Antalya'da doğuştan bir arka yüzgeci bulunmayan ve 'DOA' ismi verilen caretta caretta, uydu takip cihazı takılarak 25 Temmuz'da Belek sahilinden denize bırakıldı. Dünya genelinde uyduyla takip edilen ilk 'amelik: uzvu gelişmemiş' deniz kaplumbağası olan DOA, Lübnan kıyılarına kadar ulaştı.
Akdeniz'in en büyük caretta caretta yuvalama alanlarından biri olan Belek kumsalında, Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) tarafından yapılan çalışmalarda bilim açısından önemli bir gelişme kaydedildi.
YÜZGEÇLERİ HİÇ OLMADIĞI BELİRLENDİ
Boğazkent kumsalında yumurtlamak için karaya çıkan bir yetişkin caretta carettanın arka yüzgeçlerinden birinin eksik olduğu tespit edildi. DOA'nın, yapılan veteriner muayenesi ve röntgen incelemesi sonucunda yüzgecini sonradan kaybetmediği, doğuştan bu şekilde dünyaya geldiği belirlendi. Bu kaplumbağaya uydu izleme cihazı takılarak denizdeki hareketlerinin ve göç davranışlarının bilimsel olarak izlenmesi kararlaştırıldı.
BELEK'TEN LÜBNAN KIYILARINA ULAŞTI
Belek'teki turizm tesislerinin desteğiyle sağlanan uydu izleme cihazı sayesinde, 25 Temmuz'da denize bırakılan DOA'nın hareketleri takip edilmeye başlandı. Uydu haritasında, DOA'nın Kıbrıs'ın güneyinden Doğu Akdeniz'e yöneldiği ve Lübnan kıyılarına ulaştığı görüldü. Kaplumbağanın haritadaki son konumu, Belek'e kuş uçuşu 541 kilometre uzaklıkta olarak gösterildi.
DÜNYADA BİLİNEN TEK AMELİK BİREY
EKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Onur Candan, DOA'nın dünyada bilimsel olarak kayıt altına alınmış benzer örneklerden farklı olduğunu vurgulayarak, "Şu ana kadar literatürde amelik bireyle ilgili herhangi bir yayın yok. Bildirilen bir rapor yok. Yuvalamaya çıkan ampute bireyler var, ancak amelik birey yok" dedi.
Doğuştan uzuv gelişmemesi durumunun 'ameli' olarak tanımlandığını belirten Candan, DOA'nın bu özelliğe sahip olup, uydu izleme cihazıyla takip edilen dünyada bilinen tek deniz kaplumbağası olduğunu ifade etti.
YUMURTALARINI YÜZEYE BIRAKTI
EKAD Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat, DOA'yı ilk kez yuva açmaya çalışırken gördüklerini aktararak, "Bu hayvanın arka üyesi yok. Bu hayvanı yuva yapmaya çalışırken gördüm kumsalda. Kendi haline bıraktım.
Yuvayı açamıyordu çünkü iki arkaya üyesini kullanarak açıyor bu hayvanlar. Biri var, diğeri yok. Yumurtalar hazır ve döllenmiş, bekliyor.
O hayvan yumurtlamaya çıkıyor, yuvayı açamıyor. 50 santim falan olması gerekiyor. Bu 10-15 santim ancak açabiliyor. Ve yumurtalarını oraya bırakıp gidiyor" diye konuştu.
EKAD ekipleri, DOA'nın yüzeye yakın bıraktığı yumurtaları, uygun derinlikteki koruma yuvalarına yerleştirerek koruma altına aldı.
"BU HAYVANIN YAŞAM SAVAŞI VAR"
DOA'nın göç etmesinin kendileri için duygusal bir değer taşıdığını ifade eden Dr. Canbolat, "Bu hayvan, o durumu ile 20 yaşına gelmiş. Yumurta bırakıyor. Taksak mı, takmasak mı diye uzun süre düşündüm.
Ancak merakım ağır bastı. Bu hayvan 20 yıldır yaşıyor, çiftleşmiş ve yumurtlamaya da çıktı. Yuvayı açamadı ama bu hayvanın bir yaşam savaşı var. 'O izleme cihazını bu hayvana takalım' dedim.
Ne yapıyor, gezip orada mı kalıyor, gidiyor mu? Antalya'da mı kalıyor? Yoksa başka yerlere mi göç ediyor? Evet, göç ettiğini gözlemledik. Lübnan kıyılarına yöneldi" şeklinde konuştu.
"ÜYE HİÇ GELİŞMEMİŞ"
Prof. Dr. Onur Candan, DOA'nın durumunu ilk incelemede sonradan gelişmiş bir yüzgeç kaybı olarak değerlendirdiklerini, ancak yapılan detaylı kontrollerde herhangi bir yara izinin bulunmadığını aktardı. Candan, "Elle kontrol gerçekleştirdik. İçeride bir kemik parçası var mı diye baktık ama onu da göremeyince 'Hemen röntgenini çektirelim' dedik.
Belek'teki veteriner arkadaş röntgen hizmetini sağladı. Bağlantı bölgesi dahil, asetabulum adı verilen bölüm dahi gelişmemiş. Doğuştan böyle bireylere amelik deniyor.
Ameli bireyler. Üye hiç gelişmemiş" ifadelerini kullandı. Röntgen sonuçlarının DOA'nın yüzgecinin kopmadığını, gelişim sürecinde hiç oluşmadığını gösterdiğini belirten Candan, bu durumun bilimsel açıdan önemli bir fark yarattığını kaydetti.
"HAYATTA KALMASI İNANILMAZ BİR ŞEY"
DOA'nın bugüne kadar hayatta kalmasının ve üreme yaşına ulaşmasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Candan, "Deniz kaplumbağası gibi hem yuvalama hem de denizdeki hareketlerinde arka ayakları çok kritik bir role sahip. Bu hayvanın doğuştan böyle olması gerçekten dikkat çekici. Nasıl denize gittin, o kadar şeyden kurtuldun, o kumsaldan, yuvadan nasıl çıkabildin?
Yuvadan çıkarken arka ayaklar çok önemli. Yıllardır gelip, sahillere nasıl yumurtluyorsun? Bu hayvanın hayatta kalması inanılmaz bir olay. Zaten bu başlı başına bir hikaye" dedi.
DİĞER CARETTALARLA KARŞILAŞTIRILACAK
DOA'nın uydu verilerinin detaylı analizlerinin henüz tamamlanmadığını belirten Prof. Dr. Candan, doğuştan arka yüzgeci bulunmayan bir kaplumbağanın hareketlerinin diğer bireylerle karşılaştırılacağını söyledi. Candan, "DOA'nın günlük aktiviteleri, kaplumbağaların günlük aktivite süreleri bellidir. Gidecekleri mesafeler de öyle.
Bu verileri topluyoruz. DOA'nın verilerini merakla bekliyorum. Takip tamamlandığında veya analizler yapıldığında sonuçlar ortaya çıkacak.
Diğer kaplumbağalardan hiçbir eksiği yok mu acaba? Aynı hızda mı gidiyor, günlük mesafeleri aynı şekilde mi kat ediyor? Şu an baktığımızda göç rotası oldukça düzenli" şeklinde ifade etti.
Ancak aktiviteyle ilgili kesin bir değerlendirme yapabilmek için henüz hazırlanmış sayıların bulunmadığını ifade etti.