Tesis Yönetim Derneği’nin (TRFMA) düzenlediği Tesis Yönetim Sektörü Çalıştayı, sektörün güncel ihtiyaçlarını ve sürdürülebilir gelişim için atılması gereken adımları ele aldı. Dernek üyesi temsilcilerin ortak değerlendirmeleriyle gerçekleşen çalıştayda, insan kaynağı, çalışan bağlılığı, maliyet yönetimi, standartlaşma ve mevzuat gibi önemli konular detaylı bir şekilde incelendi.
Çalıştayda, sektörün ana gündem maddelerinden biri nitelikli insan kaynağına erişim ve çalışan bağlılığı olarak belirlendi. İnsan kaynağı ihtiyacı, nitelikli çalışan oluşturmak, sektöre çekmek ve sektörde tutundurmak gibi üç boyut üzerinden değerlendirildi.
Bazı çalışanların tesis yönetimini “geçici iş” olarak algılaması, mesleğin bilinirliğinin düşük olması, ücret ve yan haklar, çalışma koşulları ile kariyer yollarının görünürlüğü gibi sorunlar da gündeme geldi. Özellikle mavi yaka çalışanların kendilerini yeterince değerli hissetmemesi ve insan kaynakları uygulamalarının beyaz yakaya odaklanması dikkat çekilen konular arasında yer aldı.
Çözüm önerileri arasında, meslek liseleri ile ön lisans ve meslek yüksekokulu programlarının geliştirilmesi, MEB ve MYK gibi kamu kurumlarıyla sertifikasyon çalışmaları yapılması ve mesleki belgelerin e-Devlet üzerinden doğrulanabilir olması gibi adımlar öne çıktı. Ayrıca, sektörel personel havuzu oluşturulması, çalışanlara görünür kariyer yolları sunulması ve mavi yakaya yönelik insan kaynakları uygulamalarının geliştirilmesi gibi önerilerde bulunuldu.
Çalıştayda maliyet yönetimi ve rekabet de önemli bir gündem maddesi oldu. Sektör temsilcileri, tesis yönetimi hizmetlerinin genellikle kişi başı maliyet ve en düşük fiyat üzerinden değerlendirilmesinin sürdürülebilir bir hizmet modeli oluşturmayı zorlaştırdığını ifade etti.
En düşük fiyat odaklı rekabetin hizmet kalitesi, ücretler ve çalışan bağlılığı üzerinde yarattığı baskılar ile enflasyon ve değişken maliyetler yüzünden tekliflerin gerçek maliyetlerden uzaklaşmasının sorunlar arasında olduğu belirtildi. Çalıştayda maliyet muhasebesinin keşiften teklife, sözleşmeden operasyona kadar olan süreçlere yayılması gerektiği vurgulandı.
Ayrıca, sektörel maliyet verilerinin ve benchmark çalışmalarının geliştirilmesi ile ücret eskalasyonu ve maliyet güncelleme mekanizmalarının sözleşmelerde sistematik olarak ele alınması önerildi. Hizmetlerin sadece fiyatla değil, aynı zamanda kalite, verimlilik, performans, veri ve teknoloji kriterleriyle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Çalıştayda, hastanelerden AVM'lere, konut ve sitelerden farklı büyüklük ve nitelikteki tesislere kadar geniş bir yelpazede hizmet veren sektör için ortak ve uygulanabilir standartların oluşturulması gerektiği vurgulandı.
Çalıştayda, sektörü kapsayan bütüncül bir yasal çerçevenin eksikliği, şirketlerin ve çalışanların yeterliliklerini belirleyen standart bir sertifikasyon sistemine ihtiyaç duyulması, hizmet kapsamlarının ve sözleşmesel yükümlülüklerin yeterince net bir şekilde tanımlanmamış olması gibi konular gündeme geldi.
Bu bağlamda, farklı tesis türlerine yönelik asgari hizmet standartlarının oluşturulması, şirketler için "yönetim ehliyeti" ve çalışanlar için mesleki yeterlilik gibi modellerin değerlendirilmesi önerildi. Yeni düzenlemelerin hazırlanması sürecinde TRFMA ve ilgili STK’ların kararlara sistematik olarak dahil edilmesi gerektiği ve sektörün saha tecrübelerinin mevzuata yansıması gerektiği vurgulandı.
Çalıştayın sonuçları, tesis yönetiminin tanımlanmış ve güçlü bir meslek dalına dönüşmesi, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi, hizmet kalitesini güvence altına alacak standartların belirlenmesi ve sektörün güvenilir verilere dayanan bir yasal altyapıya sahip olması gerektiği yönünde bir ortak görüş oluşturdu.
TRFMA Yönetim Kurulu Başkanı Nazlı Uzunlar Aydın, tesis yönetimi sektörünün ekonomik ve toplumsal açıdan stratejik bir önem taşıdığını belirterek, sektörün geleceği için ortak bir yol haritası oluşturmanın önemine dikkat çekti.
Aydın, çalıştay sonuçlarını değerlendirirken, "Tesis yönetimi sektörü, milyonlarca insanın yaşamına doğrudan etkileyen, önemli bir istihdam alanı oluşturan ve yaşam alanlarının kesintisiz işleyişinde kritik görevler üstlenen bir sektördür. Ancak sektörümüzün ulaştığı boyutun, mesleki tanınırlık, nitelikli insan kaynağı, hizmet standartları ve mevzuat alanlarında da karşılık bulması gerekmektedir.
Gerçekleştirdiğimiz çalıştayda, üyelerimizin bilgi birikimlerini ve saha deneyimlerini bir araya getirerek sektörümüzün önceliklerini ve çözüm alanlarını ortak akılla değerlendirdik. Özellikle mesleki yeterliliklerin geliştirilmesi, şirket ve çalışan standartlarının güçlendirilmesi ve mevzuat çalışmalarında sektörün saha gerçeklerinin dikkate alınması gerektiği üzerinde durduk.
Amacımız, çalıştayda ortaya çıkan görüş ve önerileri somut, uygulanabilir adımlara dönüştürerek sektörümüzün sürdürülebilir gelişimine yön verecek çalışmaları hayata geçirmektir. Bu doğrultuda kamu kurumları, eğitim dünyası ve sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde hareket etmeyi önemsiyoruz," dedi.