Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Toplantısı'nın ardından Mardin Valiliği ve Mardin Adliyesini ziyaret etti. Bakan Gürlek'in ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile birlikte Mardin 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkında düzenlenen 'İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı'na katıldı.
Bakan Işıkhan, fuarda yaptığı konuşmada, kendi işini kurmak isteyen eski hükümlülere sağlanan hibe desteği üst limitinin 2023 yılında 550 bin liraya yükseldiğini belirtti. Işıkhan, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı, emeğin, insan hayatındaki dönüştürücü gücünün, meslek edinmenin ve yeniden başlamanın ne kadar kıymetli olduğunun somut bir göstergesidir.
İnsan hayatında hatalar, yanlış tercihler ve bazen telafisi güç hadiseler yaşanabilir." dedi. Hataların insanı geçmişinde mahkum etmemesi gerektiğine vurguda bulunan Işıkhan, "Önemli olan, insanın geçmişindeki hatalarına mahkum edilmemesi, yeniden ayağa kalkabilmesi ve topluma faydalı birey olarak hayatına devam edebilmesidir.
Adalet, toplumun huzurunu ve güvenliğini teminat altına alırken insana yeniden bir gelecek kurma fırsatı sunar." şeklinde konuştu. Işıkhan, fuarda sergilenen her bir ürünün ardındaki anlayışın somut bir karşılığı bulunduğunu ifade etti.
Ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak insanlarının meslek edinmesini, becerilerini geliştirmesini ve üretken bir hayatın içerisinde yer almasını son derece kıymetli bulduklarını dile getirdi.
Adalet Bakanlığı ile kıymetli bir iş birliği yürüttüklerini aktaran Işıkhan, geçen yıl bakanlıklar arasında imzalanan protokolle hükümlülerin, yükümlülerin ve eski hükümlülerin istihdam imkanlarını geliştirmeyi ve çalışma hayatına katılımlarını kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Işıkhan, "Ceza ve İnfaz kurumlarında kazanılan bir mesleğin tahliye sonrası yeni bir hayatın kapısı olmasını da destekliyoruz.
İŞKUR aracılığıyla yürüttüğümüz çalışmalarda da eski hükümlü vatandaşlarımızın istihdama katılmalarına destek oluyoruz." dedi. Bakan Işıkhan, bu sene kendi işini kurmak isteyen eski hükümlü vatandaşlara sağladıkları hibe desteğinin üst limitinin 550 bin lira olarak belirlendiğini hatırlattı.
Son olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemizin her alanda gelişmesi ve insanı merkeze alan kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla büyük bir çaba sarf ettiklerini kaydeden Işıkhan, güçlü bir Türkiye'nin adaletiyle, toplumsal dayanışmasıyla, üretim gücüyle ve her bir vatandaşına sunduğu fırsatlarla yükseleceğini sözlerine ekledi.
Bakan Işıkhan, "30 Ekim itibarıyla faaliyetlerimizde yer alan tutuklu ve hükümlü sayısı 82 bin olarak tespit edilmiştir. İşyurtları Kurumumuz bünyesinde 379 İşyurdu Müdürlüğü, 200'ü aşkın iş ve meslek kolunda faaliyet göstermektedir." ifadelerine yer verdi.
Mobilya, tekstil, metal işleme, gıda, tarım, hayvancılık, elektrik-elektronik, inşaat, onarım ve el sanatları gibi pek çok alanda eğitim ve üretim faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Bu geniş yapının yönetiminde 12 bin 635 personel görev almaktadır. 2025 yılı içerisinde, 77 binden fazla hükümlü ve tutuklu, mesleki eğitim süreçlerine katılım göstermiştir.
Bu katılımlar, 2024 yılına göre yaklaşık yüzde 32,6 oranında bir artış göstermiştir. 2026 yılına gelindiğinde, bu çabalar devam etmiştir. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla, yıl içinde yürütülen faaliyetlere katılan hükümlü ve tutuklu sayısı yaklaşık 82 bine ulaşmıştır. Mevcut durumda, bu faaliyetlere katılan hükümlü ve tutuklu sayısı 32 binin üzerindedir.
Ancak, bu rakamların yanı sıra, kişilerin ceza infaz kurumlarından hangi bilgi ve becerilerle ayrıldığı da büyük önem taşımaktadır. Bu yüzden, üretim faaliyetlerini mesleki eğitimle desteklemeye özel bir önem vermekteyiz. Ceza infaz kurumlarındaki Mesleki Eğitim Merkezlerinin sayısını son altı ay içinde 67’den 73’e yükselttik.
Ekim 2026 sonu itibarıyla, bu merkezlerde 1306 hükümlü eğitimlerine devam etmektedir. Eğitimlerin sonunda, katılımcılara kalfalık, ustalık, usta öğreticilik belgeleri ve meslek lisesi diplomaları verilmektedir. Ceza infaz kurumuna mesleksiz giren bir bireyin, tahliye olduğunda geçerli bir meslek belgesi ile ayrılması büyük bir değere sahiptir.
Ancak, bu belgenin iş hayatında geçerli olması da en az bu durum kadar önemlidir. Amacımız, bireylerin bir işyerinde çalışabilmesi, kendi işlerini kurabilmesi ve ailelerine kendi emekleriyle katkıda bulunabilmesidir. Bu noktada, yalnızca kurumlarımızın imkanlarıyla sınırlı kalmıyor, kamu ve özel sektörle güçlü mesleki iş birlikleri yürütüyoruz.
Kasım 2026 itibarıyla, kamu sektörüyle 80, özel sektörle ise 105 ayrı sözleşme yapılmış olup, toplamda 4 bini aşkın hükümlü ve tutukluya doğrudan çalışma ve mesleki deneyim imkanı sunulmaktadır. Çünkü ceza infaz kurumunda kazanılan mesleki deneyimin gerçek iş hayatıyla buluşması, tahliye sonrasında istihdama katılımı güçlendirmektedir.
Gelecek dönemde, bu iş birliklerini daha da ileriye taşıyacak, kamu işyerlerinde eski hükümlü istihdamına yönelik kanuni yükümlülüklerin etkin uygulanmasını da takip edeceğiz. Ayrıca, bireylerin toplumsal hayata yeniden entegrasyonunu manevi rehberlik ve eğitim çalışmalarıyla destekleyeceğiz. Bu bağlamda, hafızlık eğitimini tamamlayan hükümlülerin varlığı, yürütülen çalışmaların önemli bir sonucu olarak değerlendirilmektedir.
Bütün bu çabalarla, bireylerin tahliye sonrasında kendilerine yeni, meşru ve üretken bir yaşam kurmalarına olanak tanıyan fırsatları artırmayı hedefliyoruz. Çünkü bir insanın yeniden suça yönelmesini engellemenin en etkili yöntemlerinden biri, böyle bir hayatı inşa etmeye yönelik yeterlilik ve ümit taşımasıdır.”
SUÇLULARLA VE ORGANİZE SUÇ ÇETELERİYLE MÜCADELEDE HİÇBİR TAVİZ VERİLMEMEKTEDİR
Bakan Gürlek, konuşmasına devam ederek, “Devletimiz, vatandaşlarımızın güvenliğine tehdit oluşturan suçlularla ve organize suç gruplarıyla hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde etkin bir mücadele sürdürmekte ve bu süreçte asla taviz vermemektedir. Ancak bu güçlü devlet anlayışımız sadece bununla sınırlı kalmamaktadır.
Cezasını çeken bireylerin yeniden suça yönelmemesi, bir meslek edinerek hayatlarını yeniden inşa edebilmeleri için gerçekleştirdiğimiz çaba da bu anlayışın bir parçasıdır. Devletimizin sunduğu destek, bu sorumluluğun bir göstergesidir. Suç ve suç örgütleriyle mücadelede kararlı bir duruş sergilerken, diğer yandan hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması için gerekli imkânları sağlamaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Bu anlayışı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde belirlenen Türkiye Yüzyılı vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı “Adaletin Yüzyılı” haline getirme hedefimiz, ceza ve infaz alanındaki çabalarımıza da yön vermektedir. Bu hedef, yalnızca yargı süreçlerinin hızlandırılması veya adalet hizmetlerinin geliştirilmesi anlamına gelmemektedir.
Hükümlü ve tutuklulara eğitim ve meslek edinme fırsatlarının artırılması, kurumlarımızın fiziksel ve teknik kapasitelerinin geliştirilmesi, personelimizin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve tahliyeden sonra bireylerin toplumsal hayata entegrasyonunun desteklenmesi de bu hedefin ayrılmaz kısımlarıdır.
İşyurtlarımızın eğitim ve üretim yeteneklerini artırma, yeni meslek alanları oluşturma, teknolojik imkânları etkin bir şekilde kullanma ve kamu ile özel sektör iş birliklerini genişletme çabalarımız sürecektir. Burada kazanılan her meslek, edinilen her beceri ve ortaya çıkan her ürün, bir bireyin geleceğine yapılan bir yatırımdır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı ‘Adaletin Yüzyılı’ haline getirme hedefi doğrultusunda hukuk devleti anlayışımızı güçlendirmeye, toplumsal huzurumuzu korumaya ve ceza infaz sistemimizi daha etkili hale getirmeye devam edeceğiz.” 300 x 250 100