CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile iki belediye başkanının gözaltına alınmasının ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne ziyarette bulundu. Kılıçdaroğlu, belediye binası önünde yaptığı konuşmada, belediye başkanlarının asli görevlerinin halka hizmet etmek olduğunu vurguladı.
Görevlerinin gerektirdiği zamanlarda halka hesap vermesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Vahap Seçer, seçildiği günden bu yana Mersin’e, Mersinlilere her türlü hizmeti yapmıştır. Fedakârlık da yapmıştır. Bizim belediye başkanlarımız için saat kavramı yoktur.
Günün 24 saati belediye başkanlarımız görevlerinin başındadır ve bizim belediye başkanlarımız halka hesap vermeyi namuslu bir görev addederler” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, konuşmasına devam ederek, “Hukuk kişiden kişiye değişmez. İktidardan iktidara göre değişmez.
Adalet herkes için geçerlidir. Bir belediye başkanının, büyükşehir belediye başkanının evi saat beşte, sabaha karşı basılmaz ve aranmaz. Doğru değildir.
Siz davet ettiğinizde büyükşehir belediye başkanımız gitmedi mi? Siz söylediğinizde gelmedi mi? Hayır.
Belediye başkanlarımız davet edildiklerinde giderler. İfade verecekse verirler. Hesap verecekse verirler.
Hiç kimse hesap vermekten kaçmıyor ki. Dolayısıyla belediye başkanlarımızı sabahın beşinde gözaltına almak demokrasiyle bağdaşmaz. Onun için biz hak, hukuk ve adalet diyoruz.” şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, “Vahap Başkan 2 milyonluk Mersin’e hizmet etmek için yola çıksın. Bir belediye başkanının görevi Mersin’e hizmet etmektir. Hizmet ediyor.
Eğer siz bir büyükşehir belediye başkanını tutuklarsanız iki milyon Mersinliyi tutuklamışsınız demektir. O nedenle başkanımızın ifadesi alınır, eyvallah. Ama derhâl serbest bırakılması, görevine başlaması ve Mersin’e hizmet etmesi gerekiyor.
Bizim görevimiz her ortamda her yere hesap vermektir. Halkımıza hesap veririz, eyvallah. Şikâyet gelirse değerlendiririz, eyvallah.
Ama hukuku siyasi araç olarak kullanan, haklıyı haksız gibi gösterip sabahın beşinde evi basılan bir yapıyı, bir anlayışı asla ve asla kabul etmiyoruz. Davet edersiniz, gider. Hesap sorarsınız, hesabını verir.
Ama başkanı cezalandırdığınızda iki milyon Mersinliyi cezalandırmış oluyorsunuz. Ben de buraya 2 milyon Mersinlinin hakkını ve hukukunu savunmak için geldim.” dedi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin halka hizmet etmeyi şiar edinmiş bir parti olduğunu belirterek, “Biz her kuruşun hesabını millete veren bir partiyiz.
Biz AK Parti gibi değiliz. Başka partiler gibi değiliz. Başka partilere benzemeyiz biz.
Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının kurduğu bir partiyiz. Biz millî bir partiyiz. Gerçekçi bir partiyiz.
Halka hesap veren bir partiyiz. Her kuruşun hesabını yeri geldiğinde soran bir partiyiz. Biz sıradan bir parti değiliz.
O nedenle Cumhuriyet Halk Partisi ahlaki temelleri en güçlü olan bir partidir.” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, siyasi baskılara da değinerek, “Siyasi irade, siyasi otorite baskılarla eğer bizi susturmak istiyorsa onların feriştahı gelse bizim gücümüzü asla ve asla sekteye uğratamazlar. Biz gücümüzü halktan alırız.
Masumdan alırız. Çalışandan alırız. Alın terinden alırız biz gücümüzü.
Biz gücümüzü siyasi otoriteden almayız. Biz gücümüzü yargıdan almayız. Biz gücümüzü başka yerlerden almayız.” şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, fon vurgununa da dikkat çekerek, “Operasyonun eğer temel amacı fon yolsuzluklarını kapatmaksa hiç endişe etmesin, o defteri asla kapatmayacağız, asla. O defteri kapatmayacağız. Hesap soruyorsan onlara sor.
Çalışan insanlara, alın teri döken insanlara neyin hesabını soracaksın? Biz hesap vermekten çekinmeyiz ki. Hesabını veririz.
Kime veririz? Millete veririz hesabını. Halka veririz hesabını.
Sen eğer hesap soracaksan kendi yandaşlarına soracaksın. Kendi adamlarına soracaksın. Kendi belediye başkanlarına soracaksın.
Yani halkın deyimiyle sen hesap soracaksan malı götürenlerden hesap soracaksın.” diye sözlerini tamamladı.