Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

TPF Başkanı Düzgün: Pazar tatili sosyal bir mesele

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün, marketlerin kapalı olmasının sosyal bir gereklilik olduğunu ifade etti.

YEREL 10.09.2026 09:27 Haber Editörü 0 okuma Okuma Süresi: 4 dk
TPF Başkanı Düzgün: Pazar tatili sosyal bir mesele
Paylaş:
N

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Ömer Düzgün, marketlerde pazar günlerinin kapalı olmasının gerektiğini ve bu konunun kamu sendikaları ile sektör temsilcilerinden oluşan bir grubun 3 ay içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sektörün pazar tatilinin önemini cesaretle tartışması gerektiğini kaydeden Düzgün, “Bu konuyu ticari değil, sosyal bir mesele olarak görüyoruz.

Çocuklarıyla birlikte kahvaltı yapamayan çalışanlar ya da anne babasını yalnızca gece görebilen evlatlar var,” ifadelerini kullandı.

KAMUOYU GÖRÜŞÜ

Düzgün, pazar günleri marketlerin kapalı olmasını savunan 1.200 tüketici ile yapılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Bu araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 85,7'si pazar gününün tatil olmasını uygun buluyor. Ayrıca, sektörde çalışan 900 kişiyle gerçekleştirilen başka bir ankette ise, çalışanların yüzde 93,1'i pazar günü tatilini destekliyor.

SEKTÖR EKOSİSTEMİ

TPF Başkanı, federasyon çatısı altında 500 metrekareden büyük 10 bine yakın mağaza ve 150 bini aşkın çalışanla büyük bir ekosistem oluşturduklarını dile getirdi. “Biz sadece ürün satmıyoruz. Aynı zamanda istihdam sağlıyor, vergi ödüyoruz ve yerel üreticiyi destekleyerek şehirlerin sosyal hayatını sürdürüyoruz,” dedi.

Düzgün, geçtiğimiz yıl bu organizasyonu yeniden bir vizyonla tasarlamaya karar verdiklerini ve bu yılki “perakende zirvesi” etkinliğinin yalnızca sektör buluşması değil, üreticilerin yatırım kararlarının ve teknolojik çözümlerin de tartışıldığı bir platform olmasının hedeflendiğini vurguladı.

ZORLUKLAR DEVAM EDİYOR

Son 5 yılın, sektöre zorlu koşullar getirdiğini ifade eden Düzgün, pandeminin, tedarik zinciri krizlerinin, enerji maliyetlerindeki artışların ve depremin ekonomide yarattığı olumsuz etkileri anlattı. Bugün itibarıyla işlerimizin istedikleri seviyede olmadığını belirten Düzgün, hala zorlu bir dönemden geçildiğini ve global ölçekte devam eden ekonomik belirsizliklerin sektörlerini de etkilediğini ifade etti.

Ancak doğru adımlarla daha sağlıklı bir noktaya ulaşabileceklerine olan inancını yineledi. Temmuz ayı itibarıyla yıllık Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) rakamının yüzde 31,75 seviyesine düşmesinin umut verici olduğunu ifade etti.

Ömer Düzgün, iki yıl önce üzerinde konuştuğumuz verileri, bugünkü durum ile değerlendirirken, "Bundan iki sene önce yüzde 60’ların üzerinde konuştuğumuz bir tabloyu bugün çok daha aşağıda seviyelerde değerlendiriyoruz" dedi. Temmuz 2026 tarihli verilere göre, Türkiye perakende sektöründe toplam 58 bin 970 mağaza faaliyet gösteriyor.

Düzgün, yerel zincirlerin 8 bin 896 mağaza ile hizmet verdiğini, uluslararası markalara ait zincirlerin ise 8 bin 223 mağaza bulundurduğunu aktardı. Ulusal zincirlerin ise 42 bin 351 mağaza ile sektörde yer aldığını kaydetti. Bu verilerin istatistiksel değerlendirmesi farklı sonuçlar ortaya koyuyor.

Türkiye'de market başına düşen müşteri sayısının yaklaşık 1.450 olduğunu belirten Düzgün, küçük esnafı da hesaba kattığımızda bu sayının binin altına düştüğünü ifade etti. Avrupa ülkelerinde ise market başına düşen müşteri sayısının yaklaşık 3.000 civarında olduğunu dile getirdi.

Sektörün önemli meselelerinden biri de mağaza enflasyonu olduğunu vurgulayan Düzgün, "Bugün aynı cadde üzerinde açılan kontrolsüz mağazalar gerçek bir rekabet ortamı oluşturmuyor. Aksine, bu durum ciroyu bölüyor ve verimliliği düşürüyor" şeklinde konuştu. Ayrıca, bu yoğunluğun lojistik ve enerji maliyetlerini artırdığını, sonuç olarak işletmelerin bu maliyetleri fiyatlarına yansıttığını belirtti.

Düzgün, "Mağaza yoğunluğu yalnızca firmaları değil, dolaylı yoldan fiyatları da etkileyen yapısal bir sorun" dedi ve serbest rekabetten yanayken plansız rekabetten uzak durulması gerektiğinin altını çizdi.

Düzgün, perakendeciliğin de uzun vadeli bir yerleşim planına ihtiyaç duyduğunu savunarak, şehirlerin imar planı ile büyümesi gibi, bu sektörün de ilçe bazlı hareket yoğunluk haritaları çıkarılarak yeni mağaza açılışlarının bu verilere dayandırılması gerektiğini ifade etti.

‘PAZAR TATİLİNİ CESARETLE KONUŞMALIYIZ’

Sektörün pazar tatilini cesaretle tartışması gerektiğini vurgulayan Düzgün, "Biz bu meseleye ticari değil sosyal bir mesele olarak bakıyoruz. Haftanın 7 günü açık kalan bir sektörün görünmeyen maliyetleri mevcut" dedi. Çocuklarıyla kahvaltı yapamayan, gece yarısı görebildiği anne babası, sürekli aynı tempoda çalışan emekçilerin var olduğunu hatırlattı.

Düzgün, sektör çalışanlarının önemli kısmının kadın olduğuna dikkat çekerek, bu kadınların çoğunun aynı zamanda anne, eş ve ailenin en büyük sorumlusu olduğunu belirtti. Mevcut koşullarda, çocukların hafta içinde okulda, annelerin ise hafta sonu çalıştığını belirten Düzgün, bu durumun aile içindeki dengeyi zayıflattığını sözlerine ekledi.

Bu konuyla ilgili federasyonun yürüttüğü bağımsız bir araştırmadaki verileri paylaşan Düzgün, "Görüşülen 1.200 tüketicinin %85,7’si yani 1.028 kişi pazar günü marketlerin kapalı olmasını savunuyor. Ayrıca sektörde çalışanların arasında yapılan araştırmada, 900 çalışandan %93,1'i yani 838'i pazar günü tatilini destekliyor. Bu artık bir tercih değil, güçlü bir ihtiyaç olarak algılanıyor" şeklinde konuştu.

ANKETLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

Ankete dayanan bir başka önemli bilgi, çalışılan yerlerin dağılımıdır. 30 katılımcı yerel marketlerde, 70’i ise ulusal ve uluslararası marketlerde çalışan bireylerden oluşmaktadır. Araştırma, bu talebin yalnızca bir istek değil, alışkanlıklarımızda da değişiklik yaratma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Tüketicilerin büyük bir kısmı alışverişlerini cumartesi gününe veya hafta içi günlerine kaydırmaya açık olduklarını ifade etmektedir.

Bu durum, sektörde ekonomik bir kayıp değil, sadece bir gün kaymasını temsil edecektir. Sürdürülebilir perakendecilik, sürdürülebilir istihdam ile mümkündür. İyi dinlenmiş bir çalışanın verimliliği artar.

Ailesine zaman ayıran bir çalışan, işine daha güçlü bir bağlılık hisseder. Bu nedenle, burada somut bir önerimizi gündeme getiriyoruz. Kamu sendikalarıyla sektör temsilcilerimizden oluşan bir ekip, önümüzdeki üç ay içinde bir araya gelecek ve pazar günü uygulamasına dair ortak bir plana odaklanacaktır.

TPF olarak bu sorumluluğu üstleniyor ve bu konuyu yasama gündemine taşımak için kararlılıkla çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Galatasaray, Sporting karşısında VAR skandalıyla mağlup oldu
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Galatasaray, Sporting karşısında VAR skandalıyla mağlup oldu
WhatsApp
İhbar Hattı