Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

İmamoğlu davasında 84. duruşma sanıklar savunma yaptı

İstanbul'da İmamoğlu davasının 84. duruşmasında tutuksuz sanıklar savunma yaptı. Sanıklar, kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetti.

GÜNDEM 21.09.2026 22:48 Murat KARAKOÇ 655 okuma Okuma Süresi: 9 dk
İmamoğlu davasında 84. duruşma sanıklar savunma yaptı
Paylaş:
N

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yanındaki salonda gerçekleştirdiği 84. duruşmada, tutuksuz sanık reklamcı Ahmet Talha Bilgin savunmasını yaptı. Bilgin, şirketinin kurulduğu tarihten itibaren açık hava reklamcılığı alanında faaliyet gösterdiğini belirtti. Kamu kurumlarıyla hiçbir dönem için yer kiralamadıklarını ve herhangi bir alan kullanmadıklarını ifade etti.

İddianamede yer alan ihalelere teklif verme eylemine dair Bilgin, “2020'de Kültür AŞ'nin daveti üzerine yalnızca iki ihaleye teklif verdim ve ikisini de kazanamadım. Tekliflerim o dönemdeki şartlara uygun bir şekilde makul seviyelerdeydi. Ancak ihaleleri kazanamayınca ticaretime bildiğim yöntemle devam etmeye karar verdim ve bir daha ihalelere katılmadım.” dedi.

Bilgin, Kültür AŞ ve Medya AŞ ile muvazaalı sözleşmeler yaparak rüşvet verdiği iddialarını reddetti. Kendisine bildirilen masrafları ödediğini ve bunları resmi hesapları üzerinden fatura karşılığında yaptığını savundu. SANIK MERT SARAÇ'TAN AÇIKLAMALAR

Tutuksuz sanık iş insanı Mert Saraç da duruşmada söz aldı ve organizasyon şirketinin yetkilisi olduğunu belirtti. İddianamede yer alan muhtelif kültürel ve sanatsal etkinlikler için yürütülen ihalede alt yüklenici sıfatıyla yargılandığını ifade etti. Saraç, Kültür AŞ ile yalnızca belirli bir ihale için çalışma gerçekleştirdiğini, ana ihale ile ilgili herhangi bir katılımda bulunmadığını vurguladı.

Ana ihale Kültür AŞ tarafından alındıktan sonra alt yüklenici olarak kendilerine verilen işi başarılı bir şekilde tamamladıklarını ve faturalandırdıklarını aktardı. İddianamede söz konusu firma tarafından kendisine yönlendirilen faturalar bulunduğunu dile getiren Saraç, bu faturalar için yaptığı ödemelerin baskı ve zorunluluk nedeniyle yapıldığını ifade etti.

Spor AŞ ile daha önce çok sayıda iş yapmasına rağmen, bu süreçte alacakları ödemelerin ya geç geldiğini ya da hiç gelmediğini açıkladı. Sanık Saraç, o dönemde kendisiyle iletişime geçen bir kişinin Emrah Bağdatlı olduğunu belirterek, isminin kendisine tanıdık gelmediğini ifade etti. Saraç, sürece dair şu açıklamaları yaptı:

"Ödemelerimi alabilmem ve iş süreçlerimin kesintiye uğramaması amacıyla yönlendirilmiş faturaları ödemem gerektiği aktarıldı. Hem iş sürekliliğimi sağlamak hem de alacaklarımı alabilmek adına ödemeleri yapmak zorunda kaldım.

Hakkımda bileklik faturası düzenlenmiş, bu kadar bilekliğin benimle ne ilgisi olabilir? 'Yılbaşı hediyesi olarak alındı' deniliyor, fakat faturaların tarihi ağustos ve eylül aylarına işaret ediyor. 'Yılbaşı hediyesi, 4 ay önceden neden alınır?' diye sormak istiyorum.

Şirketim bu işlemler karşılığında maddi veya manevi bir kazanç elde etmemiştir; bu ödemeler dışında herhangi bir yönlendirme ya da bilgiye sahip değilim."

O dönemde ilgili firmanın sahibini ve sanık Zeynep Ayten Gözdem Ongun'u da tanımadığını dile getiren Saraç, Ongun'un "aralarında ticari bir ilişki olduğunu" ifade etmesine rağmen bu beyanların gerçekleri yansıtmadığını, Ongun'un faturalandırılan ürünlere dair belgeleri sağlayamayacağını ekledi.

Bütün bu süreçte asıl mağdurun kendisi olduğunu belirten sanık, "Ödemelerimde gecikme olmaması açısından bir EFT gerçekleştirdim ve istemeden de olsa helal kazancımı haramla karıştırmış gibi hissediyorum. Kendileri gönderim yapmadıkları bir ürüne dair fatura kesip ödeme yaparken, daha sonra masummuş gibi benim firmamın adını büyük harflerle duyurdular.

Kaşemin başka bir yerde bulunduğunu iddia ederek, şirketimizin sanki başka birine ait olduğunu, özellikle de Muhittin Palazoğlu'na ait gibi gösterdiler," şeklinde konuştu. Saraç, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, serbest bırakılmasını talep etti. SARAÇ'IN ÇAPRAZ SORGUSU

Tutuklu sanık Murat Ongun, soru sormak üzere söz alarak, "Emrah Bağdatlı'ya hangi gerekçeyle yönlendirildiniz?" diye sordu. Sanık Saraç, bu soruya yanıt vererek, "Emrah Bağdatlı aracılığıyla ulaştığımı belirten bir telefon aldım. O telefonda, yürüttüğüm işlerle ilgili ödemelerin akıbeti ve ilerideki işlerim hakkında tehdit edildim.

Bu durumu doğrulamak için, telefonda adı geçen çalıştığım kurumun yöneticilerinin isimleri verildi. Yani, ben bir telefona dayanarak bu kişiyi aramadım. Telefonu kapatır kapatmaz, o kurumlarla ilgili verilen isimlerin doğruluğunu tek tek kontrol ettim.

Mevcut işlerimin ve bekleyen yüksek meblağdaki ödemelerin riske girmemesi adına bu adımı atmak zorunda kaldım. O dönemde Spor AŞ ile çalışıyordum ve orada bekleyen yüksek miktarda alacaklarım vardı. Parça parça ödemeler alıyordum fakat geride kalan çok yüksek tutarlarda ödemeler bulunuyordu, bu sebeple bu durumu yaşadım." şeklinde cevap verdi.

Ongun'un, "Spor AŞ'den alacaklarınızın ödenmemesi tehdidi nedeniyle ilgili firmadan alışveriş yapmak zorunda kaldığınızı mı söylüyorsunuz?" sorusuna Saraç, "Doğrudur, aldığım telefon bu bağlamda bir görüşmeydi." yanıtını verdi. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, "Ürün teslimi almadınız, doğru mu?" sorusuna sanık Saraç, "Kesinlikle. Hiçbir mal teslimi yapılmadı, teslim tutanağı da yok." diye yanıtladı.

Ongun'un, "Firmanın sahibinin eşiniz olduğunu ne zaman öğrendiniz?" sorusuna sanık, "Bu süreçte, mevcut yargılama sonrası öğrendim. Şahsın ismi hakkında dahi bir bilgim yoktu." dedi. Ongun da, "Yani tanımadığınız biri sizi aradı, 'Şu firmaya ödeme yap.' dedi, siz de yaptınız." ifadesini kullanınca, sanık Saraç, "Evet, bir baskı ve tehdit karşısında yapmak zorunda kaldım." şeklinde yanıt verdi.

"FATİH KELEŞ’İ TANIMIYORUM" Tutuksuz sanık olarak yer alan İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, iddianamede belirtilen iki ihale üzerindeki komisyon üyeliği ve ihale onay belgesini imzalamış olmasının sebebiyle 'ihaleye fesat karıştırma' suçlamasıyla yargılandığını bildirdi.

Bu ihalelerin İBB'nin Makine İkmal Şube Müdürlüğü'nden gerçekleştirdikleri işler çerçevesinde yapıldığını ifade eden Uysal, tutuksuz sanık eski İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay’ın, sanıklardan Fatih Keleş’in kendisinden tablo aldığına dair bir açıklaması bulunduğuna dikkat çekti. Keleş ile bir tanışıklığı olmadığını ve onu asla görmediğini dile getiren Uysal, beraatini talep etti.

Uysal, çapraz sorgu sırasında Fatih Keleş’in “Beni tanıyor musunuz?” şeklindeki sorusuna, "Hayır, tanımıyorum." şeklinde yanıt verdi. Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla sürdü. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık iş insanı Tamer Gümüş söz aldı.

Gümüş, uzun zamandır fidancılık sektöründe çalıştığını ve daha sonra şirketini devrettiğini belirtti. Gümüş, iddianamede sanıklardan Ümit Polat’a rüşvet vermekle suçlandığını ifade ederek, parayı verdiğini inkâr etmediğini, ancak daha fazla ihale almak için böyle bir harekette bulunmadığını savundu.

Gümüş, bu paranın nasıl talep edildiğini, nerede teslim ettiğini ve neden itiraz edemediğini anlatmak istediğini belirterek, şu açıklamayı yaptı:

"Ümit Polat ile 2003 yılından bu yana Ağaç AŞ'den tanışıyorum. Ali Sukas'ın göreve gelmesinden önce kendisi satın alma müdürlüğü yapıyordu. Bir müddet farklı birimlerde çalıştıktan sonra yeniden satın alma müdürlüğüne geri döndü.

Ben de şirketin ürünlerini satan bir tedarikçi olarak kendisiyle yeniden irtibata geçmek zorunda kaldım. Bu aşamada benden çeşitli talepleri oldu. Eşine elit üyelik, uçak bileti, market ve giyim kartları talep etti.

Savcılıkta da belirttiğim gibi, taleplerini karşılamadığımda ödemelerimin gecikebileceğini söylüyordu. Karşımda sıradan bir tanıdığımın isteği yoktu. Nitekim teklifimin kabul edilip edilmemesinde, ürünümün değerlendirilmesinde yetkili olan satın alma müdürünün taleplerinin etkisi vardı."

Sanık Gümüş, "Seçim dönemi için istenen para, 2024 seçimlerinden önce Ağaç AŞ’ye yaptığım bir ziyarette bana açıkça Ümit Polat tarafından, 'Yukarıdan bir baskı var, seçim için para istiyorlar, destek vermeniz şart, aksi halde Ağaç AŞ ile işim sona erer.' ifadeleriyle bildirildi. Bu sözleri savcılığa da ilettim.

O zaman Ağaç AŞ'den yaklaşık 30-40 milyon lira alacağım mevcuttu. Ürünlerimi teslim etmiş, harcamalarımı yapmıştım. Karşılığında paramı bekliyordum.

Ümit Polat'ın bu açıklaması karşısında hem alacağımın hem de yıllardır sürdürdüğüm ticaretimin tehlikeye gireceğinden endişe duydum." diyerek sözlerine devam etti. "30 BİN AVROYU ELDEN TESLİM ETTİM"

Gümüş, Polat’a 30 bin avroyu elden verdiğini ve bu paranın bir seçim finansmanı amacıyla verilmediğini savunarak, seçim gerekçesiyle talep edenin Ümit Polat olduğunu, paranın seçim için kullanılıp kullanılmadığını ya da bir başkasına verilmiş olabileceğini bilmediğini ve bu konuda daha önce savcılığa şüphelerini aktardığını iletti.

Sanık Gümüş, Ümit Polat'ın kurumda 20 yılı aşkın süredir çalışan, işleri ve satın alma işlemlerini iyi bilen bir kişi olduğunu ifade ederek, duruşmada onu açıkça dişli bir figür olarak tanımladığını aktardı ve şunları belirtti:

"Teklif alacak firmaları kendisinin seçtiğini, ayrıca benim işlerimi engellemek için çalıştığını da vurguladı. Ali Bey, Ağaç AŞ'nın genel müdürü ancak tedarikçi listesine girecek firmaların uygunluğunun kontrolünü yapmaz. Bir ihale için firma araştırıp teklif toplayanlar, satın alma departmanıdır.

Ancak Ali Sukas, bir firma için 'Bundan da teklif alalım.' diyebilir. Fakat satın alma birimi 'İnceledik, ürünleri uygun değil.' dediğinde, genel müdür gelip her ağaçta yeniden inceleme yapmaz. Eğer ben bu konuları şikayet etmeye kalksaydım, muhtemelen durum Ümit Polat’a yönelecek ve ardından işlerimde sorun çıkacak diye korkuyordum.

İddianame de benim şikayet etmemiş olmamı ve çalışmaya devam etmemi aleyhime bir durum olarak değerlendirdi. Oysaki benim bahsettiğim korku tam olarak buydu; şikayet edersek alacağım ve ticaretim daha fazla sorun yaşayabilir."

Gümüş, alışveriş kartlarının kendisine, çalışanlara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağı söylendiği için hayır ve zekât düşüncesiyle karşılandığını ifade etti ve "Görevinden ayrılmasının ardından geçen iki bayram boyunca aynı talep gelmeyince, kartların gerçekten belirtilen yerlere ulaşıp ulaşmadığı hususunda şüphelerim oluştu. Kartların sonrasında kimler tarafından kullanıldığına dair bir bilgim yok." şeklinde beyan etti.

Savunmasına şu şekilde devam eden Gümüş, "Ümit Polat ve avukatı, eşime sağladığım elit üyelik için 'Ücretsizdi, maddi bir karşılığı yoktu.' şeklinde ısrar ediyorlar. Bu işlem esnasında nakit bir ödeme yapmadım, ancak hesabımdan 40 bin mil eksildi. Yalnızca üç kişiye kullandırabildiğim hakkımdan biri bu imkânda yararlandı.

Ümit Polat, duruşmalarda, firmalardan bunu kendisinin talep ettiğini ifade ediyor. Şahıs zaten kendi itiraf ediyor ne yaptığını. Bu birikimin maddi karşılığı mevcut.

Hesabımdan kaybolan 40 bin milin değerini yerine koymak istesem 2 bin 800 dolar ödemem gerekiyor. Dolayısıyla o gün cebimden nakit çıkmadı diye bir değer kaybım yok. Bugünkü değerle 2 bin 800 dolara denk gelen mil birikimim eksik."

Ümit Polat’ın kendisinden aldığı para ve diğer taleplerinin seçim finansmanı veya kendisine ihale verilmesinin karşılığı olduğu şeklindeki yorumları kabul etmediğini belirten Gümüş, dosyaya bakıldığında bu parayı verdikten sonra iş alamadığının da gözlemleneceğini ifade etti. TOPLAM 232 TUTUKSUZ SANIK SAVUNMA YAPTI

Tutuksuz sanık Kadir Gümüş de duruşmasında, 40 yıldır peyzaj ve fidancılık sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanı olduğunu ve Ağaç AŞ ile 24-25 yıldır süregelen bir ticari ilişkisinin bulunduğunu belirtti.

Gümüş, iddianamede yer alan paraların herhangi bir ihaleyi kazanmak, haksız bir kazanç elde etmek veya seçim faaliyetlerine katkıda bulunmak için verilmediğini ifade ederek, şu şekilde savunmasını sürdürdü:

"Amacım yeni bir kazanç sağlamak değil, zaten hak ettiğim ve yaptığım işlerden kaynaklı ticari alacaklarımı tahsil edebilmekti. Bu süreçte para talep edilen ve alacaklarını tahsil edebilmek için ödeme yapmak zorunda kalan taraf ben oldum. Nitekim ödemelerin ardından Ağaç AŞ tarafından bana ödemeler yapılmış ve alacaklarıma karşılık çekler verilmiştir.

Bu durumun banka kayıtları, şirket kayıtları ve Ağaç AŞ'nin ödeme kayıtları ile belgelenebileceğini düşünüyorum. Dolayısıyla benim açımdan mesele herhangi bir suçtan kazanç sağlamak değil, mevcut ticari alacağımı tahsil edebilmekti." Gümüş, ihalelerin nasıl hazırlandığı hakkında bilgisi olmadığını, hiç bir seçim desteğinde bulunmadığını ve haksız bir gelir elde etme maksadı taşımadığını savundu.

Sanık Gümüş, "Yaptığım ticari faaliyetlerden kaynaklanan ve tahsil etme konusunda zorlandığım alacağımı almaya çalıştım. Bu sebeple hakkında suçlama yöneltilen kişi değil, tam tersine irtikap suçunun mağduruyum." ifadelerini kullandı. Diğer savunma yapan tutuksuz sanıklar da kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmemiştir.

Duruşmada 14 tutuksuz sanığın savunmasının da alınmasıyla, davada toplam 232 tutuksuz sanığın savunması sona ermiş oldu. Duruşma yarın için ertelendi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Ticaret Bakanlığı'ndan simit fiyatlarıyla ilgili açıklama
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Ticaret Bakanlığı'ndan simit fiyatlarıyla ilgili açıklama
WhatsApp
İhbar Hattı