkı sağladığını belirtti. Anderson, "İnsanlar, Güneş Sistemi'nin bilimsel keşfine inanılmaz değer katmaktadır ve burada sunulan sonuçlar da bunu yansıtmaktadır. Ancak bugünkü bu sonuçlar sadece buzdağının görünen kısmıdır; çünkü NASA henüz yeni başlıyor" diye konuştu.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Müzisyen Soner Olgun'un sağlık durumu ağırlaştı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Müzisyen Soner Olgun'un sağlık durumu ağırlaştı
WhatsApp
İhbar Hattı