Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Hava kirliliği Türkiye'ye 55 milyar dolara mal oluyor

Türkiye, fosil yakıtlara bağımlılığın ekonomik yükünü artırırken, hava kirliliği yılda 55 milyar dolara mal oluyor. Rapor İstanbul'da açıklandı.

EKONOMİ 22.10.2026 16:59 Haber Editörü 551 okuma Okuma Süresi: 4 dk
Hava kirliliği Türkiye'ye 55 milyar dolara mal oluyor
Paylaş:
N

Türkiye, Kasım ayında düzenlenecek COP31 zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, fosil yakıt bağımlılığının ülke içindeki ve Doğu Akdeniz genelindeki sağlık sorunları önemli bir ekonomik yük oluşturuyor. Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) ile Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, bu yükün boyutlarını gözler önüne seriyor.

"Fosil Yakıtların Türkiye’ye Ağır Faturası: Sağlık Yükü ve Ekonomik Maliyeti" başlıklı raporun sonuçları, İstanbul'da düzenlenen bir basın toplantısında kamuoyuna duyuruldu. Araştırmaya göre, Türkiye'de hava kirliliğinin (PM₂.₅) yüzde 52'si kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıt kaynaklı. Bu kirliliğin sağlık üzerindeki etkileri, Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 55 milyar dolara mal olmaktadır.

Bu tutar, ülkenin 2024 yılı gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 4,1'ine denk geliyor. Fosil yakıt kirliliğinin ekonomik maliyeti, Sağlık Bakanlığı'nın 2024 bütçesinin yaklaşık 2,5 katına ulaşıyor.

Türkiye'de fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği, kalp ve damar hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, akciğer kanseri, inme ve diyabet gibi hastalıklar nedeniyle her yıl yaklaşık 26 bin 500 ölüme neden oluyor.

FOSİL YAKIT BAĞIMLILIĞI EKONOMİK YÜKÜ ARTIRIYOR

Türkiye'nin fosil yakıtlara olan bağımlılığı, ekonomik yükü giderek artırıyor. Fosil yakıtların büyük ölçüde ithalata bağımlı olması, Türkiye'yi uluslararası fiyat dalgalanmalarına karşı savunmasız hale getiriyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, Hürmüz krizi sırasında enerji ithalat faturası 2026'nın Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33,8 oranında artış gösterdi.

PM₂.₅ kirliliği, çalışanların sağlığını ve iş gücü verimliliğini de olumsuz etkiliyor. Raporda, Türkiye'de yılda yaklaşık 8,5 milyon gün hastalık nedeniyle işten uzak kalma durumu yaşandığı vurgulanıyor. Ayrıca Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren Türk ihracatçılar için ek maliyetler yaratıyor.

Karbon emisyonlarının en büyük kaynağının fosil yakıtlar olduğu belirtiliyor. 2024 verilerine göre, kömür Türkiye’nin elektrik üretiminin yüzde 35'ini, doğal gaz ise yüzde 19'unu karşılıyor. Karayolu ulaşımında tüketilen enerjinin yüzde 66'sı dizel, yüzde 17'si LPG ve yüzde 16'sı benzinden karşılanıyor.

Elektriğin payı ise sadece yüzde 0,2 düzeyinde kalıyor. Sanayi sektöründe, fosil yakıtlar toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 60'ını karşılamaktadır. CREA Analisti ve raporun yazarı Vera Tattari, araştırmanın sonuçlarını şu şekilde yorumladı: "Araştırmamız, Türkiye'nin fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin ulusal sınırları aştığını ortaya koyuyor.

Kara kaynaklı fosil yakıt emisyonları, hem Batı Asya'da hem de Avrupa'da binlerce insanın ölümüne ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba sebep olmaktadır." Bu rakamların arkasında, kirli havanın etkileriyle mücadele eden bireyler ve aileler bulunmaktadır.

COP31 yaklaşırken, Türkiye'nin, bölge halkının sağlığını ve ekonomik refahını korumak adına fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltma sözü vererek iklim liderliğini somut adımlarla sergileyebileceği ifade edilmektedir.

FOSİL YAKITLARA BAĞIMLILIĞI AZALTMA TAAHHÜDÜ

Türkiye'de kara kaynaklı fosil yakıt emisyonlarının neden olduğu sınır ötesi hava kirliliği, çevresindeki beş ülkede de binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. THHP Koordinatörü Deniz Gümüşel, Türkiye'nin fosil yakıtlardan çıkış için bir yol haritası oluşturması ve uygulamaya geçirmesi durumunda, bu enerji türünün sağlık ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabileceğini belirtti.

Atılması gereken ilk somut adım, elektrik üretiminde yeni kömürlü santrallere izin verilmemesi; örneğin, Afşin Elbistan A ve Cenal santrallerindeki genişletme projelerinin durdurulmasıdır. İkinci acil adım ise mevcut santrallerin, bölge halkının ekonomik, sosyal ve sağlık haklarını güvence altına alan adil bir planla, mümkün olan en kısa sürede kapatılmasıdır.

İklim krizi ile mücadele edebilmek için bu adımlar kaçınılmazdır. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un da belirttiği gibi, "Fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi biçimde uzaklaşılması gerekmektedir."

Raporun ardından düzenlenen panelde, Halk Sağlığı Uzmanı ve THHP Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, sağlık üzerindeki olumsuz etkilerin anne karnında ve bebeklerde bile görüldüğünü vurguladı.

"Her yıl yaklaşık 8 bin erken doğum, 8 bin 200 bebeğin düşük doğum ağırlığı ile doğması, çocuklarda 5 bin 100 yeni astım vakası ve astım nedeniyle 6 bin 500 acil servis başvurusunun hava kirliliğine bağlı olduğunu" ifade etti.

Ayrıca, fosil yakıtların, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) tanımladığı sağlığın dört ticari belirleyicisinden biri olduğunu belirterek, bu durumun tütün ve diğer sağlık açısından zararlı ürünler gibi ele alınması gerektiğini vurguladı. Fosil yakıtların insan sağlığı üzerindeki etkileri ve yol açtığı ekonomik maliyetlerin acil müdahale gerektirdiği belirtiliyor.

Devletlerin fosil yakıt şirketlerine sağladığı teşviklerin sona erdirilmesi, halk sağlığını koruyan ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltan etkili politikaların hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Jeopolitik krizlerin etkisiyle COP31, en önemli iklim zirvelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, panelde şu ifadeleri kullandı: "Zirvenin başkanlığını ve ev sahipliğini üstlenmek, Türkiye’ye iklim konusundaki yönlendirmeleri yapma ve kendi iklim politikalarını geliştirme sorumluluğu getiriyor." Ayrıca, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035 yılına kadar yüzde 35'e ulaşabilmesi için yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması ve fosil yakıt kullanımının azaltılması gerektiğini de vurguladı.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Melisa Döngel ve Murda'nın ilişkisi bir ay sürdü
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Melisa Döngel ve Murda'nın ilişkisi bir ay sürdü
WhatsApp
İhbar Hattı