Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Bitkisel ürünlerdeki tehlikelere dikkat edilmesi gerekiyor

Bitkisel çaylar ve takviyeler konusunda bilinçli olunmalı. Uzmanlar, kontrolsüz kullanımın böbrek sağlığına olumsuz etkileri olabileceği konusunda uyarıyor.

SAĞLIK 30.10.2026 09:43 Haber Editörü 426 okuma Okuma Süresi: 5 dk
Bitkisel ürünlerdeki tehlikelere dikkat edilmesi gerekiyor
Paylaş:
N

Soğuk havalarda hastalıklardan korunmak ve sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen birçok birey, bitkisel çaylar, zayıflama ürünleri ve doğal takviyelere yöneliyor. Ancak, "bitkisel olan her şey zararsızdır" düşüncesi yanıltıcı olabilir.

Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbreklerin atık maddeleri vücuttan attığına ve gıdalar ile ilaçların yan ürünleriyle sürekli etkileşimde bulunduğuna dikkat çekiyor. Bilinçsizce bitkisel ürünler kullanmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın da özellikle bitki çayları ve halk arasında yaygın olan tariflerle hazırlanan kürlerin dozajı, kullanım sıklığı ve bireylerin sağlık durumlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Böbrekler, vücuttaki sıvı ve elektrolit dengesini sağlamak ve atıkları uzaklaştırmak üzere kritik bir görev üstleniyor.

Prof. Dr. Türkmen, böbreklerin sistemik kan dolaşımından büyük miktarda kan aldığını ve günde yaklaşık 180 litre sıvıyı filtreleyerek kanın temizlenmesine yardımcı olduğunu ifade etti. Bu yoğun işlevsellik, böbrekleri yalnızca hastalıklara karşı değil, aynı zamanda tüketilen ürünlerin bileşenleri ve ilaç dozları açısından da oldukça hassas bir noktaya taşıyor.

Prof. Türkmen, zararlı maddelerin, aşırı dozda alınan ilaçların ve kontrolsüz takviyelerin böbrek sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu. Özellikle böbrek hastalığı bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini aktardı. Ayrıca, bitkisel takviyelerin güvenli olduğu izlenimi yanıltıcı olabilir; zira bu ürünler ilaçların geçirmesi gereken değerlendirme ve denetim süreçlerinden geçmiyor.

Gıda takviyesi olarak piyasada yer alan bitkisel ürünlerin etken madde miktarları markalar arasında farklılık gösterebilir. Bu nedenle, üretim ve kalite kontrol eksiklikleri nedeniyle ağır metal, pestisit gibi zararlı maddelerle kontaminasyon riski de söz konusu olabiliyor.

Prof. Dr. Aydın Türkmen, bir ürünün bitkisel olmasının güvenli olduğunu garanti etmediğini belirterek, içeriği, dozu, kullanım süresini ve bireyin mevcut sağlık durumunu birlikte değerlendirmenin önemine dikkat çekti. İnternet üzerinden güvenilir olmayan kaynaklardan alınan ürünlerin uzun süre hekim önerisi olmadan kullanılması önemli sağlık riskleri taşımaktadır.

Son zamanlarda popüler hale gelen zerdeçal ve onun etken maddesi kurkumin, eklem ağrıları ve iltihaplı hastalıkların tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak Prof. Dr. Türkmen, bu bitkilerin sağlık üzerindeki faydalarına dair bilimsel verilerin her kullanım amacı için yeterli olmadığını sözlerine ekledi. Dr. Türkmen, bitkisel ürünlerin içeriği ile kullanım miktarının mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Türkmen, bazı ticari bitkisel ürünlerde ilaç etken maddeleriyle kontaminasyon riskine dikkat çekti. Özellikle, bazı ağrı kesici olarak bilinen nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların, böbrekte kan akımını düzenleyen prostaglandinlerin üretimini baskılama potansiyeli bulunmaktadır. Bu durum, kronik böbrek hastalığı, diyabet, hipertansiyon gibi rahatsızlıkları olan bireylerde ve ileri yaştaki kişilerde akut böbrek hasarı riskini artırma olasılığı taşımaktadır.

Ayrıca, yüksek dozda kurkumin takviyelerinin, oksalat içeriği nedeniyle oksalat taşlarına yatkın olan kişiler için de dikkatlice değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Organ nakli alıcılarının kullandığı ilaçlarla etkileşim olasılığı da dikkate alınmalıdır. Kontrolsüz bitkisel ürün kullanımı, yalnızca tek bir ürünle sınırlı kalmamaktadır.

PROF. DR. AYDIN TÜRKMEN'İN AÇIKLAMALARI

Prof. Dr. Aydın Türkmen, bazı Aristolochia türlerinde bulunan aristoloşik asidin geri dönüşümsüz böbrek hasarı ve idrar yolu kanserleri ile ilişkilendirildiğini aktardı. Yüksek doz yeşil çay ekstresi, belirli bireylerde karaciğer hasarına yol açabilirken, bazı zayıflama ürünlerinde tespit edilen ağır metaller ya da belirtilmemiş ilaç etken maddeleri de ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Protein ve kreatin takviyelerinin kontrolsüz kullanımı, özellikle önceden böbrek rahatsızlığı olan kişilerde dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bu ürünlerin her birey için zararlı olduğunu söylemek mümkün olmasa da, kişinin böbrek fonksiyonları, beslenme şekli, kullandığı ilaçlar ve takviyenin dozu göz önünde bulundurulmadan karar verilmemelidir.

BU BİTKİ ÇAYLARINA DİKKAT!

Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, toplumda “bitkisel” kelimesine duyulan güvenin bazı ürünlerin sınırsız bir şekilde tüketilebileceği yanılgısını doğurduğuna dikkati çekti. Ancak bitki çaylarının ve karışımlarının miktarı, tüketim sıklığı ve bireyin sağlık durumu oldukça önemlidir.

Aydın, yaygın olarak tüketilen bazı bitki çaylarının özelliklerine ve dikkat edilmesi gereken hususlara değindi: Yeşil çay ve Matcha: Fazla tüketimi sıvı dengesini etkileyebilir. Kafein içeren yeşil çay ve matcha, bazı bireylerde hafif idrar söktürücü etki gösterebilir. Aşırı tüketim ve yetersiz sıvı alımı, özellikle hassas bünyelerde sıvı dengesini olumsuz etkileyebilir.

Kronik böbrek hastalarının bu ürünlerin tüketim miktarını sağlık durumlarına göre belirlemeleri önem arz etmektedir. Hibiskus: Tansiyon ilaçlarıyla birlikte tüketimine dikkat edilmelidir! Hibiskus, tansiyon ve kilo kontrolü amacıyla tercih edilen bitkiler arasında yer almaktadır.

Tansiyon üzerinde düşürücü etki gösterebildiği için tansiyon ilacı veya idrar söktürücü kullanan kişilerin hibiskus tüketimini doktorlarına danışmaları gereklidir.

MEYAN KÖKÜ: TANSİYONU YÜKSELTEBİLİR, POTASYUMU DÜŞÜREBİLİR

Meyan kökü, kan basıncını artırabilir, potasyum seviyesinin düşmesine neden olabilir ve vücutta sıvı birikimi yaratabilir. Bu durum, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı olan bireyler için özellikle dikkat edilmesi gereken bir konudur.

SİNAMEKİ: UZUN SÜRELİ KULLANIMI SIVI VE MİNERAL KAYBINA YOL AÇABİLİR

Kabızlık tedavisinde sıkça tercih edilen sinameki bitkisi, uzun süre ya da aşırı miktarda alındığında ishal, sıvı kaybı ve elektrolit dengesizliğine yol açabilir. Potasyum kaybı, kasların yanı sıra kalp ve böbrek sağlığını da olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

ISIRGAN OTU: İDRAR SÖKTÜRÜCÜ ETKİ HER ZAMAN AVANTAJ DEĞİL

Ödem problemi yaşayanlar tarafından tercih edilen ısırgan otu, idrar söktürücü özellikleri ile bazı bireylerde sıvı dengesini bozabilir. İdrar söktürücü ilaç kullanan bireylerin ve böbrek hastalarının bu bitkiyi aşırı tüketimden kaçınmaları önerilmektedir.

ADAÇAYI: YÜKSEK MİKTARDA VE UZUN SÜRE KULLANIMI SAKINCALI

Adaçayının bazı bileşenleri biyolojik etkiler gösterebilmektedir.

Özellikle yoğun, aşırı miktarda ve uzun süreli kullanımda, bireylerin sağlık durumu ve kullandıkları ilaçların göz önünde bulundurulması önemlidir; düzenli tüketim öncesinde bir sağlık uzmanına danışılması önerilmektedir.

BİTKİSEL KÜRLERDE “MUCİZE” VAATLERİNE DİKKAT!

Bitki çaylarından daha fazla risk barındıran bir diğer uygulama, çeşitli bitkilerin rastgele bir araya getirilmesiyle hazırlanan kürlerdir.

Kilo verme, ödem atma ve vücudu temizleme veya hastalıkları iyileştirme amacıyla yapılan bu karışımların içeriğinde hangi maddelerin ve ne miktarda bulunduğu genellikle bilinmemektedir. Gökçen Efe Aydın, bu uygulamaların sağlık sorunları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtmiştir. Birden fazla bitkinin bir arada kullanımı, her birinin etkilerinin ve potansiyel ilaç etkileşimlerinin değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır.

Bu nedenle, bitkisel kürlerin kulaktan dolma bilgilerle hazırlanması ve tedavi amaçlı kontrolsüz bir şekilde kullanılması yerine, sağlık sorunlarının uygun tıbbi yöntemlerle ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
BTÜ öğrencileri COP31'daki gönüllülük sürecine seçildi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
BTÜ öğrencileri COP31'daki gönüllülük sürecine seçildi
WhatsApp
İhbar Hattı