Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığı Kongresi’ne katılarak önemli açıklamalarda bulundu.
Sezai Karakoç Kültür ve Kongresi’nde düzenlenen kongrede konuşan Bakırhan, 'fon soruşturması' ile ilgili durumu ele alırken, Borsa'da yaşananları "eşine az rastlanan bir skandal" olarak nitelendirdi. 500 bin yatırımcının bu süreçten olumsuz etkilendiğini belirten Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
"500 bin az değil. Her birinin evinde nüfus olsa, bu sayı iki milyon insanı etkiliyor. Bu üç gündür süren vurgundan dolayı bu insanlar ne olacağını soruyor.
Ama ne yazık ki yetkililer ortada yok. Bugüne kadar bu 500 bin insanı ikna eden, tatmin eden bir açıklama yapılmadı. Onları rahatlatacak bir söz duymadık.
Bu insanların her birinin çocuğu ve evi var. Geçim sıkıntısı yaşıyorlar. Onlar sadece hayatlarını değil, çocuklarının hayallerini de taşıyan ailelerdir.
Şimdi bu 500 bin insanın paralarına göz göre göre el konulmasını izliyoruz. Ama biz izlemeyeceğiz, bunu söyleyeyim.” Borsadaki durumu "geliyorum" dediğini ve günlerdir alarm verdiğini belirten Bakırhan, "Ama buna müdahale edilmedi.
Niye bu ülkenin yöneticileri, geliyorum diyen bir krize müdahale etmedi?" diyerek durumu sorguladı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın da dahil olduğu fon soruşturmasındaki iddialara değinen Bakırhan, şunları kaydetti:
"Geçmişte bakanlık yapmış birisinin, yirmi kat para kazanması kabul edilemez. 500 bin insanın geleceğinin çalındığı bir süreçte, bu kişinin yüz lirası nasıl iki bin üç yüze çıkabiliyor? Bu mesele ayrıntılı olarak araştırılmalı. Bu 500 bin insanımızın hakkını kimlerin çaldığı ortaya çıkarılmalıdır.
Bakın, yüz lira iki bin lira oluyor, ama kimsenin haberi yok. Barış anneleri çocuklarına IBAN ile para gönderiyor, yargılanıyor. Bir arkadaşımız geçinemiyor, kardeşinden para istiyor, devlet onlara soruşturma açıyor.
Bu durumda emekçinin üç lirasını mercek altına alıp soruşturma başlatıyorsun ama bakanlığının bir lirasının iki yüz lira olması karşısında sessiz kalıyorsun. Buna itiraz ediyoruz ve kabul etmiyoruz. Yetkililere sesleniyorum, bu soruşturma ve denetim şeffaf olmalı, halkın gözü önünde gerçekleşmelidir.
Ailelerin en az ana paraları hemen teslim edilmelidir. Sorumlular hukuk önüne çıkarılmalı. Yüz liranın iki yüz lira olmasına neden olanları kimlerin aracılığıyla yaptığını ortaya çıkarmalıyız.
İster bakan, ister yönetici, ister başka biri olsun, bu soyguna izin verenlerden hesap sorulmalıdır. Bu paranın izi sürülmeli ve nereye gittiği 86 milyona açıklanmalıdır. El konulan varlıklar da küçük yatırımcılara öncelikle verilmelidir."