MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin idari yapısını dönüştürmeyi amaçlayan "100 İl 1000 İlçe Projesi"ni duyurdu. Bu öneri çerçevesinde, mevcut 81 il sayısının 100'e, 922 ilçenin ise 1000'e çıkarılması planlanıyor. Bahçeli, 1 Kasım'da yaptığı açıklamada, proje kapsamına 19 yeni il ve 78 ilçe eklenmesinin hedeflendiğini belirtti.
İl olarak önerilen yerlerin seçiminde, nüfus, ekonomik gelişim, coğrafi konum, stratejik önem ve kamu hizmetlerine erişim gibi kriterler göz önünde bulunduruldu.
İL OLMASI ÖNERİLEN 19 İLÇE
Polatlı, Konya Ereğli, Ünye, Vezirköprü, Karadeniz Ereğli, Erciş, Doğubayazıt, Ahlat, Ergani, Midyat, Siverek, Elbistan, Kozan, Alanya, Tarsus, Fethiye, Akhisar, Lüleburgaz ve Bandırma'nın il olması öneriliyor. Bahçeli, bu yerlerin nihai olarak ilgili kamu kurumları ve TBMM’nin değerlendirmeleri sonucunda belirleneceğini vurguladı. Ayrıca, MHP'nin il ve ilçe kurulmasıyla ilgili bir kanun teklifini ilerleyen süreçte sunabileceği belirtildi.
AK PARTİ'YLE İLİŞKİSİ
Bahçeli'nin yaptığı duyuru, AK Parti'nin yürütmekte olduğu yerel yönetim reformu çalışmasının sona yaklaştığı bir döneme denk geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir’in liderliğindeki bu çalışma, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacak ve TBMM’de görüşülmesi planlanan bir reform taslağı niteliğindedir. Her iki projenin kapsamı farklılık göstermektedir.
AK Parti'nin yerel yönetim reformunda öne çıkan unsurlar arasında belediyelerin mali disiplininin güçlendirilmesi, denetim ve hesap verebilirlik artırma, borç ve mali yönetim sisteminin gözden geçirilmesi, görev ve yetki karmaşalarının giderilmesi ve imar süreçlerinin yeniden ele alınması yer alıyor.
Bahçeli'nin önerisi, mülki idari sınırların, il ve ilçe sayılarını, taşra teşkilatını ve yerel yönetim yapısını yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor. Eğer bu öneri kabul edilirse, iki projeyi birleştirme imkânı doğabilir. Dolayısıyla, bu iki çalışmanın siyasi zamanlaması dikkat çekici bir eş zamanlılık göstermektedir.
AK Parti, belediyelerin işleyişini ve denetim süreçlerini yeniden düzenlemeyi planlarken, MHP Türkiye’nin idari yapısını değiştirecek bir öneri sunuyor. Cumhur İttifakı’nın yerel yönetimler ile kamu yönetimi konularında geniş kapsamlı bir reform gündemi oluşturabileceği de düşünülüyor. TÜRKİYE’NİN İL SAYISI ZAMAN ZAMAN DEĞİŞTİ
Türkiye'nin il sayısı, Cumhuriyet’in kuruluşundan beri farklı dönemlerde değiştirilmiştir.
İçişleri Bakanlığı’nın resmi verileri, Cumhuriyet öncesinde 55 il bulunduğunu, sonrasında 26 yeni il kurulduğunu ve mevcut sayının 81'e ulaştığını gösteriyor. 1989-1999 yılları arasında il statüsü kazanan 14 yerleşimliği ise şöyle sıralamak mümkün: 1989'da Aksaray, Bayburt, Karaman ve Kırıkkale; 1990'da Batman ve Şırnak; 1991'de Bartın; 1992'de Ardahan ve Iğdır; 1995'te Yalova, Karabük ve Kilis; 1996'da Osmaniye; 1999'da ise Düzce.
Bu dönemde özellikle 1989 ile 1996 yılları arasında il statüsü değişiklikleri oldukça yoğun bir şekilde gerçekleşti. 1999 yılında Düzce’nin il olmasıyla birlikte Türkiye’nin il sayısı 81'e yükseldi. Üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen yeni bir il kurulmamış olması dikkat çekiyor.
İL YAPMA ÖNERİLERİ Özellikle 1990’lı yıllarda ilçelerin il yapılması konusu, siyasi partilerin seçim vaatleri ve yerel talepler arasında önemli bir yer tutuyordu. Devlet Bahçeli, bu düşünceyi daha önce gündeme getirmişti. 2022 ve 2023 yıllarında 100 il hedefinden bahseden MHP lideri, şimdi bunu daha kapsamlı bir idari reform projesi olarak sunmuş durumda.
İl olma talepleri yalnızca siyasetçilerden değil, nüfusu artan, ekonomik faaliyetleri gelişen, bağlı olduğu il merkezine uzak olan ve çevresindeki yerleşimlere hizmet veren ilçelerden de geliyor. Bu taleplerin arkasında, yerel ekonomik gelişimi hızlandırma, kamu yatırımlarını artırma, il düzeyindeki kurumlara erişim sağlama, yerel kimlik ve temsil talebi ile yeni istihdam ve ticari hareketlilik beklentileri yer alıyor.
Bahçeli’nin açıklamasında, coğrafi konum, gelişim potansiyeli ve stratejik önem gibi unsurlar ön plana çıkıyor. Ancak önerilen projenin siyasi ve idari sonuçları bunlarla sınırlı değil. Proje ile çeşitli amaçlar güdülmektedir:
- Merkezi yönetimin taşra kapasitesinin artırılması: Bir ilçenin il olması durumu, kaymakamlık merkezli idari yapıdan valilik merkezli yapıya geçişi ifade ediyor. Bu durumda bakanlıkların il düzeyindeki teşkilatları kurularak, güvenlik, sağlık, eğitim gibi kamu hizmetlerinin koordinasyonu yeniden düzenleniyor. - Yerel ekonomik hareketliliğin artırılması: İl statüsü, yeni kamu kurumları ve personel ihtiyacı dolayısıyla ekonomik canlanma yaratabiliyor.
Yeni hizmet binaları, kamu yatırımları ve ticari faaliyetler, yerel ekonomiyi canlandırma potansiyeline sahip. Ancak il olmanın tek başına ekonomik kalkınmayı garanti etmediği unutulmamalı; yeni idari yapı beraberinde bütçe ve personel maliyetleri de getiriyor. - Yerel temsil ve siyasi alanın genişletilmesi: Yeni iller, seçim çevrelerinin yeniden düzenlenmesine ve milletvekili dağılımında değişikliklere yol açabilecektir.
Yeni belediye başkanlıklarının, il belediye meclislerinin ve il düzeyindeki siyasi yapılarının ortaya çıkması mümkün görünüyor. Bahçeli’nin ifadelerine göre, yeni belediyelerin kurulması ve milletvekili dağılımındaki değişiklikler, siyasi alanın genişlemesine olanak tanıyacak. Bu proje, sadece bürokratik bir sınır değişikliği değil, aynı zamanda siyasi temsil ve yerel yönetim dengelerini de etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
NASIL GERÇEKLEŞİR?
İçişleri Bakanlığı, bu konuda idari ve teknik değerlendirme yapabilme kapasitesine sahip. İl ve ilçe kurulumu, mülki idare sınırlarının değiştirilmesi ile kamu hizmetlerinin teşkilatlanması, İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluk alanı içerisinde yer alıyor. Bahçeli, il yapılacak bölgelerin belirlenmesinde ilgili devlet kurumlarının objektif ölçütleri ve mutabakatının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
5 Kasım 2026 itibarıyla, İçişleri Bakanlığı tarafından kamuya açık bir şekilde, bu 19 ilçenin il yapılmasına dair tamamlanmış bir teknik rapor veya resmi çalışma takvimi henüz ilan edilmedi. Bir ilçenin il statüsüne yükseltilmesi, yalnızca kaymakamlığın valiliğe dönüşmesi anlamına gelmiyor; aynı zamanda belediyecilik yapısının da değişimi söz konusudur. Yeni il belediyesi kurulması durumu da mümkündür.
İl belediye başkanı ve il belediye meclisi seçimleri gerçekleştirilecektir. Büyükşehir statüsüne dair şartlar oluşursa, büyükşehir belediyesi modeli de gündeme alınabilir. İl özel idaresi ve il düzeyindeki kamu kurumları yeniden yapılandırılacak.
Belediyeler arasındaki görev ve yetki dağılımı ise tekrar gözden geçirilecektir. Bununla birlikte, bir ilçenin il olması, otomatikman büyükşehir olması anlamına gelmemektedir. Büyükşehir belediyeleri, ayrı bir yasal çerçeveye tabi olup, Bahçeli’nin büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki görev alanlarının yeniden tanımlanmasına dair açıklamaları bu açıdan dikkate değerdir.
100 İL PROJESİNİN GÜNDEME GELMESİ
Bu önerinin ortaya çıkışı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sonrasında idari yapılanmanın uyumlandırılması amacını da taşımaktadır. Bahçeli, nüfus, kentleşme, demografik dağılım, ekonomik gelişim ve teknolojik değişikliklerin idari reform ihtiyacını doğurduğunu savunmaktadır. Terörsüz bir Türkiye süreciyle birlikte yeni bir idari ve siyasi dönem oluşturma çabası da gündemdedir.
Bahçeli, projesini bu süreçle ilişkilendirerek huzur, istikrar ve refahın kalıcı hale gelmesi açısından idari reformların önemine dikkat çekiyor. Ayrıca, Cumhur İttifakı’nın yerel yönetimlere dair bir gündemi olduğu da belirtildi.
AK Parti’nin belediyelerde mali disiplin, denetim ve yetki paylaşımına yönelik reform çalışmaları ile MHP’nin il ve ilçe sayısını arttırma önerisi, yerel yönetim tartışmalarını daha geniş bir çerçeveye taşıyor. İl olma beklentisi taşıyan ilçelerde ekonomik gelişim, kamu yatırımları ve yerel temsil talepleri mevcuttur.
Bu taleplerin ortak bir siyasi projeye dönüştürülmesi, toplumsal motivasyon ve siyasi destek açısından büyük önem taşıyabilir. YOL HARİTASI, il kurulması sürecinin yalnızca siyasi açıklamalarla gerçekleştirilemeyeceğini göstermektedir.
100 il projesinin muhtemel aşamaları şu şekilde sıralanıyor: MHP’nin kanun tasarısını hazırlaması, ilgili kurumların teknik incelemeleri, il sınırları, nüfus, ekonomik ve idari kriterlerin tespit edilmesi, TBMM’de kanun tasarısının müzakere edilmesi ve yasalaşmanın ardından idari yapıların yeniden tesis edilmesi. Yeni il oluşturulması ve mülki idari sınırların değiştirilmesi için yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
TBMM’nin yasama yetkisi olmadan yeni il kurulması mümkün değildir. Devlet Bahçeli’nin 100 İl 1000 İlçe Projesi, Türkiye’nin idari haritasında 27 yıl aradan sonra köklü bir değişim öngörüyor.
BAHÇELİ’NİN AÇIKLAMASI
Bahçeli’nin beyanı, 19 ilçenin il statüsüne kavuşacağına dair kesin bir karar anlamına gelmiyor; bunun yerine 19 yeni il ve 78 yeni ilçeyi kapsayan bir idari reform önerisi olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye’nin idari haritasında yapılacak değişikliklerin yalnızca yeni valilikler ve belediyelerin kurulmasıyla kalmayacağı; kamu yatırımlarını, siyasi temsil durumunu, yerel bütçeleri, taşra teşkilatını ve merkezi yönetimin hizmet sunum kapasitesini de etkileyebileceği öne sürülmektedir.