Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Türkiye, Ay'a yerli uzay aracı göndermeye hazırlanıyor

Bakan Kacır, Türkiye'nin 2027'de Ay'a yerli uzay aracı göndereceğini ve yerli navigasyon uygulamasını hayata geçireceğini duyurdu.

YEREL 22.10.2026 17:59 Haber Editörü 333 okuma Okuma Süresi: 6 dk
Türkiye, Ay'a yerli uzay aracı göndermeye hazırlanıyor
Paylaş:
N

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen 20262027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde Türkiye'nin uzay projeleri ve teknolojik hedefleri hakkında bilgi verdi. Kacır, Türkiye'nin 2027'nin ilk aylarında kendi geliştirdiği hibrit roket motoruna sahip uzay aracını Ay'a göndermeyi planladığını belirtti.

Bakan Kacır, ayrıca Türkiye’nin yerli ve milli navigasyon uygulamasını da 2027 yılı itibarıyla kullanmaya başlayacağını ifade etti. Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirilen Ay aracının uzaya gönderilmesinin hedeflendiğini aktaran Kacır, Somali'de kurulacak uzay limanının Türkiye'nin uzaya bağımsız erişim hedefinde önemli bir rol oynayacağını vurguladı.

YERLİ NAVİGASYON UYGULAMASI HEDEFİ

Kacır, navigasyon uygulamalarının sadece ulaşım için değil, aynı zamanda veri güvenliği açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Bu bağlamda, yerli bir çözüm geliştirmeyi stratejik bir hedef olarak gördüklerini belirten Kacır, bu uygulamanın kullanıma sunulma takvimini de açıkladı. Kacır, "Yerli harita ve navigasyon uygulamasını önemsiyoruz.

Son dönemlerde dünyada olup bitenleri takip ediyorsunuz. Bu sivil uygulamaların veri güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz fark ediyoruz. 2027 yılı başından itibaren tüm yabancı uygulamaları silerek yerli ve milli navigasyon uygulamasını kullanmaya başlayacağız" dedi.

UZAY LİMANI KURULUYOR

Somali’de kurulması planlanan uzay limanının, Türkiye'nin uzaya bağımsız erişim hedefleri için önemli olduğunu ifade eden Kacır, uzay teknolojilerinin yalnızca uydu geliştirmekle sınırlı olmadığını, fırlatma sistemleri ve altyapılarının da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzay limanlarının konumunun fırlatma maliyetleri açısından kritik olduğunu belirten Kacır, ekvatora yakın bölgelerin avantaj sağladığını söyledi. Kacır, "Uzaya girişim için müthiş fırsatlar sunuyor.

Çünkü roket fırlatmalarında dünyanın dönüş hızından da istifade ediyorsunuz ve dünyanın dönüş hızı ekvator bölgesinde maksimum seviyede" diye konuştu. Daha az yakıt kullanarak hedefe ulaşmanın mümkün olduğunu belirten Kacır, ekvator bölgesinde gerçekleştirilecek bir fırlatmanın Türkiye'deki maliyetlerden yaklaşık yüzde otuz daha düşük olacağını ifade etti. Bu durumun, rekabetçi bir ortam yaratma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Uzay limanının yalnızca Türkiye'nin fırlatma ihtiyaçları için tasarlanmadığını dile getiren Kacır, dünya genelinde uzaya erişim talebinin arttığını ve bu talebe yanıt verecek fırlatma altyapılarının öneminin altını çizdi. Kacır, "Çünkü nihayetinde bu uzay limanını yalnızca kendi fırlatmalarınız için inşa etmiyorsunuz. Tüm dünyaya bu hizmeti sunabilmeyi amaçlıyoruz ve biz bunu gerçekleştireceğiz.

Artık dünya genelinde fırlatma konusunda bir arz sıkıntısı söz konusu. Her gün bir fırlatma gerçekleşiyor ve bu sayı giderek artıyor," şeklinde konuştu. Somali'de inşa edilecek uzay limanının, Türkiye'nin kendi üretimi olan roketlerle geliştirdiği uydu ve uzay araçlarını uzaya gönderme hedefinin önemli bir bileşeni olacağı planlanıyor.

Projenin, Türkiye'nin uzaya erişim yeteneğini artırmanın yanı sıra uluslararası uzay pazarında da hizmet sunabilme imkânı yaratması öngörülüyor.

"AY ARACINI 2027 YILINDA GÖNDERECEĞİZ"

Kacır, Türkiye'nin uzay alanındaki önemli hedeflerinden birinin Ay'a ulaşmak olduğunu belirterek, yerli kaynaklarla geliştirilmiş olan Ay aracına dair bilgiler paylaştı. Türkiye'nin daha önce uydu teknolojilerindeki deneyimlerini derin uzay görevlerine taşımayı hedeflediğini ifade eden Kacır, Ay programının bu açıdan kritik bir aşama olduğunu söyledi. Kacır, "Ay programını hayata geçiriyoruz.

Geliştirdiğimiz hibrit itki sistemini kullanarak, yüzde 80'in üzerinde yerli üretimle tamamladığımız Ay aracını 2027 yılının ilk aylarında Ay'a göndereceğiz. Bu sayede Türkiye, Ay'a ulaşan dokuz ülkeden biri olacak," dedi. Kacır, Türkiye'nin uydu teknolojilerindeki başarısına da değinerek, yerli üretim olan İMECE ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A'nın önemini vurguladı.

Kacır, "BİLSAT, Rasat, Göktürk, İMECE uydularını yerli ve milli olarak ürettik," şeklinde konuştu. Türkiye’nin yerli ve milli uzay teknolojileri konusundaki ilerlemeleri devam ediyor. Türksat 6A'nın geliştirilmesi, Türkiye'nin haberleşme uydusu üretebilen ülkeler arasına girmesini sağladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, "Ve onu da yüzde 80'in üzerinde yerlilikte ürettik ve dünyada haberleşme uydusu geliştirebilen, üretebilen 11 ülkeden biri haline geldik" açıklamasında bulundu.

Uzay teknolojileri alanında özel sektörün daha fazla yer almasının sağladığı avantajları da vurgulayan Sayan, uydu üretimi ve uzaya erişimdeki gelişmelerin Türkiye için yeni ekonomik fırsatlar sunduğunu belirtti. Türkiye'nin araştırma-geliştirme (ArGe) harcamalarının 20 milyar dolara yaklaştığı ifade edildi. Sayan, "Türkiye'nin toplam arge harcaması 2002 yılında 1,2 milyar dolardı.

Ancak geçtiğimiz yıl Türkiye'de arge harcamaları 19,9 milyar dolara erişti" şeklinde bilgi verdi. Uluslararası anlamda bilimsel yayınların da arttığına değinen Sayan, "Geçtiğimiz yıl Türkiye'den 65 bin uluslararası bilimsel yayın yapıldı. Bunu sizler yaptınız, araştırmacılarımız yaptı.

Türkiye'nin insanları yaptı" açıklamasını yaptı. Türkiye'deki ArGe ve tasarım merkezlerinin sayısının oldukça fazla olduğunu kaydeden Sayan, Bursa'nın bu alandaki önemine dikkat çekti. "Bugün Türkiye'nin 4 milyon ArGe ve tasarım merkezimiz var, sayıları 1700'ü geçti.

Bunlardan 164'ü Bursa’da yer alıyor. 133 ArGe merkezimiz ve 31 tasarım merkezimiz var" dedi. Bursa'nın sanayi üretimindeki kapasitesine de vurgu yapan Sayan, kentin 17 organize sanayi bölgesinde binlerce üretim tesisi ile yüz binlerce çalışan bulunduğunu sözlerine ekledi. "Bursa'da 17 organize sanayi bölgemiz var.

Bu 17 OSB'de 2070 aktif üretim tesisimiz ve 215 bin çalışanımız mevcut. Bu rakamlar, birçok ülkenin sahip olmadığı düzeyde" dedi. Sayan, Marmara Bölgesi’nde sanayinin yoğunlaşmasının bazı riskleri beraberinde getirdiğini belirterek, yeni sanayi alanlarının uzun vadeli bir planlama ile oluşturulacağını kaydetti.

Sanayi alanları master planı çerçevesinde çeşitli bölgelerde yeni sanayi gelişim koridorlarının oluşturulması hedefleniyor. Türkiye’nin lojistik bağlantılarının güçlendirilmesine dikkat çeken Kacır, bu sürecin önemine vurgu yaptı.

SAVUNMA SANAYİSİNDE 100 MİLYAR DOLARI AŞAN PROJE PORTFÖYÜ

Kacır, Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisindeki ilerlemelere de değinerek, sektörün ihracatının 10 milyar doları aştığını ve proje portföyünün 100 milyar doları geçtiğini ifade etti. Kacır, "Türk savunma ve havacılık sanayisi 10 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştiriyor.

Bugün dünyanın en büyük 100 savunma firması arasında yaklaşık 10 Türk firması yer alıyor. 2000’li yılların başında toplam proje sayısı 60 iken, şimdi 1500’e yakın projeden bahsediyoruz" şeklinde konuştu. Ayrıca, bu projelerin hepsinin ileri teknolojiye dayandığını belirtti.

YAPAY ZEKADA 5 MİLYON KİŞİYE OKURYAZARLIK HEDEFİ

Kacır, Türkiye’nin yapay zekâ alanında kendi teknolojilerini geliştirme ve bu alandaki insan kaynağını güçlendirme hedefini de açıkladı. İki yıl içerisinde 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı kazandırılmasının planlandığını söyleyen Kacır, "İki yıl içinde 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandıracağız.

Ayrıca 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka profesyoneli yetiştireceğiz" diye ekledi.

VERİ MERKEZİ KAPASITESİNİN ARTIRILMASI HEDEFİ

Kacır, veri merkezi kapasitesinin artırılmasına yönelik hedeflerini de paylaştı. "Veri merkezi altyapısını mevcut 250 megawatt kapasiteden 1 gigawattın üzerine çıkaracağız. Bu, 2030 yılına kadar 10 milyar doların üzerinde bir yatırımın gerçekleştirilmesi anlamına geliyor" dedi.

BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ’NE MİLLİ TEKNOLOJİ ATÖLYESİ

Bursa Teknik Üniversitesi’nin teknoloji yarışmalarına ve bilimsel çalışmalara katkısına da dikkat çeken Kacır, üniversite bünyesinde Milli Teknoloji Atölyesi kurulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. "Bursa Teknik Üniversitesi'ni bu anlamda gerçekten takdir ediyoruz. İlk yılından itibaren, mevcut rektörümüz ve önceki hocalarımız, bu üniversitenin Teknofest'lerin öncüsü olmasına önemli katkılarda bulundular.

İnşallah bir Milli Teknoloji Atölyesi de üniversitemize kazandırıyoruz. Yüzde 90 seviyesine ulaştık. Nasip olursa bir sonraki ziyaretimizde orayı da göreceğiz" şeklinde konuştu.

BURSA TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜNDEN AÇIKLAMALAR

Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitenin bilimsel yayınlar, patentler, yapay zekâ eğitimi ve sanayi iş birliği konularındaki çalışmalarını anlattı.

TEKNOLOJİ ODAKLI GİRİŞİMCİLİK KAPASİTESİ ARTACAK

Çağlar, üniversitenin yeni teknopark girişimi sayesinde teknoloji odaklı girişimciliği geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti ve inşaat faaliyetlerine 2027 yılının başında başlanmasının öngörüldüğünü söyledi. Kacır ise, Türkiye’nin teknoloji alanındaki ilerlemesinin üniversiteler, araştırmacılar, sanayi kuruluşları ve gençlerin iş birliğiyle devam edeceğini vurguladı.

FAHRİ DOKTORA UNVANI TAKDİM EDİLDİ

Bursa Teknik Üniversitesi'nin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, Bakan Mehmet Fatih Kacır'ın konuşmasının ardından fahri doktora unvanının verilmesiyle sürdü. Tören, üniversite yöneticileri, akademisyenler ve protokol üyelerinin katıldığı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Türkiye Baja Şampiyonası Merkezefendi'de başladı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Türkiye Baja Şampiyonası Merkezefendi'de başladı
WhatsApp
İhbar Hattı