Ankara'da, doğuştan iç organları ters tarafa yerleşen ve kalpten çıkan ana damarlarının bağlantıları da farklı olan 5 yaşındaki Suriye uyruklu Ömer El Zamil, gerçekleştirilen başarılı bir ameliyatla sağlığına kavuştu.
Suriye uyruklu Abdurrahman ve Şeyma El Zamil çiftinin üç çocuğundan biri olan Ömer, doğduğunda kalbinin içindeki kan akışının önemli iki ana damar bağlantısı ile birlikte vücudundaki iç organların ayna görüntüsünde ters olarak yerleştiği belirlendi.
Kalbi de sağ tarafa yakın bir konumda bulunduğundan doğumundan itibaren düzenli kontrol altında tutulan Ömer, geçen yıl aralık ayında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede yapılan tetkiklerde, Ömer’in kalbinin vücudun sağ tarafında bulunduğu, normalde kalbin sol tarafından çıkan şah damarının sağ taraftan, sağ tarafından çıkan akciğer damarının ise sol taraftan çıktığı tespit edildi.
Ayrıca kalbin karıncıkları arasında büyük bir delik olduğu belirlendi. Ömer El Zamil, hastanede yapılan ve altı saat süren ameliyatla sağlığına kavuştu.
AMELİYAT DETAYLARI
Ameliyatı gerçekleştiren Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Çocuk Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Atakan Atalay, bu tür hastalara tanının anne karnında yapılan ultrason ile konulabildiğini ve bu sayede uygun merkezlere sevk edilebildiklerini belirtti. Atalay, "Bu tür hastalara doğduğu anda hemen müdahale etmek gerekebiliyor. Ancak nadir durumlarda erken dönemde ameliyata ihtiyaç duyulmayabiliyor.
Bizim hastamızda olduğu gibi bazı durumlarda daha geç dönemde ameliyat olabiliyorlar. Bizim için yalnızca yaşatmak değil, hastanın ileri ki yaşamında da sağlıklı bir hayat geçirebilmesi önemliydi. Bu nedenle yüksek riskli olabilecek bir ameliyata karar verdik.
Üç boyutlu görüntüleme teknikleri kullanarak ameliyat planlaması yapıldı. Kalpten çıkan iki ana damarı tam olarak kalpten ayırdık, altındaki darlıkları giderdikten sonra kalp içinde tekrar ters çevirip koroner damarlarla birlikte tekrar diktik. Kalpteki deliği kapattık ve akciğere giden damardaki darlığı giderdik. Böylece kalpten temiz kanı vücuda yönlendirmeyi başardık" dedi.
KALP AMELİYATININ ZORLUĞU
Prof. Dr. Atalay, standart bir kalp ameliyatında kalbin anatomisinin belli olduğunu, ancak bu hastadaki farklılık nedeniyle yön algısının sıfırlanarak yeniden kurulması gerektiğini ifade etti. Ameliyatın yaklaşık 5-6 saat sürdüğünü belirten Atalay, Türkiye’de doğumsal kalp hastalıklarının görülme sıklığının genel nüfusla paralel olduğunu, ancak bu tür ağır anomalilerin bir arada olduğu vakaların son derece nadir görüldüğünü söyledi.
Atalay, "Bu kadar karmaşık bir anatomiye sahip bir kalbe üst düzey bir ameliyatı başarıyla uygulamak, hem mesleki hem de ülkemiz tıp tarihi adına büyük bir gururdur. Çoğu merkezde operasyon şansı bile verilemeyen bu bebeklerin ülkemizde şifa bulması, Türk hekimliğinin geldiği zirve noktasını göstermesi açısından son derece değerlidir.
Bu ameliyat sonrasında da büyük ihtimalle geri kalan yaşamında herhangi bir farklı ameliyata veya kateter anjiyografi işlemine gerek kalmadan normal, sağlıklı bir insan olarak yaşayabilecektir" diye konuştu.
HASTANIN DURUMU VE GEÇMİŞİ
Kardiyoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Alper Gürsu ise, Ömer'in doğumsal kalp hastalığı şikayetiyle hastaneye başvurduğunu ifade etti. Gürsu, "Bu hastalık için aslında geç bir yaşta başvurdu. Yaptığımız ekokardiyografik incelemeler sonucunda çocuk kalp damarı cerrahisi ile birlikte yaptığımız konseyde ameliyat kararı alındı.
Ameliyat başarılı bir şekilde sonuçlandı. Normalde şah damarı kalbin sol tarafından, akciğer damarı da kalbin sağ tarafından çıkar. Hastamızda ise damarlar ters yönde bulunuyordu.
Aynı zamanda kalbin alt gözleri arasında, karıncıklar dediğimiz kısımlar arasında büyük bir delik vardı. Bu hastalığın esas tamiri için hastamızın bizimle geç bir yaşta başvurmuş olması söz konusuydu. Ancak başarılı bir cerrahi işlem geçirerek sağlığına kavuştu" şeklinde konuştu.