Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, Aleyna Çakır'ın 3 Haziran 2020'de Keçiören'deki evinde ölü bulunmasının ardından başlatılan soruşturmanın gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, Ümitcan Uygun'un, Çakır'ın erkek arkadaşı olduğunu ve cinayet günü kendisiyle görüştüğünü ifade etti. Uygun, olaydan önce Çakır'ı evine bıraktıktan sonra arkadaşı M.C.Ç.’nin yanına gittiğini belirtti.
Uygun'un ifadesine göre, Çakır, kendisinin M.C.Ç. ile arkadaşlık yapmasını istemediği için ona mesajlar gönderdi. Uygun, bu mesajların veda niteliğinde olduğunu, ancak Çakır’ın alkollü olması nedeniyle onları ciddiye almadığını aktardı. Sabah uyandığında mesajları yeniden okuduğunu söyleyen Uygun, telefonla ulaşamayınca arkadaşı B.G.’yi eve göndermiş.
Arkadaşları çilingir yardımıyla kapıyı açtığında Çakır’ı hareketsiz bulduklarını kendisine bildirmiş. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ve polisin ardından Uygun, Çakır’ın mesajlarının incelenmesi için kendi rızasıyla telefonunu teslim etti. Gerekçeli kararda, olay yeri incelemeleri ve adli tıp raporlarına yer verildi.
İncelemelerde, Çakır’ın bornoz kemerinin kapının arkasına sıkıştırıldığı ve kapının açılmasıyla yere düştüğü tespit edildi. Ölüm nedeninin belirlenmesi için yapılan otopsi bulguları değerlendirildiğinde, kişinin ölüm eylemini kendisinin gerçekleştirmiş olabileceği sonucuna ulaşıldı. Mahkeme, tanık ifadeleri, kamera kayıtları ve bilirkişi raporlarını değerlendirerek, Çakır’ın cinayet sonucu öldüğünü kanıtlayan bir delil bulunmadığına hükmetti.
Uygun hakkında verilen 4 yıllık hapis cezasının gerekçesi, olay gecesi Çakır ile Uygun arasındaki yazışmalar oldu. Gerekçeli kararda, bu yazışmalar ve tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, Uygun’un Çakır’da daha önce bulunmayan bir intihar düşüncesi oluşturduğu ifade edildi. Ayrıca, Uygun’un Çakır’ın yaşamına son verme niyetini belirten mesajlarına karşı sessiz kalması, mahkeme tarafından dikkate alındı.
Bu durum, Uygun’un eylemlerinin Çakır’ı intihara teşvik ettiği sonucuna vardı. Bu nedenlerle Uygun, “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme, Uygun hakkında yöneltilen “eziyet etme” suçlamasına yönelik farklı bir değerlendirme yaptı.
Gerekçeli kararda, eziyet suçunun oluşması için gerekli unsurların somut olayda bulunmadığı belirtildi. Taraflar arasında meydana gelen olayların birbirinden bağımsız kavgalar nedeniyle tekrarlanmasının, tek başına eziyet suçunu oluşturmayacağı ifade edildi. Bu nedenle Ümitcan Uygun’un “eziyet etme” suçundan beraatına karar verildi.