Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın 31'inci oturumu (COP31) ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum, mevcut çalışmalara göre konferansın 2 milyar dolarlık doğrudan ekonomik hareketlilik sağlayacağını ifade etti. Ayrıca, bu etkinin çarpan etkisiyle toplam katma değerinin 34 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile birlikte Antalya'da incelemelerde bulunan Bakan Kurum, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir'in de eşlik ettiği çalışmalarda son durumu aktardı. Bakan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde COP31 başkanlığını devraldıkları günden bu yana planlı ve programlı bir şekilde mesai harcadıklarını vurguladı.
Bakan Kurum, "Bugün de İçişleri Bakanımız ile birlikte burada yerinde incelemelerde bulunuyoruz. Konferans alanında, ulaşım güzergahlarında güvenlik noktalarında ve sağlık gruplarında detaylı incelemelerde bulunuyoruz. Artık son aşamaya gelmiş durumdayız ve oldukça hazır olduğumuzu ifade etmek isterim," dedi.
KONFERANSA KATILIM BİLGİLERİ
Konferans ile ilgili detaylar veren Bakan Kurum, 11-12 Kasım tarihlerinde Liderler Zirvesi'nin gerçekleştirileceğini ve şu ana kadar 85 liderin katılımını bildirdiğini belirtti. Ayrıca, Birleşmiş Milletler'den gelen bilgilere göre, 300’e yakın bakanın da konferansa katılacağı kaydedildi.
ALAN HAKKINDA DETAYLAR
Bakan Kurum, mavi bölge olarak adlandırdıkları 1 milyon 100 bin metrekarelik alanda yarısı mavi, yarısı da yeşil alan olarak belirlendiğini aktardı. Bu alanda liderleri ve heyetleri ayrı ayrı ağırlayacaklarını, aynı zamanda iklim müzakerelerinin de gerçekleştirileceğini ifade etti. Bakan, 159 pavilyon ve 90 delegasyon ofisi başvurusunun onaylandığını dile getirdi.
Bu rakamların COP31 tarihindeki en yüksek başvuru sayısı olduğuna dikkat çekti.
Bakan Kurum ayrıca, mavi bölgede 2 genel kurul salonu, 28 toplantı salonu ve 6 özel etkinlik alanını hazır hale getirdiklerini duyurdu. 4 bin ulusal ve uluslararası medya mensubuna hizmet verecek bir medya merkezi kurduklarını ve şu ana kadar 3 bin medya temsilcisinin akreditasyonunu tamamladığını belirtti.
Bu bağlamda 300'ün üzerinde basın toplantısının yapılmasının planlandığını ve Türkiye'nin iklimdeki liderliğini tüm dünyaya sunacak olan 40 canlı yayın noktasının da hazır bulunduğunu sözlerine ekledi. Yeşil bölgenin Türkiye'ye dair her şeyi bulabilecekleri bir alan olacağını ifade eden Bakan Kurum, bu bölgenin aynı zamanda dünyaya açılan bir vitrin olacağını belirtti.
Etkinlik alanları, sergiler, konserler, çocuk oyun alanları ve çocuk adası, gençlerimizin ve çocuklarımızın teknolojiyle dolu bir eğlence deneyimi yaşayacağı mekanlar olarak planlanıyor. Ayrıca, Türk mutfağının zenginliği, Antalya, Gaziantep ve Konya gibi yedi bölgeden gelen lezzetlerle misafirlere tanıtılacak. Kültürel değerlerimiz de etkinliklerle etkin bir şekilde ziyaretçilere aktarılacak. Türk'ün misafirperverliği ve hoşgörüsü, COP31’in tüm alanlarında deneyimlenecek.
MEKANLAR ÜLKEMİZİN İZDÜŞÜMÜ
Bu mekanlar, Türkiye’nin bir yansıması niteliğinde olacak. Aynı zamanda bu alan, Türkiye’nin en büyük açık hava gösteri alanıdır. Emine Erdoğan Hanım Efendi'nin himayesinde yürütülen sıfır atık projesi, COP31 süresince her alanda hissedilecek.
Festival tadında gerçekleşecek bu zirveye, Bakan Kurum tüm Türkiye ve dünyayı davet etti ve "Gerçekten böylesi güzide bir mekanda Antalya'da buluşacağız" ifadelerini kullandı.
DÜNYA 154 ÜLKEDEN GÖNÜLLÜLERİ AĞIRLAYACAK
Konferansa, 154 farklı ülkeden toplam 45 bin gönüllü ve 2 bin sivil toplum örgütü başvurdu. Türkiye’deki belediyeler ve uluslararası alandaki diğer belediyeler, bu alanda gerçekleştirdikleri projeleri ve birikimlerini aktarma fırsatı bulacak. COP31, devletin tüm kurumlarının yanı sıra gönüllülerin ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla yürütülecek.
Bakan Kurum, "Kasım ayında dünya Türkiye'den sesini duyuracak ve bütün dünyanın gözü kulağı inşallah Türkiye'de olacak" şeklinde konuştu.
ULAŞIM VE GÜVENLİK EN TEMEL İKİ BAŞLIK
Bakan Kurum, organizasyonda ulaşım ve güvenliğin yönetilmesi gereken en temel iki konu olduğunu belirtti. Ulaşım alanında daha önce gerçekleştirdikleri yol açılışlarının önemine dikkat çekti. "Bu kapsamda toplam 38 kilometre yolu baştan aşağı yeniledik.
Dört ana arterde 21 kilometreyi aşan bir çalışma yürütüldü ve buraya gelen misafirlerimizin güvenli bir şekilde ulaşımını sağlamak için 16 bin metrekarelik imalatı da tamamladık" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, konaklama bölgelerinden etkinlik alanına ulaşımı sağlamak için yedi karayolu güzergahı ve tramvay hattı ile bir altyapı oluşturdu. Böylece 1 milyonu aşan ziyaretçi için güvenli ulaşım sağlanacak.
Büyükşehir Belediyesi ve diğer illerden gelen araçlarla misafirlerin ulaşımı sağlanacak. İlave olarak, 630 araç devreye alınarak, katılımcıların düşük emisyonlu otobüslerle ana noktaya ulaşımı ve daha sonra elektrikli araçlarla etkinlik alanına geçişi planlanmaktadır. Misafirlerin transferlerini sorunsuz bir şekilde gerçekleştirirken, ortak yaşam alanımız olan dünyamızı koruma çabalarımızı sürdürüyoruz.
İçişleri Bakanı'nın koordinasyonunda güvenlik alanında kapsamlı bir çalışma yürüttüğümüzü belirtmek istiyorum. Güvenliği, yalnızca asayişle sınırlı görmeyen bir yaklaşım benimsiyoruz.
ANTALYA'DA YENİ ORGANİZASYONLARA EV SAHİPLİĞİ YAPILACAK
Bakan Kurum, "EXPO 2016 alanına yaptığımız büyük yatırımlar sayesinde Antalya, ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek duruma geldi" dedi. Ayrıca, "Türkiye'nin, hatta dünyanın sayılı altyapıya sahip organizasyonlarından söz ediyoruz ve bu önemli yatırımlar, fuar ve kongrelere ev sahipliği yapacak kalıcı bir altyapı oluşturacaktır" şeklinde sözlerine devam etti.
Bakan Kurum, "Bu alandan misafirlerimizi 20 Kasım'da uğurlayacağız. Bu mekan, Antalya'mıza ve ülkemize her alanda hizmet etmeye devam edecek" diyerek mevcut çalışmalar doğrultusunda COP31’in Antalya'da yaklaşık 2 milyar dolarlık doğrudan ekonomik hareketlilik yaratmasını beklediklerini ifade etti.
Çarpan etkisiyle toplam katma değerinin 34 milyar dolara ulaşmasını beklediklerini vurgulayan Bakan Kurum, "Bu büyük organizasyonda şehrimizin esnafı konaklamadan ulaşıma, inşaat ve prodüksiyona kadar birçok sektörde ticari hareketlilik kazanacak" dedi. İlk günden itibaren diyalog, uzlaşı ve aksiyon temelleri üzerine kurgulanan bu COP'un, iklim politikalarında kalıcı bir iz bırakacağını düşündüğünü belirtti.
PARYS ANLAŞMASI'NIN İKİNCİ YILINDA KALICI UYGULAMALAR
Paris Antlaşması'nın ikinci yılı itibarıyla kalıcı uygulamaları hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyleyen Bakan Kurum, "Bu konuda eylemi ön plana çıkaran bir COP31 düzenlemek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye olarak COP31’de sadece ev sahibi olmanın ötesinde, sanayiden ulaşıma, tarımdan turizme kadar birçok sektöre yön veren bir konumda olmayı arzuladıklarını aktardı. Bakan Kurum, "Kıtalar arası köprü olacağız.
Türkiye, doğu ile batı, kuzey ile güney arasında medeniyetlerin buluşma noktası olacak ve dünyayı Türkiye'de bir araya getirerek küresel iklim gündemine yön vermeyi hedefleyecek bir başkanlık süreci yürütecektir" şeklinde konuştu.