Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın organizasyonuyla gerçekleşen Kahramanmaraş Kültür Yolu Festivali, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında kentin gastronomi rotasını ziyaretçilere sundu. Festivalin gastronomi bölümüne, Michelin Rehberi'nde yer alan şef Sinem Özler ev sahipliği yaptı.
Ayrıca şef Claudio Chinali, şef Kerem Bilginer, yemek sunucusu ve anlatıcısı Sedef İybar, gastronomi yazarı Ebru Erke, Kahramanmaraş gastronomi uzmanı Sibel Dedeoğlu, yemek kültürü araştırmacısı Gamze İneceli İpek ve gastronomi yazarı Talip Bayram da etkinlikte yer aldı.
Festivalde 52 Lezzet Noktası'nı ziyaret eden misafirler, yöresel yemeklerin nasıl hazırlandığını ustalarından dinleyerek, kentin yemek kültürünü daha yakından tanıma fırsatı buldu. Kahramanmaraş mutfağında et ve bulgur ön planda olup, yoğurt, tarhana, sumak ekşisi ve Maraş biberinin yemeklerde önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.
Kentin dikkat çeken lezzetleri arasında eli böğründe, sömelek köfte, ekşili aya sulusu, yoğurtlu dövme aşı, acem pilavı, Maraş paçası ve mumbar dolması bulunuyor. Ayrıca, tatlı ve atıştırmalık kategorisinde Maraş çöreği, samsa ve cevizli sucuk da öne çıkıyor.
Bunun yanı sıra, keçi sütü ve salep kullanılarak yapılan Maraş dondurması, kentin mutfak mirasının en bilinen örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Şef Sinem Özler, Kahramanmaraş'a ilk gelişinde hangi lezzetleri denemesi gerektiği konusunda önerilerde bulunarak, ekşili aya sulusu, sömelek köfte ve eli böğründeyi tavsiye etti. Özler, şehirdeki yemek geleneğinin güçlü bir şekilde sürdürüldüğünü ifade etti.
Ekşili aya sulusunun kendisi için etkileyici bir başlangıç olduğunu belirten Özler, yemeğin asidik tadının ilk lokmada hissedildiğini açıkladı. Ayrıca sömelek köftenin hazırlama ve pişirme tekniklerinin onu geleneksel köfte tariflerinden ayırdığını ve eli böğründeyi ise odun ateşinde pişirilen et yemekleri arasında özel bir konumda değerlendirdi.
Özler, bu proje sayesinde 52 Lezzet Noktası'nın belirlenmiş olmasının büyük bir değer taşıdığını vurguladı ve bu lezzetlerin herkes tarafından denenmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca Kahramanmaraş mutfağındaki tatların birbirini tamamladığını, baharat ve ekşinin ölçülü şekilde kullanıldığını ifade etti.
Tarhana çorbasından kabak sıyırmaya, et yemeklerinden fırın tariflerine kadar zengin bir çeşitliliğe sahip olan kentin yemek kültürü, göz önüne serildi. Sinem Özler, bir kente adım attığında sıkça karşılaştığı “Ne yiyeceğiz?” sorusunun Lezzet Noktası projesi ile yanıt bulduğunu belirtti.
Bu projenin, ziyaretçilere kentin yerel lezzetlerini keşfetmeleri konusunda rehberlik sunduğunu vurgulayan Özler, Kahramanmaraş’ın mutfak kültürünü tanıtma noktasında önemli bir rol üstlendiğini aktardı.
MARAŞ DONDURMASININ SIRRI SADECE KEÇİ SÜTÜNDE Mİ?
Kahramanmaraş’ın sembolik tatlarından biri olan Maraş dondurması, dört kuşak süren bir aile hikayesini barındırıyor. Mado’nun dördüncü kuşak yöneticisi Atilla Kambur, ailesinin dondurmacılık geleneğinin kendisinden önceki nesillere dayandığını ve bu geleneğin nasıl sürdüğünü anlattı. Kambur, ailesinin 1960’lı yıllarda küçük bir dükkanla başladığı dondurma üretiminin zamanla nasıl büyüdüğünü aktardı.
Ayrıca, iyi bir Maraş dondurmasının yapı taşlarının keçi sütü, salep ve şeker olduğunu belirten Kambur, asıl farkın üretim aşamasında ortaya çıktığını vurguladı. Kambur, keçilerin kekik ve keven gibi doğal otlarla beslenmesinin sütün tadını etkilediğini ifade etti.
Salebin dondurmaya özel bir lezzet ve elastik bir doku kazandırdığına dikkat çeken Kambur, dondurma yapımının her aşamasının uzmanlık gerektirdiğini belirtti. Kahramanmaraş’a gelen ziyaretçilere dondurmanın yanı sıra paça, sömelek köfte, tarhana ve “yan yana” olarak bilinen geleneksel eli böğründeyi denemelerini tavsiye eden Kambur, projenin şehirdeki gastronomi tanıtımına önemli katkı sağladığını dile getirdi.
100 YILI AŞKIN BİR LEZZET HİKAYESİ ÜÇÜNCÜ KUŞAKTA DEVAM EDİYOR
Kahramanmaraş’ın geleneksel yemek mekanlarından Hacı Milcan Et Lokantası, kentin gastronomi hafızasını yaşatan önemli işletmelerden biri. Lokantanın üçüncü kuşak temsilcisi Alican Börekçi, 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan lokantalarının aile geleneği ile yürütüldüğünü dile getirdi.
Börekçi, menülerinde 72 çeşit yiyecek bulunduğunu ve en çok tercih edilenlerin arasında yan yana olarak bilinen eli böğründe, patlıcan kebabı, yoğurtlu kebap ve paşa kebabının yer aldığını kaydetti. Börekçi, et seçiminde bölgesel unsurlara dikkat ettiklerini belirterek, kuzuların çoğunun Ahir Dağı’nda yetiştiğini aktardı.
Yemeklerde yoğun baharat yerine etin doğal tadını ön plana çıkarmaya çalıştıklarını ifade eden Börekçi, Kahramanmaraş’ın gastronomisini daha iyi tanıtma arzusunu dile getirdi ve işletmesinin Lezzet Noktası projesinde yer aldığı için Kültür Yolu Festivali’nin kendilerine büyük avantaj sağladığını sözlerine ekledi.
Katiphan Maraj Mutfak Şefi Esra Kenger’in, Kahramanmaraş’a ilk defa gelecek konuklar için önerdiği lezzetler arasında ekşili aya sulusu, sömelek köfte ve çullama tatlısı bulunuyor. Sumak ekşisi, şehir mutfağındaki kritik unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Kenger, bu malzemenin kullanıldığı ekşili aya sulusunun da özgün yemekler arasında bulunduğunu ifade etti.
Maraş mutfağının gelişiminde üzüm bağları ve yöresel tahılların da etkili olduğunu aktaran Kenger, kuzu mumbarı ve sömelek köftenin işletme menüsünde en çok tercih edilen yemeklerden olduğunu belirtti. Lezzet Noktası projesinin Kahramanmaraş’a büyük katkı sağladığını dile getiren Kenger, şehrin gelenek, kültür ve gastronomisinin tanıtımına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak bu ihtiyacın projenin sonucunda karşılandığını söyledi.
MARAŞ ÇÖREĞİ KAÇ FARKLI LEZZETE DÖNÜŞEBİLİR?
Alfi Çörek Dünyası, yaklaşık 30 yıldır Maraş çöreği ve tarhanası üretimi yaparak geleneksel tarifleri farklı alternatiflerle sunmaya devam ediyor. İşletmeci Fehmi Büyükdereli, 1998 yılında başladıkları üretim serüveninde bugüne kadar Maraş çöreğinin 25 farklı çeşidini ortaya koyduklarını aktardı.Büyükdereli, klasik kıtır ve puf çeşitlerinin yanı sıra fındık, fıstık, ceviz ile birlikte 12 bin yıllık ata tohumundan elde edilen siyez unu ve rafine şeker içermeyen şeker kullanarak çeşitli ürünler geliştirdiklerini belirtti.
Kahramanmaraş’ı ziyaret eden misafirlere, kendi adlandırdığı “Kahramanmaraş Beşlisi”ni tavsiye ettiklerini kaydeden Büyükdereli, bu grubun Maraş çöreği, Maraş tarhanası, Maraş dondurması, fıstık ezmesi ve tereyağlı ev kurabiyesinden oluştuğunu ifade etti. Ayrıca, Avrupa Birliği’nden tescil almış yeni ürünleri arasında yer alan Maraş çöreğinin önemine de değindi. Büyükdereli, Kahramanmaraş’ın gastronomik zenginliğinden ve 800 farklı yemek çeşidinden söz etti.
Yemeklerinin doğal malzemelerle hazırlandığını ve oldukça lezzetli olduğunu belirtti. Lezzet Noktaları projesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teşekkür eden Büyükdereli, projenin büyük bir etki yarattığını, işletmelerde ve şehirde canlılık oluşturduğunu ifade etti. Kahramanmaraş’ın mutfağı sadece sofralardaki tabaklarla sınırlı kalmayıp, bunun yanı sıra arka plandaki üretim kültürü, uzmanlık bilgisi ve nesilden nesile aktarılan geleneklerle de şekilleniyor.
Bir tarifin evlerde yaşatılması, bir dondurmanın dört nesildir aynı aile tarafından üretilmesi, tarihi bir lokantanın bir asırdan fazla geçmişe sahip olması ya da geleneksel bir çöreğin farklı şekillerde sunulması, kentin mutfak belleğinin önemli unsurlarını oluşturuyor.
TGA tarafından yönetilen Lezzet Noktası projesi kapsamında bir araya getirilen 52 işletme, ziyaretçilere bu mutfak mirasını yerinde deneyimleme imkânı tanıyor ve Kahramanmaraş’ın yöresel lezzetlerini tatma fırsatı sunuyor.