Samsun'un Ladik ilçesinde yer alan Seyyid Ahmed-i Kebir Er-Rufai Türbesi, Anadolu'nun önemli tasavvuf büyüklerinden birinin anıtı olarak dikkat çekiyor. Tarihi yapısıyla manevi ziyaret noktalarından biri haline gelen türbe, 7 sanduka ile donatılmış durumda.
TARİHİ VE MİMARİ ÖZELLİKLERİ
Seyyid Ahmed-i Kebir Er-Rufai Hazretleri'nin medfun bulunduğu türbe, asırlardır manevi bir ziyaret alanı olma özelliğini sürdürüyor. 1240 ile 1335 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Seyyid Ahmed-i Kebir, Rufai tarikatının kurucusu Ahmed er-Rufai'nin torunları arasında gösterilmektedir. Türbenin ilk yapısının 14. yüzyılın başlarına kadar uzandığı değerlendirilmektedir.
Kare planlı ve sivri çatılı olarak inşa edilen türbenin ön kısmında iki ahşap sütunlu bir sundurma bulunuyor. Kemerli ve ahşap kapıdan girilen yapının mimarisi, kesme taş ve tuğladan yapılmış olup, Beylikler dönemi mimari özelliklerini yansıtmaktadır.
TARİHSEL BELGELER VE EVLİYA ÇELEBİ
Türbenin kapı açıklığının üzerinde yer alan kitabede yapının geçmişte yenilendiğine dair bilgiler yer alıyor. Osmanlı Arşivi'nde bulunan 1877 tarihli belgeden de türbeye, "Ladik kazasında medfun es-Seyyid Ahmed el-Ekber Zaviyesi" olarak bahsedilmektedir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde türbeden "İrfan ehlinin nazargâhı, gönül ehlinin misafir yeri ve dervişler karargâhı" olarak söz etmektedir.
Ladik'te eğitimci yazar Hadi Ergül, türbe hakkında bilgi verirken, "Seyyid Ahmed-i Kebir Hazretleri, Anadolu evliyalarından olup Ladik'e manen güç, şeref ve değer katan şahsiyetlerden biridir. İnsanların Allah'tan istedikleri duaların tecelli ettiğine inanılan mekânlardan biri burasıdır. Kendisi, bin defa Kur'anı Kerim'i hatmetmiş, yedi defa da yaya olarak hacca gitmiş muhterem bir kişidir" ifadelerini kullandı.