Getir ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle Türkiye genelinde 18 yaş üzeri bin 320 kişiyle gerçekleştirilen Market Alışverişi ve Zaman Algısı Araştırması, tüketicilerin market alışverişi sırasında zaman, bütçe ve kontrolü birlikte gözettiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, haftalık veya daha kapsamlı market alışverişinin, liste hazırlığından ürünlerin eve yerleştirilmesine kadar ortalama 111 dakika sürdüğü belirtilmiştir.
Çocuklarla yapılan alışverişte bu süre 181 dakikaya kadar çıkmaktadır. Online market veya hızlı teslimat kanalını kullananların oranı ise yüzde 52 olarak kaydedilmiştir. Haftalık veya daha kapsamlı market alışverişinin haftada bir kez tekrarlandığı varsayımında, ortalama 111 dakikalık süre yılda en az 96 saate, yani tam 4 güne ulaşıyor.
Katılımcıların bildirdiği ortalama 249 TL’lik gidiş-geliş maliyeti aynı sıklıkla tekrarlandığında ise yıllık ulaşım gideri yaklaşık 12 bin 950 TL oldu. Bulgular, market alışverişinde ürün fiyatının yanı sıra zaman, ulaşım, paketleri taşıma, bekleme ve planlama unsurlarının da tüketici tercihinde etkili olduğunu göstermektedir.
Getir CEO’su Batuhan Gültakan, şirketin 2015’te dünyada bir ilki Türkiye’den başlatarak market ürünlerini dakikalar içinde kullanıcılarıyla buluşturan yeni bir model olarak kurulduğunu belirtti. Gültakan, Veri Enstitüsü ile yapılan araştırmanın, bugün kullanıcının hızlı teslimatın yanında bütçesini korumak, alışverişini daha kolay planlamak ve daha az efor harcamak istediğini gösterdiğini ifade etti.
Lojistik altyapılarıyla fiziksel yükü, teknoloji ve yapay zeka uygulamalarıyla planlama ve karar verme yükünü azalttıklarını aktaran Gültakan, bunu yaparken seçimi ve kontrolü kullanıcıda bıraktıklarını vurguladı. Araştırmada katılımcıların yüzde 46’sı sık sık aynı anda birkaç işle ilgilenmek zorunda kaldıklarını belirtirken, yüzde 38’i günün kendisine yetmediğini düşündüğünü ifade etti.
Araştırmaya göre online market veya hızlı teslimat kanalını kullananların oranı yüzde 52 olurken, katılımcıların yüzde 48’i online marketin zaman tasarrufu açısından öne çıktığını belirtti. Online marketi kampanya veya fiyat avantajı nedeniyle tercih edenlerin oranı yüzde 44 olarak kaydedildi. Alışverişe ayrılan süre yarıya inse katılımcıların yüzde 26’sı kazanacağı zamanı dinlenmek veya uyumak için kullanacağını bildirdi.
Araştırmada, fiziksel market alışverişine yönelik en zorlayıcı etkenler arasında sıcak hava, ağır ürünler, kalabalık ve ürünleri taşımak gibi unsurlar yer aldı. Fiziksel market alışverişini yorucu bulanların oranı kadınlarda yüzde 46, erkeklerde ise yüzde 36 olarak belirlendi. Bulgular, tüketici açısından kolaylığın yalnızca markete yakınlık veya hızla değil, alışveriş için harcanan toplam eforla birlikte değerlendirildiğini göstermektedir.
Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, araştırmanın market alışverişi anlayışının evrildiğini ortaya koyduğunu belirtti. Tüketiciler, yalnızca markete ulaşmanın hızını değil, alışverişe ayırdıkları zamanı, fiziksel çabayı ve bütçelerini daha etkin bir biçimde yönetmeyi arzuluyor. Seçim haklarını korurken taşıma, bekleme ve planlama gibi süreçleri azaltmanın önemine dikkat çekti.
HER İKİ KİŞİDEN BİRİ ONLİNE MARKET VEYA HIZLI TESLİMAT KULLANIYOR
Online market veya hızlı teslimat hizmetlerinden yararlanan bireylerin oranı yüzde 52 olarak tespit edildi. Online market kullanıcılarının yüzde 44’ü kampanya ve fiyat avantajlarının yanı sıra, yüzde 32’si markete gitmek için zaman veya imkân bulamamanın, yüzde 30’u ise üşenmenin etkili sebepler arasında olduğunu ifade ediyor.
Ayrıca, yüzde 29’luk kesim ağır veya hacimli ürün alımını da tercih nedenleri arasında sıralıyor. Online alışverişte sağlanan kolaylık yüzde 49, zaman tasarrufu ise yüzde 48 ile dikkat çekerken, kampanya ve fiyat karşılaştırma oranı yüzde 43 olarak kaydedildi. Araştırma, online alışverişin payı arttıkça kullanıcı motivasyonlarının da dönüştüğünü göstermekte.
Aylık market harcamasının dörtte birini online yapanlar arasında kampanya ve indirim avantajı, yüzde 58 ile öne çıkarken, harcamasının neredeyse tamamını online gerçekleştirenler arasında bu oran yüzde 28’e düşmektedir. Online alışverişin oranı yükseldikçe, bu kanalı her alışverişte düzenli olarak kullananların oranı 32 kat artış gösteriyor. Gültakan, kampanyaların online market hizmetini denemede önemli bir rol oynadığını vurguladı. Kullanım derinleştikçe zaman, kolaylık ve kişiselleştirilmiş deneyim daha belirgin hale geliyor.
KAZANILAN ZAMAN DİNLENMEYE VE SEVDİKLERE AYRILIYOR
Market alışverişine ayrılan süre yarıya indiğinde, katılımcıların yüzde 26'sı kazanılan zamanı dinlenmek veya uyumak için değerlendireceklerini belirtirken, sevdikleriyle vakit geçirmenin oranı yüzde 19, kişisel bakım için zaman ayırmanın oranı ise yüzde 18 olarak öne çıkıyor. Gültakan, kuruluşlarının temel vaadinin kullanıcıya kıymetli zamanı geri kazandırmak olduğunu ifade etti.
Bu vaadi, alışverişi planlama, ürün arama, sepet oluşturma ve sipariş teslim alma süreçlerinde harcanan toplam eforu azaltacak şekilde genişlettiklerini dile getirdi. Katılımcıların yüzde 47'si markete gitmeden önce evdeki eksik ürünleri kontrol ederken, yüzde 43'ü fiyat, kampanya ve indirim durumunu gözden geçiriyor.
Ayrıca, katılımcıların yüzde 43'ü evdeki ihtiyaçları sorma eğilimindeyken, alışveriş listesi hazırlayanların oranı yoğun yaşam koşulları altında yüzde 37’ye çıkmaktadır. Getir, bu planlama sürecine teslimatın ötesinde özelliklerle destek sağlıyor. Alışveriş Listem, fotoğraf ya da metin formatındaki listeyi sepete dönüştürme işlevi sunarken, Hazır Sepet ise geçmiş alışverişlerden yola çıkarak kullanıcıya önerilerde bulunuyor.
Kişiselleştirilmiş kampanya ve öneriler, arama ve karşılaştırma süresini kısaltırken, nihai kararı kullanıcıya bırakmaktadır. Katılımcıların yüzde 47'si yapay zekânın daha iyi fiyat veya kampanya bulmasını, yüzde 37'si ise ihtiyaçlarına yönelik önerilerin sunulmasını bekliyor. Ayrıca, yüzde 29'u zaman kazandırmasını umuyor.
Kullanıcıların karar verme sürecinin kendilerinde kalmasını önemseyenlerin oranı yüzde 40 olarak belirlenmiştir. Yapay zekâ destekli alışveriş özelliklerinde bütçeye uygun alternatif ürün sunulması, katılımcıların yüzde 44'ü tarafından en çok talep edilen özellik olarak öne çıkıyor.
BÜTÇE VE İHTİYAÇLARA GÖRE YARDIMCI OLMAK
Sepete uygun kampanya veya ürün önerileri yüzde 36 ile ikinci sırada, unutulan ürünlerin hatırlatılması ise yüzde 30 ile üçüncü sırada yer alıyor. Gültakan, tüketicilerin yapay zekâdan bütçelerine, zamanlarına ve ihtiyaçlarına somut katkı beklediğini ifade etti. Son kararın ise kullanıcıda kalmasının önem taşıdığını belirtti.
Şirket olarak, kullanıcıların karar verme süreçlerini kolaylaştıran bir akıllı asistana dönüşmeyi hedefliyoruz. Vizyonumuz, güçlü lojistik altyapısıyla fiziksel çabayı azaltmayı, yapay zekâ ve kişiselleştirme ile karar alma ve planlama sürecini daha verimli hale getirmeyi sağlamaktır.