Kanserle mücadelede önemli bir engel olan "tedaviye karşı direnç geliştirme" mekanizması üzerine gerçekleştirilen genetik araştırmalarda önemli bir aşama kaydedildi. Olivia Newton-John Kanser Araştırmaları Merkezi, WEHI ve Genentech iş birliğiyle, fare genomundaki tüm genleri tek tek aktif hale getirebilen "Partita" isimli yeni bir CRISPR kütüphanesi geliştirildi.
Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmada uzmanlar, agresif lenfoma türlerinde hedefe yönelik kemoterapi ilaçlarının etkinliğini azaltan genetik faktörlerin haritasını çıkardı. Klinik deneylerde, kan kanseri ve lenfoma tedavisinde sıkça kullanılan "venetoclax" etken maddesine karşı kanser hücrelerinin geliştirdiği koruma mekanizması incelendi.
Analizler, hücredeki Irx5 geninin aktifleşmesiyle birlikte kanserli hücrelerin sessiz bir şekilde ikincil koruyucu protein ürettiğini ve ilacın öldürücü etkisinden kaçabildiğini ortaya koydu. Yapılan araştırmalar, geleneksel CRISPR teknolojisinin yalnızca genleri silmeye odaklandığını vurgularken, Partita sisteminin direnç oluşturan tüm hücresel aktörleri belirleyebilme yeteneği sayesinde bu genleri baskılayacak yeni bileşiklerin geliştirilmesine olanak sağladığını belirtiyorlar.
Araştırma ekibi, canlı modeller üzerinde gerçekleştirdikleri testlerde, tedavi edilmesi son derece güç olan MYC kaynaklı lenfomayı besleyip büyüten genleri de belirledi. Yapılan aktivasyon denemeleri sonucunda Runx2, Runx3 ve Csf1r genlerinin tetiklenmesiyle tümör gelişiminin hızlandığı belgelendi. Bu genlerin hedef lenfoma dokusunu kapatması durumunda kanserli yapının büyümesinin durdurulabileceği saptandı.
Yetişkinlerde en yaygın görülen ve 80'den fazla alt türe sahip olan lenfoma vakalarında, akıllı ilaçlarla CAR T-hücresi tedavilerine rağmen gelişen nükslerin önüne geçebilmek amacıyla cinslerinin etkinliğini artırma hedefleniyor.
La Trobe Üniversitesi Kanser Tıbbı Okulu Başkanı Profesör Marco Herold, Partita teknolojisi ile belirlenen genetik hedeflerin mevcut kanser ilaçlarının etkinliğini artıracağını ve hedefe yönelik yeni nesil kombinasyon tedavilerinin geliştirilmesi için önemli bir adım olacağını ifade etti.