Akbank, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yeni önceliklerini duyurdu. Banka, iklim hedeflerinin finansmanında bankacılık sektörünün rolüne vurgu yaparak sürdürülebilir finansman hedefini güncelledi. Bu bağlamda, etkili ve ölçülebilir uygulamalarla Türkiye'deki dönüşüm projelerine destek vermeye odaklandığını belirtti.
Ayrıca, Akbank, standart kredi paketleri yerine yatırımın teknik gereksinimlerine yönelik finansman modelleri geliştirerek sunmaktadır. Bu kapsamda banka tarafından 2025'te hayata geçirilen Yeşil Dönüşüm Skoru sistemi, şirketlerin dönüşüm potansiyelini ve gereksinimlerini değerlendirerek kredi süreçlerine ve yönetim kurulu kararlarına entegre ediliyor. Bu sistem ile bugüne kadar 500'den fazla şirket değerlendirildi.
Akbank, 2050 yılına kadar net sıfır emisyonlu bir banka olma hedefini de bu uygulamalarla destekliyor. Daha önce belirlenen öncelikli sektörler için 2030 yılına yönelik karbon azaltım hedefleri de oluşturmuştu.
TEDARİK ZİNCİRLERİNE YENİ MODEL
Akbank’ın COP31 gündemindeki bir diğer önemli konu ise tedarik zincirleri. Banka, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile işbirliği içerisinde yürütülen risk paylaşımlı program ile müşterilerine tedarikçi finansmanının yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) hedeflerine ulaşmaları için desteğe de odaklanıyor. Akbank, COP31'de işbirliğini daha geniş bir işletme ağına taşıyacak yenilikçi bir modeli tanıtmaya hazırlanıyor.
ENERJİ VERİMLİLİĞİNE YATIRIM
Akbank, yılın başında UNDP Cool-Up Programı'nın Türkiye'deki finansal partneri olarak Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı'nı başlattı. Bu program, finansmanı teknik danışmanlık ve teknoloji sağlayıcılarıyla bir araya getirerek daha verimli sistemlere geçişi kolaylaştırmayı ve hem enerji maliyetlerini hem de emisyonları azaltmayı amaçlıyor. Elektrifikasyonun iklim açısından getirdiği faydayı artırmak için kullanılan elektriğin kaynakları da önem taşımaktadır.
Bu doğrultuda, Akbank yenilenebilir enerji, enerji depolama ve öz tüketim projeleri gibi alanlara finansman sağlamayı önceliklendirmektedir. Bankanın proje finansmanı alanındaki yeşil kredilerin oranı bir yılda yüzde 38’den yüzde 42’ye yükseldi. Geçen yıl sonunda, proje finansmanı kapsamında enerji portföyünde yenilenebilir enerjinin payı ise yüzde 77 olarak kaydedildi.
SU VERİMİNE DESTEK
Akbank’ın COP31 gündeminin diğer bir boyutunu mavi finansman oluşturuyor. Bu kapsamda banka, denizlerin ve kıyıların korunmasının yanı sıra su verimliliğini artırma, suyun geri kazanılması, atıkların yeniden değerlendirilmesi ve sürdürülebilir turizm yatırımları konularına özel bir önem veriyor. Akbank, 360 derece yaklaşım sergileyerek etkisini artırmayı amaçlıyor.
Bankanın 2025'te proje finansmanına dayalı olarak desteklediği otel portföyünün yüzde 99'u, mavi finansman çerçevesinde izlenen projelerden oluşuyor. Sürdürülebilir turizm kredilerinin yeşil finansman portföyündeki oranı ise yüzde 14'e ulaştı. Bu alanda örnek teşkil edecek projeler, COP31 gündeminde yer aldı.
Akbank’ın toplumsal yatırımları arasında bulunan Dönüşümde Gelecek Var projesi, kullanım süresi dolan ofis mobilyalarının Hatay'daki meslek liselerinde öğrenciler tarafından yeni okul eşyalarına dönüştürülmesini sağlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde yürütülen projede, şu ana kadar 19 bin 200 okul mobilyası üretildi, 1311 okulun eğitim altyapısı iyileştirildi ve 400 binden fazla öğrenciye ulaşıldı.
Bakanlık ile imzalanan protokol çerçevesinde, ileri dönüşüm eğitim modülünün Türkiye genelindeki meslek liselerine yaygınlaştırılması planlanıyor. Akbank, iklim finansmanı alanında yeni iş modelleri ve işbirliklerini COP31'de açıklamayı hedefliyor. Bu bağlamda, sanayiden KOBİ'lere, enerji sektöründen su kaynaklarına kadar geniş bir alanda değer yaratma niyetinde.
Ayrıca, COP31'deki Yeşil Alan'da bulunan İklim Finansman Hub'ındaki standında, yatırım yapılabilir projeler, uluslararası kaynaklara erişim ve dönüşüm finansman modelleri için paydaşları bir araya getirecektir.
AKBANK GENEL MÜDÜRÜ KAAN GÜR'ÜN AÇIKLAMALARI
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, yaptığı açıklamada, 2030 yılı için belirlenen 800 milyar lira olan sürdürülebilir finansman hedefinin, 2026'nın üçüncü çeyreği itibarıyla 905 milyar liraya ulaşılarak aşıldığını ifade etti. Gür, Türkiye'nin dönüşüm ihtiyacını ve önümüzdeki dönemdeki yatırım gereksinimlerini göz önünde bulundurarak, 2030 sürdürülebilir finansman hedeflerini 2,5 trilyon liraya çıkardıklarını belirtti.
Gür, 'Sürdürülebilir finansmanda önemli olan, finansmanın büyüklüğünün yanı sıra reel ekonomide yarattığı somut etkilerdir.' dedi. Bu anlayışla, yeni yeşil kredi kullandırımlarının yüzde 50'sinin sanayinin yeşil dönüşümüne yönlendirilmesinin planlandığını belirten Gür, sanayinin enerji verimliliğini artıran, emisyonları azaltan ve uluslararası rekabet gücünü destekleyen yatırımlara öncelik vereceklerini kaydetti.
Gür, COP31 kapsamındaki projelerde sanayinin yeşil dönüşümü, sürdürülebilir tedarik zincirleri, elektrifikasyon ve sürdürülebilir iklimlendirme ile mavi finansman konularına yoğunlaşacaklarını ifade etti.
Bu alanların her birinin, Türk ekonomisinin farklı dönüşüm ihtiyaçlarına cevap verdiğini vurgulayan Gür, dönüşüm yatırımlarının gerçekleştirilmesi için finansman sağlamanın yanı sıra işletmelerin ihtiyaçlarını anlamanın, doğru teknolojilere yönlendirmenin ve teknik uzmanlığı işbirlikleriyle bir araya getirmenin de gerekli olduğunu sözlerine ekledi. Akbank, müşterilerine çeşitli ihtiyaçlarına uygun çözümler sunma ve tüm paydaşlarıyla işbirliğini güçlendirme çabası içinde.
Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasının, iklim meselelerini ülkenin üretim gücü, teknoloji kapasitesi ve finansman olanaklarıyla birleştirmek için önemli bir fırsat olduğunu belirten Gür, sürdürülebilirliğin yalnızca büyük hedeflerin belirlenmesiyle değil, bu hedeflerin ekonomide, iş hayatında ve günlük yaşamda somut karşılık bulmasıyla anlam kazanacağını ifade etti.
FİNANSMANDAN ÜRETİME, TEKNOLOJİDEN EĞİTİME
Gür, finansman, üretim, teknoloji ve eğitim alanlarındaki çalışmalarıyla Türkiye'nin dönüşümüne katkıda bulunmayı sürdüreceklerini dile getirdi.