Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) araştırmacıları Altuğ Aydemir ve Ali Sevim, "Google Aramaları, Konut Fiyatları ve Konut Satışları: Türkiye’nin Parasal Sıkılaşması Etrafında Rejim Bağımlılığı İşaretleri" başlıklı bir çalışma gerçekleştirdi. Bu çalışma, konut piyasasında internet aramalarının ekonomik göstergeler olarak nasıl bir güvenilirliğe sahip olduğunu inceledi.
Ekim 2026 tarihli tebliğde, Haziran 2021 ile Mayıs 2026 arasındaki veriler kullanıldı. Araştırmacılar, Google Trends veri seti üzerinden konutla ilgili toplam 256 arama ifadesini değerlendirerek, bunlardan 72'sinden bir arama endeksi oluşturdu. Oluşan bu endeks, konut fiyatlarının enflasyondan arındırılmış aylık değişimi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan konut satışlarıyla karşılaştırıldı.
Araştırmanın en önemli sonucu, Google aramalarının konut piyasasıyla olan ilişkisinin para politikasındaki değişimlere bağlı olduğuydu. Özellikle 2023 sonrası bu ilişkinin belirgin bir şekilde zayıfladığı gözlemlendi. Araştırmaya göre, parasal sıkılaşma öncesinde Google arama endeksi ile reel konut fiyatları arasındaki aylık artışta güçlü bir ilişki bulunuyordu.
Tipik bir artış, aylık reel konut fiyatı artışının 1,6-1,7 puan daha yüksek olmasıyla sonuçlanıyordu. Ancak 2023'teki politika değişikliğinden sonra bu ilişki zayıfladı. Araştırmacıların temel modelinde, Google arama endeksinin konut fiyatlarındaki reel değişimle ilişkisini gösteren katsayı, sıkılaşma öncesinde 0,046 iken, sonrasında -0,003 olarak hesaplandı.
Bu, kontrol değişkenleri eklenmediğinde ilişkinin sıfıra yakın olduğunu gösterdi. Enflasyonun hesaba katıldığı modelde ise sıkılaşma sonrası katsayı 0,022 olarak belirlendi; bu değer, önceki dönemdeki 0,048'lik katsayının yarısından azdı. Sonuç olarak, çalışma, Google aramaları ile konut fiyatları arasındaki ilişkinin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak belirgin bir şekilde zayıfladığını ortaya koydu.
KIRILMA NOKTASI TEMMUZ 2023
Araştırmacılar, para politikasındaki değişimin konut fiyatları ile Google aramaları arasındaki ilişkiyi ne zaman değiştirdiğini de inceledi. Türkiye’deki politika faizindeki artış Haziran 2023’te başlarken, çalışma Temmuz 2023’ü sıkılaşma döneminin ilk tam ayı olarak kabul etti. İstatistiksel kırılma testi, ilişkideki değişimin Temmuz 2023’te gerçekleştiğine işaret etti.
Konut kredilerinin ağırlıklı ortalama faiz oranı Haziran 2023’te yüzde 21,3 düzeyindeyken, Temmuz’da yüzde 32,2’ye, Ağustos’ta ise yüzde 36,2’ye yükseldi. Finansman koşullarının sıkılaşması, konut edinmek isteyen bireylerin arama davranışlarının fiyatlar üzerindeki etkisini zayıflatmış olabilir. Ancak bu çalışma, ilişkinin neden zayıfladığını kesin bir şekilde ortaya koyamıyor; veriler yalnızca değişimin zamanlamasını gösteriyor, mekanizmasını ise açıklamıyor.
GOOGLE ARAMALARI KONUT FİYATLARINI TAHMİN ETMEDE YALNIZCA BOOM DÖNEMİNDE YARAR SAĞLADI
Çalışmada, Google arama verilerinin konut fiyatlarını gerçek zamanlı tahmin edebilme yeteneği incelendi. Araştırmacıların simüle edilmiş tahmin sonuçları, Google arama endeksinin modele eklenmesinin, parasal sıkılaşma öncesinde konut fiyatlarının reel artışına yönelik tahmin hatasını yüzde 20,2 oranında azalttığını gösterdi. Ancak sıkılaşma sonrasındaki dönemde bu avantajın kaybolduğu gözlemlendi.
Araştırmacılar, iki tahmin modelinin de 2023 sonrası ortalama fiyat artışını hesaba kattığında, Google arama verilerinin tahmin performansında kayıplara neden olduğunu ifade etti. Bu durum, Google aramalarının konut fiyatlarını tahmin etmedeki etkisinin esas olarak sıkılaşma öncesi dönemle sınırlı kaldığını ortaya koymakta.
KONUT SATIŞLARINDA AYNI SONUÇ GÖRÜLMEDİ
Bu araştırmada konut fiyatları ile konut satışları ayrı ayrı analiz edildi. Google aramaları ile satışlar arasındaki ilişki, fiyatlarla olan ilişkiyle paralel bir şekilde değişmedi. Sıkılaşma sonrası dönemde, Google aramaları ile konut satışları arasında olumlu bir ilişki bulundu.
Ancak satışlardaki değişim ölçüm yöntemine göre farklı sonuçlar elde edildi. Ayrıca, Google arama verileri, konut satışlarıyla ilgili tahminlerin doğruluğunu artırmada etkili olmadı. Bu nedenle, araştırmacılar internet aramalarına dayanan göstergelerin para politikası dönemlerine ve incelenen değişkenlere göre ayrı şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Çalışmadaki bulguların nedensellik kanıtı sunmadığı, yalnızca değişkenler arasındaki ilişkiyi gösterdiği ve analiz döneminin görece kısa olduğu da ifade edildi.