Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, altyapı eksiklikleri ve yanlış yapılaşmanın olduğu bölgelerde ani kuvvetli yağışların su baskınlarına ve sellere yol açtığını ifade etti.
İlgili konuşmasında, "İstanbul başta olmak üzere pek çok metropolde bu kadar kısa sürede bu kadar yüksek yağışı emebilecek toprak kalmadığı için yüzeysel sel ve su baskınları oluşuyor" dedi. Son günlerde Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde etkili olan kuvvetli yağışlar birçok bölgede sel ve su baskınlarına yol açtı.
Prof. Dr. Türkeş, betonlaşma ve yetersiz altyapının yanı sıra dere yataklarındaki yapılaşmanın da yağışların afete dönüşmesinde önemli bir etken olduğunu vurguladı.
YÜKSEK YAĞIŞLARIN ETKİLERİ
Prof. Dr. Türkeş, İstanbul'un yanı sıra Bursa, Balıkesir, Sakarya ve Kocaeli'nin bazı bölgelerinde gerçekleşen yağışların, uzun dönem normallerinin çok üzerinde olduğunu belirtti. Yapılan açıklamalara göre, Kasım ayı ve kış mevsiminde Türkiye'nin büyük çoğunluğunda yağışların normalleri civarında, Batı, Kuzeybatı, Kuzey, Kuzeydoğu ve Doğu Akdeniz'de ise normallerin üzerinde olması bekleniyor.
NORMAL ÜZERİ YAĞIŞLAR BEKLENİYOR
Geçtiğimiz yıl Aralık ayından itibaren Türkiye'ye yağış getiren atmosferik basınç ve rüzgar sistemlerinde, önceki kurak yıllara kıyasla önemli değişiklikler yaşandığını aktaran Prof. Dr. Türkeş, "Türkiye'ye çok kuvvetli, kentlerde sellere ve su baskınlarına yol açan yağışlı sistemlerin bu yıl da Kuzey Atlantik ve Akdeniz havzasındaki önemli sirkülasyon desenlerindeki değişiklik nedeniyle önü açıldı.
Biz bu sene de normalleri civarında ve üzerinde yağış alacağız," şeklinde konuştu. Prof. Dr. Türkeş, küresel ısınmanın etkisiyle kara ve deniz yüzeyindeki sıcaklıkların artmasının buharlaşmayı ve terlemeyi artırdığını belirtti.
KUZEYDEN SOĞUK HAVA ETKİSİ
Yağışların genellikle sağanak, kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde düşmesinin daha sık hale geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Türkeş, "Atmosferde yağış yapabilecek koşullar ortaya çıkınca nem miktarı artıyor, bu nedenle yağışlar daha kuvvetli olarak düşüyor" ifadelerini kullandı.
Ayrıca, "İklim değişikliği koşullarında, özellikle geçiş mevsimlerinde, yüzey hala sıcak olduğu zaman kuzeyden alçak merkezle ya da derin bir olukla soğuk hava sokulduğunda bu karşılaşma çok etkili cephesel ya da kararsızlık yağışlarına yol açıyor" dedi. O yağışlar, kırsal ve kentsel alanlarda felaketlere dönüşüyor.
Türkiye'de ve Akdeniz Havzası'nda yüzey sıcaklıklarının hala yüksek ve nemli olduğu dönemlerde, bu tür tehlikeli yağış olaylarının meydana gelmesi bekleniyor. İklim değişikliği nedeniyle, küresel ısınmanın bir sonucu olarak, artık daha güçlü ve aşırı yağışların yaşanacağını öngörüyoruz.
AFETLER DOĞANIN BOZULDUĞU YERLERDE YAŞANIYOR
Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'deki yetersiz altyapının, yanlış yapılaşmanın ve doğal akarsuların yok edilmesinin, su baskınları ve sellerin başlıca sebepleri olduğunu belirtti. İstanbul gibi birçok büyükşehirde, kısa sürede yüksek miktarda yağı emebilecek bir toprak kalmadığını vurgulayan Türkeş, bu durumun yüzey seline neden olduğunu ifade etti.
Ayrıca, geniş alanları kaplayan ve iklim değişikliğine dayanaksız olan, coğrafyası bozulmuş şehirlerde de taşkınlara ve su baskınlarına sıkça rastlandığına dikkat çekti. "Afetler, doğanın tahrip edildiği, derelerin ve akarsuların yok edildiği, dere yataklarında insan yerleşimlerinin bulunduğu yerlerde meydana geliyor" şeklinde konuştu.
YENİDEN ONARMAMIZ GEREKİYOR
Türkeş, önlemlere de değinerek, "Kuraklık yönetimini düşününce, yağmur suyu yönetimi ve aşırı yağışların kontrol altına alınabilmesi de büyük önem taşıyor. Kentsel altyapının taşkın ve yağmur suyu deşarj sistemlerinin oluşturulması, bozduğumuz doğal coğrafya ile akarsu ağını yeniden onarmamız şart.
Aksi takdirde, ne yerleşim alanlarını, organize sanayi bölgelerini, ne de yolları ve kavşakları bu tarz yağışlardan koruyabiliriz" dedi. Prof. Dr. Türkeş, ayrıca bu sistemlerin belirli standartlarda olması gerektiğini, bunun için 300x250, 100 gibi değerlerin dikkate alınması gerektiğini de vurguladı.