Dakika başına ödeme esasına dayanan gelir modeli ile dikkat çeken MovieMe, temmuz ayında giriş yaptığı Türkiye pazarında içerik ağını genişletmeye devam ediyor. Dünya genelinde 80 bin olan izleyici sayısını kısa sürede 250 bine çıkaran platform, yıl sonuna kadar Türkiye'de 500 bin izleyiciye ulaşmayı hedefliyor.
Yerel içerik üreticileri, yönetmenler ve stüdyolarla işbirliklerini artıran MovieMe, Türkiye'nin ilk yatay formatlı yapay zeka dizilerinden birini hayata geçirmeyi planlıyor. MovieMe CEO'su Bhavesh Joshi, platformun işleyişini, içerik üreticilerine sundukları yüzde 70'lik gelir paylaşımını ve Türkiye'ye odaklanma sebeplerini anlattı. Joshi, geleneksel abonelik ve reklam modellerinin hem izleyici hem de üretici tarafında yarattığı dengesizliklere dikkat çekti.
Mevcut sistemlerin kullanıcılar üzerinde büyük bir mali yük oluşturduğunu belirten Joshi, "Şu anda mevcut sistemler kullanıcılardan çok fazla ücret alıyor. Çünkü izlemedikleri zamanlarda bile ödeme yapmak zorunda kalıyorlar," dedi. İçerik üreticileri açısından durumun adil olmadığını söyleyen Joshi, harika içerikler üreten fakat bunu gelirle dönüştüremeyen üreticilerin sıkıntı yaşadığını ifade etti.
MovieMe'nin modelinde kullanıcılar, platforma gelerek örneğin 500 dakikalık bir paket satın alabiliyor. Bu dakikaların geçerlilik süresi yok; izleyici, ister hepsini bir gün içinde izlesin ister bir yıla yayarak tüketsin, bu tamamen kendisine kalmış. İzledikçe ödeme anlayışıyla tasarlanan platform, izleyicilerin yalnızca tükettikleri süre kadar ödeme yapmalarına olanak tanıyor.
Joshi, "Bir videoyu atlarsanız veya duraklatırsanız bunun için herhangi bir ücret alınmıyor. Yani 100 dakikalık bir videonun yalnızca son 10 dakikasını izlediyseniz, yalnızca o 10 dakika için ödeme yapıyorsunuz," şeklinde konuştu. Joshi, MovieMe'nin benimsediği gelir modelinin, izlenen her dakikadan elde edilen gelirin yüzde 70'inin doğrudan üreticiye aktarılmasını sağladığını belirtti.
Sektördeki gelir adaletsizliğine dikkat çeken Joshi, "60-70 milyar dolar kazanan platformlar varken, ortalama bir üretici yalnızca bin dolar kazanabiliyor. Bizim için kilit nokta şu, çok daha adil bir ekosistem yaratabilir miyiz?" ifadelerini kullandı. Bhavesh Joshi, Türkiye'nin resmi lansman pazarı olarak seçilmesinin sebebinin Türk yapımlarının küresel etkisi olduğunu söyledi.
Joshi, "Türkiye harika bir hikaye anlatıcılığı geçmişine sahip. ABD ve İngiltere'den sonra Türk içerikleri, dünyada en çok izlenen yapımlar arasında yer alıyor," diye ekledi. Son yıllarda yaşanan gelişmeler ve reklam destekli platformların sağladığı düşük RPM (bin gösterim başına gelir) oranları, Türkiye'yi cazip bir pazar olarak öne çıkarıyor.
Bu konuda yapılan değerlendirmede, hikaye anlatıcılığının büyük bir potansiyele sahip olduğu ve içerik üretiminin profesyonel bir meslek haline geldiği vurgulandı. Türkiye'deki yapımcı, yönetmen ve bağımsız içerik üreticileri ile işbirliklerini hızlandırdıklarını belirten Joshi, Türkiye'den elde edilen tüm içeriklerin yerel Türk yapımları olduğunu ifade etti.
TÜRK HİKAYE ANLATIMINA DESTEK
Türk hikaye anlatıcılığının en güçlü isimlerini platformlarına kazandırmak amacıyla, üreticiler, yönetmenler ve sinemacılarla işbirliği içerisinde olduklarını söyledi. Paylaşılan verilere göre, kullanıcıların bir oturumda ortalama izleme süresi 13 dakika olarak belirlendi. Üretici ödemeleri ise izleme sürelerine göre yukarı yuvarlanarak destekleniyor.
Platform, Barbaros Dikmen'in Caretta Bobi filminin sisteme eklenmesinin ardından, Türkiye'deki içerikleri yavaş yavaş kataloğuna dahil etmeye başladı. Farklı tema ve türlerdeki yerel yapımları küresel izleyici ile buluşturmayı amaçlayan MovieMe, Türkiye'den yüklenen içeriklerin dünya genelinde erişilebilir olmasını sağlıyor.
Ayrıca, gelişen izleme alışkanlıkları ve üretim teknolojilerini göz önünde bulundurarak, Türkiye'nin ilk yatay formatlı yapay zeka dizilerinden birini geliştirmek için hazırlık sürecini sürdürüyor. Platform, gelecek ay yeni içeriklerin eklenmesinin ardından kapsamlı bir lansman etkinliği düzenlemeyi planlıyor.