Gökçeyurt Mahallesi'nin yaklaşık 2 kilometre uzağında bulunan bir mağara, yıllardır bölgede halk tarafından süt ürünlerinin saklanması için kullanılıyor. Demir kapılarla korunan mağara, modern aydınlatma sistemine sahip ve beton basamaklarla inilen alan, kısa bir bölümün ardından iki kola ayrılıyor. Duvarlar ve kayalık bölümler arasında, bidonlar, tulumlar ve çeşitli süt ürünleri için özel kaplar dikkat çekiyor.
Mağaranın doğal serinliği, özellikle keçi derisinden yapılan tulum peynirlerin olgunlaşmasında önemli bir rol oynuyor. Bu alan, sadece peynirlerin saklandığı bir yer değil, aynı zamanda nesilden nesile aktarılan geleneksel üretim kültürünün de korunmasına yardımcı olan bir soğuk hava deposu işlevi görüyor.
MAĞARA HAKKINDA KONUŞMA
Gökçeyurt Mahalle Muhtarı Mükremin Özdemir, mağaranın çevredeki diğer mahalleler tarafından da bilindiğini belirtti. Özdemir, bahar aylarında yaylaya giden vatandaşların, sağdıkları sütü kaynatıp tuluma bastıklarını dile getirerek, "Yaz aylarında, Mayıs ayında mağaramızı açıyoruz. Herkes peynirini getirip bırakıyor, bu süreç 11 ay boyunca devam ediyor. 11. ayda ise tüm peynirlerin alınması için ilan veriyoruz," şeklinde konuştu.
Özdemir, kış aylarında peynirlerin zarar görmemesi için mağaranın tamamen boşaltılması gerektiğini de vurguladı. Mağaranın derinliğinin kesin olarak bilinmediğini aktaran Özdemir, vatandaşların yaklaşık 300 metreye kadar peynir bıraktığını ifade etti. Ayrıca, mağaranın elektrik enerjisi ihtiyacı olmayışının süt ürünlerini doğal bir şekilde koruduğunu belirtti ve "Burada hiçbir enerji sarfiyatı yok. Bu, yüce Mevla'nın bir nimeti," dedi.
MAHALLE SAKİNLERİNDEN YORUMLAR
Mahalle sakinlerinden Fatma Kozlu, çocukluğundan bu yana mağaranın süt ürünlerinin saklanmasında kullanıldığını aktardı. Peynirlerin burada bekletilmesinin lezzet üzerindeki olumlu etkisinden bahseden Kozlu, "Peynir çıkınca çok heyecanlanıyoruz. Açtığımızda genellikle çok güzel oluyor," şeklinde konuştu.