Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası İklim Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) iklim değişikliği ile mücadelede somut adımların atıldığı bir zirve olmasını beklediklerini ifade etti.
Toft, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zirveye Danimarka Kraliçesi Mary'nin yanı sıra kamu temsilcileri, özel sektör ve sivil toplumdan oluşan geniş bir heyetin katılacağını belirtti. İklim değişiminin küresel bir sorun olduğunu dile getiren Toft, COP31'de somut adımların atılmasının önemine vurgu yaptı.
FINANSMAN VE TUTARLI ADIMLAR
Toft, COP31'de hem tutarlılığın hayata geçirilebilir hem de finansman konusunda ilerleme sağlanmasını beklediklerini ifade etti. Türkiye'nin COP31'i sadece hedeflerin belirlendiği değil, somut adımların atıldığı bir uygulama konferansına dönüştürme çabasını son derece olumlu bulduğunu söyledi.
Ayrıca, iklim şartlarına ulaşılması ve enerji dönüşümünün hızlandırılması için yapılacak yatırımların özel sektördeki rolüne dikkat çeken Toft, özel sermayenin harekete geçmesinin önemini vurguladı.
ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN ÖNEMİ
Toft, iklim değişikliğinin etkilerinin göz ardı edilemeyeceğini ve gerekli adımlar atılmadığı takdirde bu sorunların büyüyeceğini ifade etti. Danimarka'nın 1970’lerdeki petrol krizinin ardından enerji politikasında yaşadığı değişimi örnek gösteren Toft, o dönemde enerji ihtiyacının büyük oranda Orta Doğu'dan ithal edilen petrol ile karşılandığını belirtti.
Danimarka'nın bu süreçte Kuzey Denizi'nde petrol ve doğal gaz üretimine başladığını, fosil yakıtlara alternatif enerji kaynaklarına yöneldiğini ve yerli kaynakları tercih ettiğini kaydetti. Türkiye'nin de enerji arzı bolluğu ve kaynakları çeşitlendirme çabalarıyla benzer bir süreçten geçtiğini ifade etti.
DENİZÜSTÜ RÜZGAR ENERJİSİ FIRSATI
Toft, Türkiye'deki Danimarkalı firmalarla ortak yatırım fırsatları değerlendirebileceklerini belirtti. Özellikle denizüstü rüzgar enerjisinin ortak çalışma alanı olabileceğini vurgulayan Toft, Danimarkalı proje geliştiricilerin Türkiye'deki denizüstü rüzgar enerjisi ihalelerine ilgiyle baktığını açıkladı. Toft, Türkiye'nin karasal rüzgar enerjisi alanında önemli bir kapasite geliştirdiğini ve mevcut santrallerin yenilenmesi ile modernizasyonunda Danimarka'nın ileri teknolojilerinden faydalanabileceğini belirtti.
Ayrıca enerji verimliliği ve su yönetimi alanlarında da ortak projeler geliştirilmesine yönelik potansiyel olduğunu ifade etti. Rüzgar enerjisinin yerel kalkınma politikaları için önemine dikkat çeken Toft, türbinlerin büyüklüğü nedeniyle üretim ve dağıtımda yerel büyüme kapasitesinin kritik olduğunu vurguladı.