Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Yaşar, 2008 yılında aile ortaklarıyla birlikte kurduğu meyve bahçesi ile bölgedeki modern meyveciliğin gelişimine katkı sağladı. Eşiyle birlikte 60 dönümlük arazide üretim yapan Prof. Dr. Yaşar, elma başta olmak üzere armut, kayısı ve erik gibi meyveler yetiştiriyor.
Bahçeden iç pazarın yanı sıra geçmiş yıllarda Rusya, Irak ve Suriye’ye de ürün gönderildi. Normal koşullarda yıllık yaklaşık 300 ton ürün elde edilen bahçede, bu yıl etkili olan soğuk hava nedeniyle üretim 50-60 tona geriledi. Prof. Dr. Yaşar, bahçesini akademik çalışmalarını uyguladığı bir deneme alanı olarak kullandığını ifade etti.
Başlangıçta 180 dönüm üzerine kurulan bahçenin 120 dönümlük kısmı ortakları tarafından başka bir firmaya devredilirken, kendisi 60 dönümlük alanda üretime devam ediyor. Prof. Dr. Yaşar, “Burası 2008’de kuruldu. Yaklaşık 18 yıldır buraya emek veriyoruz.
Burayı bir aile işletmesi olarak başladığımız bir yer. Ortaklarımız hisselerini sattı. Benim hissem kaldı.
Ben satmadım, burada üretime devam ediyorum. Üretmeyi seviyorum. Akademisyen olarak işin teorisini üniversitede öğreniyor, laboratuvar ortamında elde ettiğimiz sonuçları burada uyguluyoruz.
Bu bize çok büyük fayda sağladı” dedi. Bahçenin bölgedeki meyvecilik faaliyetleri açısından önemli bir örnek oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, “Burası bölgenin ilk kapama büyük bahçesi, modern bahçesi oldu ve ciddi bir örnek teşkil etti. Bir akademisyenin kurduğu düzenli bir bahçe olması da ayrıca önemliydi.
Bizden sonra Van’da çok sayıda bahçe kuruldu. Şu anda Van, elmacılık potansiyeli açısından çok ciddi bir noktaya geldi” diye belirtti. Son yıllarda Van Valisi’nin katkılarıyla fidan dağıtımları yapıldığını da hatırlatan Yaşar, “Van’da ciddi bir meyvecilik potansiyeli oluştu.
Burası da bu işin temelini oluşturdu” ifadelerini kullandı. Üniversitede verdiği teorik eğitimi bahçede uygulamalı çalışmalarla destekleyen Prof. Dr. Yaşar, öğrencilerine meyve yetiştiriciliğinin tüm aşamalarını gösterdiğini anlattı.
Budama, aşılama, çiçeklenme, tozlanma, döllenme, meyve oluşumu, seyreltme, gübreleme ve bitki koruma gibi konuları öğrencilerle birlikte uyguladığını belirten Prof. Dr. Yaşar, yüksek lisans ve doktora öğrencilerini de çalışmalarına dahil etti. Öğrencilerini yalnızca kamu görevlisi olma perspektifiyle eğitmediğini belirten Prof. Dr. Fikret Yaşar, "Öğrencileri sadece devlet memuru olma mantığıyla yetiştirmiyoruz.
Katma değer üretebilen, kendi ayakları üzerinde durabilen, kazanan ve girişimci bir ruh kazanan bireyler olmalarını istiyorum. Bunun için öğrencilerimi zaman zaman buraya getiriyorum" şeklinde konuştu. Meyvecilikte sürekli takip gerektiren bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar, eşinin de ziraat mühendisi ve akademisyen olduğunu belirterek, "Eşimle birlikte bahçede çalışıyoruz" dedi.
Aile desteğinin işletmenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir rol oynadığını ifade eden Yaşar, bitkisel üretimde dikkat edilmesi gereken unsurlara vurgu yaptı. "Bitkisel üretimde gece ve gündüz işin içinde olup gelişmeleri takip etmek gerekiyor. Herhangi bir hastalık ya da zararlı ortaya çıktığında zamanında müdahale edilmezse zarar çok ciddi boyutlara ulaşabiliyor.
Biz bitki korumada hastalık ortaya çıkmadan önlem almayı esas alıyoruz. Bu nedenle sürekli işin içinde olmak gerekiyor. Eşimle birlikte omuz omuza çalışıyoruz.
Üretmeyi seviyoruz, üretmek bize zevk veriyor" ifadelerini kullandı. Van’ın güneşli ikliminin meyvelerin renk, aroma, vitamin ve kalite özelliklerine olumlu katkı sağladığını kaydeden Prof. Dr. Yaşar, kentte yetişen elmaların lezzetiyle tanındığını belirtti. Güneş ışığının bitkiler üzerindeki etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar, "Van meyve ve sebzeleri aroma bakımından çok zengin.
Özellikle elma, aroması ve lezzetiyle öne çıkıyor. Meyveler içinde elma, sebzeler arasında domates çok önemlidir. Elmayı yediğinizde birçok vitamini almış oluyorsunuz.
Van elması piyasada da çok tutuluyor. Aroması, lezzeti çok farklıdır diğerlerine göre. Renk bakımından da oldukça güzeldir" sözlerine yer verdi.
Bahçede elde edilen elmaların üretim miktarına bağlı olarak geçmiş yıllarda yurtdışına da gönderildiğini söyleyen Prof. Dr. Fikret Yaşar, geçmişte Rusya, Irak ve Suriye pazarlarına satış yaptıklarını aktardı. "Elma üretimi fazla olduğunda dış pazara gönderiyoruz. Birkaç yıl Suriye’ye gönderdik, Irak’a da satış yaptık.
Bir yıl İranlı bir tüccar aracılığıyla Rusya’ya sattık. Geçen yıl Türkiye genelinde etkili olan soğuk hava bahçemizi fazla etkilemedi, bu yıl ise yaşanan soğuklar üretimi ciddi ölçüde düşürdü. Geçen yıl bütün Türkiye’yi soğuk vurmuştu ama biz iyiydik.
Bu yıl ise Türkiye’nin birçok yerinde meyve bol, bizim bahçemizi soğuk vurdu. Üretimimiz ciddi şekilde düştü. Normalde benim şahsıma ait bahçeden yaklaşık 300 ton ürün alabiliyoruz.
Bu yıl ise 50-60 ton civarında ürün elde ettik. Yani bu yıl üretim baya düştü" şeklinde konuştu.