Artan arsa ve inşaat maliyetleri, değişen hane yapısı ve genç kuşakların farklılaşan yaşam alışkanlıkları, konutta yeni bir dönemin başlamasına neden oluyor. Yüksek Mimar ve proje geliştiricisi Emrullah Yedikardeş, geleceğin konutunda büyüklüğün yanı sıra alanın ne kadar verimli kullanılabildiğinin de önem kazandığını belirtiyor. Yedikardeş, "Konut sektöründe uzun yıllar boyunca daha fazla metrekareyi daha fazla değerle eşleştirdik.
Fakat yeni kuşak, kullanmadığı 20 metrekarenin parasını ödemek yerine, ihtiyaç duyduğu anda dönüşebilen alan ve daha zengin ortak yaşam imkânı arıyor" dedi.
METREKARE KADAR FONKSİYON DA ÖNEMLİ
Büyükşehirlerde konut üretiminin en büyük sorunlarından biri arsa maliyetleri. Bu duruma yükselen inşaat maliyetleri ve hane bütçelerindeki sınırlamalar eklenince, konut geliştiricileri için temel soru değişiyor: "Daha fazla metrekare üretmek yerine, aynı metrekareden daha fazla yaşam alanı elde etmek mümkün mü?" Dünyada gelişen mikro yaşam, modüler konut ve co-living modelleri bu soruya verilen yanıtlardan bazıları.
Yedikardeş, bu modelleri yalnızca "küçük ev" olarak tanımlamanın yanlış olduğunu vurguladı. "Buradaki mesele, insanları daha küçük alanlarda yaşamaya mecbur bırakmak değil. Mesele, kullanılmayan alanları azaltıp her metrekaresinin bir işlevi olan konutlar tasarlayabilmek. Geleceğin konutunda metrekare kadar fonksiyon konuşacağız" dedi.
BİR ODA BİRDEN FAZLA HAYAT
Yeni nesil konut tasarımında modüler mimari önemli bir rol oynuyor. Hareketli bölmeler, katlanabilir veya gizlenebilir mobilyalar ve farklı kullanımlara uyarlanabilen alanlarla aynı oda, günün farklı saatlerinde farklı işlevler üstlenebiliyor. Sabah çalışma alanı olarak kullanılan bölüm, akşam yaşam alanına veya yatak odasına dönüşebiliyor.
Özellikle tek kişilik hanelerin arttığı ve uzaktan çalışma veya hibrit çalışmaların günlük hayatın bir parçası haline geldiği büyükşehirlerde, bu yaklaşım konutun kullanım biçimini değiştirme potansiyeli taşıyor.
Yedikardeş, "Bir konutun değerini yalnızca kaç metrekare olduğu üzerinden değerlendirdiğimiz dönem değişiyor. 70 metrekarelik iyi tasarlanmış bir konut, kötü planlanmış daha büyük bir konuttan kullanıcısına daha fazla yaşam alanı sunabilir" diyerek mimarlığın rolüne dikkat çekti. Mikro yaşamın ikinci ayağını ise bireysel konut alanı ile ortak alan arasındaki yeni denge oluşturuyor.
Dünyada özellikle genç profesyoneller ve öğrenciler arasında yaygınlaşan bu modelde, kullanıcı daha kompakt bir özel yaşam alanına sahip olurken, çalışma salonu, spor alanı, ortak mutfak, sinema ve etkinlik alanı gibi fonksiyonları binadaki diğer kullanıcılarla paylaşıyor. Yedikardeş, bu modelin konut geliştiricileri açısından da yeni bir proje anlayışını beraberinde getirdiğini ifade etti.
"Bugün bir insan evden çalışıyorsa, mutlaka dairesinin içinde sürekli kullanmadığı ayrı bir çalışma odasına ihtiyaç duymayabilir. Binada iyi tasarlanmış bir ortak çalışma alanı varsa, aynı ihtiyacı çok daha verimli biçimde karşılayabiliriz" dedi.