Türkiye ile Özbekistan arasında ticaretin geliştirilmesi, gümrük bilgileri paylaşımı, sosyal güvenlik alanında işbirliği ve iş dünyasına yönelik imzalanan 5 anlaşma, ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi ve yeni işbirliklerinin oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, iki ülke arasında ticaretin yapılmasına yönelik önemli anlaşmalar imzalandı.
Bu anlaşmalar, pazar erişim olanaklarının genişletilmesi, ticaretin hızlandırılması ve iş alanlarında yeni kurumsal işbirliklerinin geliştirilmesine odaklanıyor. Sosyal güvenlik alanındaki düzenlemelerin, iki ülkenin sosyal haklarının korunmasında işbirliğini güçlendirmesi öngörülüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye'nin Özbekistan'a yaptığı ihracat, ocak-eylül döneminde 1 milyar 107,5 milyon dolar olarak kaydedildi.
Bu süreçte, Özbekistan'a en fazla ihracat 309,4 milyon dolarlık kimyasal ürünler ve imalat sektöründen gerçekleştirildi. Hazır giyim ve hububat sektörleri de ihracattaki artışla dikkat çekti. İki ülke arasında geçen yıl 3,1 milyar dolar olan ticaret hacminin, ilk aşamada 5 milyar dolara, orta vadede ise 10 milyar dolara çıkması hedefleniyor.
Bu potansiyelin, sanayi, enerji, dağıtım, lojistik, tarım ve tekstil gibi birçok sektörde yatırımların geliştirilmesi ve ortak kalkınma için fırsatlar sunması bekleniyor. Özbekistan'daki Türk yatırımlarının toplam büyüklüğünün 8 milyar doları aştığı bilgisi verildi. Türkiye, 2024 ve 2025 yıllarında en fazla yatırım yapan üçüncü ülke konumuna geldi.
Ülkede 2 bin 200'den fazla Türk sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Türk müteahhitler, toplam değeri 9,5 milyar doları aşan 333 projeyi üstlenmiş durumda. İki ülke arasında enerji, sanayi, altyapı ve teknoloji gibi çeşitli alanlarda işbirliğini geliştirmek, serbest ve özel ekonomik sistemler aracılığıyla ortak yatırımları artırmak amacıyla çalışmalar devam ediyor.
Bu yeteneğin, ortak ticaret ve yatırım projelerinin değerlendirilmesi ile iş dünyası arasında kurumsal işbirliğinin artırılmasını hedefleyen İş Dünyasının Desteklenmesine Dair Yüksek Düzeyli Konseyin kurulmasıyla sağlanması bekleniyor.
TÜRKİYE VE ÖZBEKİSTAN EKONOMİLERİ BİRBİRİNİ İZLEYEN BİR YAPIYA SAHİP
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Özbekistan İş Konseyi Başkanı Özgür Onur Özgüven, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ticaret ve ekonomik ilişkilerin yöneliminin istatistiklerle net bir şekilde ortaya konduğunu ifade etti. Özgüven, Türkiye'nin geçen yıl Özbekistan'a gerçekleştirdiği ihracatın 2,05 milyar dolar, bu ülkeden yaptığı ithalatın da 1,04 milyar dolar olarak belirlendiğini dile getirdi.
İkili ticaret hacminin, 2016 yılında 1,3 milyar dolar seviyesinden 2025 yılı itibarıyla 3,1 milyar dolara ulaştığını aktardı. Son on yıl içinde ticaret hacminin iki katına çıkmasının yanı sıra ekonomik ilişkilerin de güçlendiğini belirten Özgüven, yüksek düzeyli işbirliği ve karma ekonomik komisyonun düzenli olarak işletilmesinin, iki ülke arasındaki işbirliğinin farklı alanlarda derinleşmesine katkı sağladığını da belirtti.
Özgüven, Türkiye ve Özbekistan ekonomileri arasında dinamik bir yapının mevcut olduğunu söyleyerek, Türkiye'nin müteahhitlik, sanayi, tekstil, makine, gıda işleme ve hizmet alanlarındaki tecrübelerinin ön plana çıktığını, buna karşılık Özbekistan'ın genç nüfusu, doğal kaynakları ve Orta Asya'daki stratejik konumunun önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Bu yapı, ortak üretim ve yatırım projeleri açısından sağlam bir zemin oluşturuyor.
ORTA KORİDORUN GELİŞMESİYLE BİRLİKTE YENİ FIRSATLAR ORTAYA ÇIKIYOR
Özgür Onur Özgüven, Özbekistan Ticaret ve Sanayi Odası ile işbirliği içinde iş forumları ve ortak toplantılar düzenlediklerini belirterek, heyet ziyaretleri ve sektör ile bölge tanıtım toplantıları vasıtasıyla karşılıklı işbirliği imkanlarını iş dünyasıyla buluşturduklarını aktardı.
Kasıım ayının ilk haftasında Taşkent’te gerçekleştirecekleri görüşmelere hazırlık yaptıklarını vurgulayan Özgüven, gelişmelerin önümüzdeki dönemde Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı ve bir iş forumu ile devam edeceğini öngördüklerini söyledi. İş Konseyi olarak, ikili ticaretin belirlenen hedeflere ulaşmasını sağlamak için ilgili mercilere çeşitli önerilerde bulunulduğunu belirtti.
Ortak üretim, üçüncü ülke pazarlarına birlikte açılma ve uzun vadeli işbirlikleri, ekonomik bağlantıların temel unsurlarından birini oluşturduğunu ifade etti. Özgüven, Özbekistan'ın yabancı yatırımları çekme konusunda bürokratik engelleri asgariye indirmeyi amaçlayan reformlara imza atıldığını, bu bağlamda yatırım ve ticaret odaklı düzenlemelerin Türk iş insanlarına özel pazar ve ortaklık fırsatları sunduğunu kaydetti.
Özgüven, Özbekistan 2030 Stratejisi kapsamında, dünya genelinde enerji, altyapı modernizasyonu, dijitalleşme ve sanayi üretiminde önemli yatırımların yapılmasının öngörüldüğünü vurguladı. Ayrıca, bölgesel koridorların hareketliliği ve Orta Koridor'un gelişimiyle birlikte, akıllı ulaşım sistemleri ve yeni merkezlerin kurulmasına dair çeşitli çalışmaların gündeme geldiğini açıkladı.
TÜRK YATIRIM FONU'NUN ETKİN KULLANIMI
Özgüven, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyelerinin büyük bir ekonomik potansiyele sahip olduğuna dikkat çekerek, 2025 yılı itibarıyla TDT ülkelerinin toplam Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYH) yaklaşık 2,3 trilyon dolara ulaşarak, dünya ekonomisinin yüzde 2'sini oluşturacağını ifade etti.
Üye ülkelerin toplam GSYH’sinin ise 1,2 trilyon dolara yaklaşacağı belirtildi. 2017 yılında 4 milyar dolar seviyesinde olan Özbekistan’ın TDT ülkeleriyle dış ticaret hacminin 2025 yılında 10,8 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini anımsatan Özgüven, Türkiye’nin TDT ülkeleri arasında en büyük ticaret hacmine sahip ikinci ülke konumunda olduğunu vurguladı.
Özgüven, Özbekistan’ın Türk Devletleri Teşkilatı içerisinde aktif bir rol üstlendiğini belirtti ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in teşkilat çatısı altında ticaretin yanı sıra ortak üretim merkezleri ve sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi için somut projeleri desteklediğini kaydetti. Ayrıca, Orta Koridor gibi büyük altyapı projelerinin hızlandırılması ve dijitalleşme konularının da önemli öneriler arasında bulunduğunu dile getirdi.
TDT üyesi ülkeler arasında ticaretin artırılması, karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi ve ekonomik bilgi paylaşımının kolaylaştırılması büyük bir öneme sahip. Bu çerçevede, ekonomik işbirliğini ilerletmek ve ortak projeleri finanse etmek amacıyla Türk Yatırım Fonu'nun etkin bir şekilde kullanılması gerektiğini belirten Özgüven, ayrıca tekliflerin iş değişimlerinin tanıtılması gerektiğini vurguladı.
Fon piyasasında, enerji, altyapı, lojistik, sanayi üretimi, tarım ve turizm gibi alanlarda yönlendirmeler yapılması bekleniyor.