Yedikule Kapısı, İstanbul'un tarihi yapılarından biri olarak ilgi odağı olmaya devam ediyor. AA'nın Şehrin Tarihine Açılan Kapılar başlıklı dosya haberinde, Yedikule Hisarı yakınındaki kapının özellikleri ele alındı. Kapı, Altın Kapı'nın kuzeyinde ve surların 11 ve 12 numaralı kuleleri arasında konumlanıyor.
Günümüze ulaşan yapısında Osmanlı döneminin izlerini taşıyan Yedikule Kapısı, çift sıra tuğladan örülmüş sivri kemeriyle dikkat çekiyor. Kapının üzerinde, Sultan 3. Ahmed dönemine ait bir onarım kitabesi yer alıyor. Ancak, günümüzde yalnızca ana sur hattındaki geçiş bölümü ayakta kalmış durumda; yapının ön kısmındaki ikinci geçiş ise zamanla kaybolmuş.
KAPININ TARİHSEL GÖRÜNÜMÜ
Yedikule Kapısı, Sultan 3. Ahmed dönemindeki müdahalelerin ardından, Sultan 3. Osman devrinde de onarıldığı biliniyor. Bu onarımlar, yapının Osmanlı döneminde Yedikule Hisarı ve çevresindeki kullanımının sürdüğünü gösteren önemli mimari izler olarak kayda geçmektedir.
Kapı, geçmişte sur içi ile Yedikule’nin çevresi arasında bağlantı sağlarken, İstanbul’un Bizans ve Osmanlı dönemlerinden gelen kara surları mirasının parçalarından biri olma özelliğini koruyor.
KAPININ KULLANIM AMACI
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Pektaş, Yedikule Kapısı'nın İstanbul surlarının güney ucu ile Altın Kapı'nın kuzeyinde yer aldığını ifade etti. Bu durum, kara surlarının Marmara Denizi'ne doğru sonlanması açısından önemli bir noktadır.
Kapının Bizans döneminde savunma amaçlı, Osmanlı döneminde ise hem savunma hem de güvenlik amacıyla kullanıldığını belirten Pektaş, günümüzde mevcut olan yalnızca ana sur hattına açılan büyük kemerli bölüm olduğunu vurguladı.
ONARIMLAR VE YEDİKULE ZİNDANLARI'NA ULAŞIM
Pektaş, 19. yüzyıl fotoğraflarına dayanarak, ikincil kemerli kapının varlığının Geç Bizans döneminden kaldığı yönünde arkeolojik araştırmaların bulunduğunu belirtti. Kapının en belirgin özelliklerinden biri, kemer açıklığının üstündeki Sultan 3. Ahmed dönemine ait onarım kitabesidir. Aynı zamanda surların devamında, 3. Ahmed ile 3. Osman'a ait iki ayrı kitabeye de rastlanmaktadır.
Bu da, 18. yüzyılın ortalarında kapı ve çevresindeki surların önemli bir onarım geçirdiğini göstermektedir. Pektaş, Yedikule Kapısı'nın diğer sur kapılarına kıyasla daha kapsamlı müdahaleye maruz kaldığını ve Osmanlı döneminde Yedikule Zindanları'na ulaşım sağlamak için kullanıldığını ifade etti.
Şu anda kapının şehir tarafında yakın döneme kadar figürlü bir kabartmanın bulunduğunu, ancak günümüzde bu figürlerin yerinde olmadığını sözlerine ekledi.