Adana Büyükşehir Belediyesi, 26 Eylül – 4 Ekim 2026 tarihlerinde 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'ni düzenleyecek. Festival, Dünya Sineması programı kapsamında, Orta Doğu sinemasının önemli isimlerinden Jocelyne Saab’ı (1948–2019) özel bir seçkiyle konuk edecek.
Gazetecilikten belgesel yapımcılığına ve kurgusal sinemaya uzanan kariyerinde, Saab, felaketler, işgaller ve sürgünler gibi konuları ele alarak insan hayatına odaklanmıştır. Bu bağlamda dört filme ait restore edilmiş dijital kopyalar, seyircilerle buluşacak.
Saab, Lübnan sinemasının önde gelen figürlerinden biri olarak, iç savaş döneminde çektiği filmler aracılığıyla sadece kendi çağını belgelemekle kalmamış, aynı zamanda Orta Doğu’daki güncel yıkım ve şiddet konularına da ışık tutmuştur.
Efsanevi 'Beyrut Üçlemesi' ile Cannes seçkisinde ilk kez yer alan uzun metrajlı film, yönetmenin Lübnan İç Savaşı ve İsrail işgali dönemlerine dair önemli bir kapsama sunuyor. Üçlemenin ilk filmi 'Beyrut, Bir Daha Asla' (Beirut, Never Again, 1976), yönetmenin doğduğu şehrin harabe halini konu alıyor.
Bu film, şair Etel Adnan'ın yazdığı metinle ilerleyerek, çocukların askerleştirildiği ve yıkımın sıradanlaştığı bir hayalet kentte izleyiciye geçmişin kaygısız dönemlerinin ardından gelen acı dolu bir tanıklık sunuyor. 'Beyrut’tan Mektup' (Letter from Beirut, 1978) adlı eser, İsrail’in Güney Lübnan’ı işgalinin ardından yaşanan kentsel tahribat ve mülteci halkın gündelik direnişini bir otobüs yolculuğu üzerinden aktarıyor.
Etel Adnan’ın melankolik dış sesi, çatışmaların ortasında halkın ortak yaralarına dokunarak, barışa duyulan özlemi ifade ediyor. 1982 yılında gerçekleştirilen İsrail kuşatmasında yönetmenin kendi ailesinin evinin bombalanmasının ardından çekilen 'Beyrut, Benim Şehrim' (Beirut, My City, 1982), üçlemenin son bölümünü oluşturuyor.
Saab’ın en kişisel ve önemli yapıtı olarak nitelendirilen bu film, tiyatro yazarı Roger Assaf’ın yazdığı lirik dış sesin eşliğinde, yıkıntılar ve mülteci kampları arasında devam eden hayatta kalma çabasını belgeliyor.
Saab'ın 1985 Cannes Film Festivali'nde yarışan ilk uzun metraj kurmacası 'Bıçak Sırtı' (Une vie suspendue, 1985) ise, iç savaşın yarattığı bölünmüş Beyrut’ta, yolları kesişen bir yetim kız ve dünyadan çekilmiş bir ressamın hikayesini ele alıyor. Tiyatro yazarı Roger Assaf’ın kaleme aldığı film, yıkıntılar arasında filizlenen lirik dış sesiyle felaketin gölgesinde hayatta kalma mücadelesini belgeliyor.
BIÇAK SIRTI / THE RAZOR’S EDGE, 1985 yapımı bir Lübnan-Fransa ortak yapımıdır ve 102 dakika sürmektedir. Yönetmenliğini Jocelyne Saab üstlenirken, kadroda Jacques Weber, Hala Bassam ve Juliet Berto yer almaktadır. Beyrut, iç savaşın onuncu yılına girdiğinde, Yeşil Hat boyunca yolları kesişen iki kuşağın hikayesi anlatılmaktadır.
Savaşın ortasında büyüyen bir genç kız ile hayatını geçirdiği mahallede kendini koruyacağına inanan orta yaşlı bir ressam arasında, savaşın tüm yıkıcılığı devam ederken beklenmedik bir bağ kurulur. Farklı kaçış yolları arayan bu iki birey, insan duygularının savaş sonrası hayatta kalma isteğini temsil eder.
Saab’ın Cannes’da yarışan ilk uzun metraj kurmaca eseri, belgeselci bakış açısını lirik bir anlatımla harmanlayarak, yıkım ortasında bile insanlık için arzu edilen şefkat ve yaşama isteğini gözler önüne seriyor.