Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Diyarbakır'da gerçekleştirdiği ziyarette, "İnşallah üzerimizde kara bulut gibi dolaşan bu terör meselesi ortadan kalkar. Bu proje, siyasal şiddetin gündemden çıktığı bir süreci işaret ediyor. Artık her şeyin medeni bir şekilde anlaşarak, konuşarak halledildiği bir ortamda mevcut kalkınma durumunun çok daha üst seviyelerde performans sergileyeceğini gösteriyor.
Önümüzde çok ama çok güzel günler var. Buna yürekten inanıyorum," dedi. Fidan, 'Türkiye Yüzyılı Buluşmaları' çerçevesinde Diyarbakır'a gelerek Sur ilçesindeki tarihi Ulu Cami'de cuma namazını kıldıktan sonra esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.
Vatandaşlarla görüş alışverişinde bulundu ve Diyarbakır Valiliği'ni ziyaret etti. Valilikte, şeref defterini imzalayıp Vali Murat Zorluoğlu ile bir araya geldi.
Bu ziyaretinde Fidan'a, Vali Zorluoğlu ve AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu ile Suna Kepolu Ataman, daha önceki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, AK Parti İl Başkanı Hamit Sümer ve MHP İl Başkanı Hasan Özcoşkun eşlik etti.
Bakan Fidan, ziyareti sırasında, AK Parti İl Başkanlığı'nda düzenlenen 'Kardeşlikle Kenetlenen İstikrarla Güçlenen Türkiye' toplantısına katıldı. Burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’a önem verdiğini vurguladı. Fidan, "Diyarbakır, coğrafyası, insanları ve iklimiyle özel bir yere sahip.
Tarihte zaman zaman bu özel anlar kesintiye uğrayabiliyor. Ancak bu tarihsel yürüyüş yine eski rotasında devam edecektir. Özellikle AK Parti'nin son 25 yılda ortaya koyduğu icraatlarla Diyarbakır, hak ettiği tarihsel yolculuğuna devam edecektir.
Ekonomik kalkınması, bölgesel gelişimi ve ticaretle olan ilişkileri giderek artacak," ifadelerini kullandı. Fidan, ayrıca, "12 Eylül zihniyeti, kimlik inkarını destekleyen bir duruşun sembolüydü. Bu zihniyetin pratikte, hukuki zeminde ve zihni anlamda sona ermesi, AK Parti kadrolarının halk yoluyla ve seçimlerde iktidara gelmesiyle mümkün oldu," şeklinde konuştu.
12 Eylül zihniyetinin neden olduğu, kimliğin reddini öne çıkaran ve yalnızca azınlıkları değil, ülke genelinin yapısını dışlayan bir yaklaşım, Türkiye'nin bütünlüğünü, birliğini, güvenliğini, ekonomik durumunu ve kalkınmasını olumsuz etkiledi. Bu yaklaşım, hiçbir sorun çözmezken, birçok parametreyi geriye götürdü.
Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki AK Parti döneminde bu kimlik inkârının sona ermesi, tüm vatandaşlarımızın anayasal haklar çerçevesinde, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları sebebiyle etnik kimlikleri ve inançları gözetilmeden eşit muamele görmesi, büyük bir siyasal devrim niteliğindedir. Herkesin kimliğini, kültürünü ve inancını kabul etmek ve bu farkları toplumsal kaynaşmayı sağlamak adına kullanmak son derece önemlidir.
Bu konu on üç yıl önce çözülme yoluna gidilebilirdi. Ancak tüm bu gelişmeler, meselelerin tamamen çözüldüğü anlamına da gelmiyor. Önemli olan, sorunların mevcut olup olmadığı değil, bu tür sorunların nasıl bir yöntemle çözüleceğinin belirlenmesidir.
Şiddet yolu mu tercih edilecek, yoksa diyalog mu? Türkiye'deki siyasi partilerin, Meclis'in ve basının işleyişi herkesin bulunduğu yeri, siyasi duruşunu karşı tarafa anlatması için diyalog yoluyla ilerleme şansı tanımaktadır.
ŞİDDET YOLUYLA DEĞİL, DİYALOG YOLUYLA GÖTÜRECEĞİZ
Bakan Fidan, “Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki kardeşlik sürecinin bir parçası olarak, nihayetinde yıllardır çözülmesi gereken bir sorunu sona erdireceğiz. Eldeki herhangi bir sorun veya tartışma ortamını, medeni bir şekilde, uluslararası normlarda olduğu gibi, Meclis’in çatısı altında, diğer siyasi platformlarda şiddetle değil diyalog yoluyla aşacağız,” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Diyarbakır ve çevresinin, hak ettiği ekonomik düzeye ulaşacağını vurgulayan Fidan, “Bütün hedefimiz bu yönde. Sadece Türkiye’deki sorunları değil, ‘terörsüz bölge’ anlayışı çerçevesinde Suriye ve Irak'ın da istikrarını sağlayacak, siyasi şiddeti sona erdirecek bir düzenin bölgeye kazandırılması gerekiyor,” dedi.
25 SENE ÖNCEKİ DURUMLA ŞİMDİKİ DURUM İNANILMAZ DERECEDE FARKLI
Bölgeyi kara yoluyla ziyaret ettiğini anlatan Bakan Fidan, “Ahlat’taki etkinlikten sonra, arkadaşlarımla birlikte araba sürerek döneyim dedim. Van Gölü çevresinden Muş’a, ardından Solhan’a, oradan Bingöl’e ve Elazığ’a, son olarak da Malatya’ya kadar kendim kullandım,” ifadelerini kullandı. Bu gezinin önemine değinen Fidan, şehirlerarası yolların, köylerin ve ilçelerin durumunun yerinde gözlemlenmesi gerektiğini belirtti.
“Gerçekten 25 yıl öncesiyle bugünün durumu arasında inanılmaz bir fark var,” şeklinde ekleme yaptı. Duble yolların yapılmasıyla birlikte artık kerpiç evlerin görünmediği belirtildi. Ayrıca, Silvan Barajı ile ilgili umut verici bilgilerin elde edildiği ifade edildi.
Barajın tamamlanmasıyla birlikte, Dicle Barajı ve Kralkızı Barajı’nın ek tesislerinin de devreye girmesiyle yaklaşık 4 milyon dönüm ek alanın daha iyi sulanması mümkün olacak. Bu durum, ürünlerin 2 ila 2,5 kat artmasına yol açacağı kaydedildi. Bakan Fidan, "2028-2029 yıllarından itibaren tarım odaklı ekonomik gelirin ne kadar yükselebileceğini tahmin ediyoruz.
Bu süreçte birkaç milyar dolarlık ek bir gelir meydana gelecektir" diye konuştu.
ÖNÜMÜZDE ÇOK AMA ÇOK GÜZEL GÜNLER VAR
Bakan, "İnşallah üzerimizde kara bulut gibi dolaşan terör meselesi sona erer. Bu proje, siyasal şiddetin gündemden silindiği, her şeyin medeni bir şekilde müzakere edildiği bir dönemde, mevcut kalkınma ve ekonomik durumun çok daha üstüne çıkabileceğimizi göstermektedir. Önümüzde gerçekten çok ama çok güzel günler var.
Bunun gerçekleşmesini sağlayan tüm kardeşlerime içtenlikle teşekkür ediyorum. Bölge halkının bu meseleye sahip çıkması, destek sunması ve sağduyusunu koruması oldukça önemlidir. Bu konuda gösterdiğiniz çaba, her türlü takdiri hak etmektedir" şeklinde değerlendirmelerde bulundu.