59 yaşındaki aşçı Adem Çınar, karnındaki şişlik, sertlik ve rahatsızlık hissi ile bir yıl boyunca başa çıkmaya çalıştı. Çınar, çevresinden duyduğu ‘göbek düşüklüğü’ nedeniyle bu belirtileri bu duruma bağladı. Ancak şikayetlerinin devam etmesi üzerine genel cerrahiye başvurduktan sonra rahatsızlığının nedeni bir türlü tespit edilemedi.
2022 yılında kalp krizi geçiren Çınar, kalbine iki stent takıldığını belirtti. Bu sürede karnındaki şişliği, kalp rahatsızlığı ile ilişkilendirerek zaman zaman şikayetlerini hafifletmeye çalıştı. Ancak karnındaki şişliğin belirgin hale gelmesi üzerine tekrar doktorun yolunu tuttu ve ilaçlı tomografi çekildi.
DURUMUN CİDDİYETİ
Tomografi sonuçları, aort damarında 7,5 santimetrelik bir genişleme olduğunu ortaya koydu. Doktoru, durumunun acil olduğunu vurgulayarak Çınar’ın kalp ve damar cerrahisine başvurmasını istedi. O sırada Balıkesir’de çalışan Çınar işini bırakıp İstanbul’a gelerek Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer ile irtibat kurdu.
İstanbul’daki tetkikler, daha önce takılan stentlerin açık olduğunu ancak kalbin arka tarafındaki başka bir damarında ciddi darlık bulunduğunu açığa çıkardı. Çınar’ın tedavisi hibrit ameliyathanede gerçekleştirildi. Burada, kasıklarından girilerek abdominal aortadaki anevrizmaya stent uygulandı.
Ardından, ameliyat masasından kaldırılmadan Prof. Dr. Sabahattin Gündüz tarafından kalp damarındaki darlığa koroner stent yerleştirildi. Yaklaşık 2,5 saat süren bu işlemler sonucunda Çınar, ikinci gün taburcu edildi. Kontrolleri devam eden Adem Çınar, kısa sürede sağlığına kavuşarak normal yaşamına geri döndü.
HASTALIKLA MÜCADELE
Şikayetlerinin bir yıl önce başladığını aktaran Adem Çınar, “Mide tarafında, göbeğimin alt kısmında bir sertlik, sıkıntı ve şişme vardı. Biz bunu göbek düşüklüğü olarak düşündük. Bir iki defa doktora da gittim, genel cerrahiye göründüm ama bir şey bulunamadı.
Orada genelde benim gibi şikayetleri olanlara ‘Göbeğin düşmüş’ derlerdi. Yaklaşık bir yıl bu şikayetleri yaşadım” dedi. Kalp krizi geçirdiğini belirten Çınar, yaşadığı belirtileri bir süre önceki kalp rahatsızlığıyla da ilişkilendirdi.
“2022 yılında bir kalp krizi geçirdim. Bunun üzerine kalbime iki tane stent takıldı. Üç ve altı aylık periyotlarla kontrollerim vardı.
Karnımdaki şişliği de bu rahatsızlığa yordum. Ancak bu düşüncelerim bana hep zaman kaybettirdi” ifadelerini kullandı. Zamanla şikayetlerinin arttığını ve durumunun ciddiyetinin farkına vardığını vurgulayan Çınar, “Son gittiğim doktor ilaçlı tomografi istedi.
Sonuçta bana, ‘Aort damarında bir şişme var ve bu çok acil bir durum. 7,5 santimetre civarını bulmuş. Acilen kalp ve damar cerrahisine gitmelisin’ dedi. Korktum tabii.
O günden sonra hemen işimi gücümü bıraktım. Şehir dışındaydım, apar topar İstanbul’a geldim” şeklinde konuştu. Çınar, aort anevrizması hakkında daha önce çok bilgi sahibi olmadığını ifade etti ve tedavi için yönlendirilmek üzere oğlunun Hacettepe Üniversitesi’nde çalıştığı öğretim üyeleri ile iletişime geçtiğini belirtti.
Oğlunun hocası, bu konuda kendisine Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer’i tavsiye etti. Adem Çınar, tedavi sonrası kendisini iyi hissettiğini belirterek, “Şu anda çok iyiyim. İnsanlar sağlıklarına önem versin.
Belirtileri önemsesinler ve doktora gitsinler. Sonrasında sıkıntı oluyor, süreç uzuyor. Hayatınızı kaybedebiliyor, sakat kalabiliyorsunuz” dedi.
Çınar’ın hastaneye başvurması hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer, “Adem Bey bize ciddi karın ağrısıyla geldi. Damarında 7,5 santimlik ciddi bir genişleme vardı.
Ciddi şekilde geniş olan bu damarın hızlı bir şekilde opere edilmesi gerektiğini söyledik. 59 yaşındaki hastamız için aynı zamanda koroner anjiyo da yaptık ve kalbin arka tarafındaki bir damarında da ciddi bir darlık tespit ettik” dedi.
Prof. Dr. Tunçer, hastaya uygulanan tedavi sürecini şu şekilde anlattı: “Yüksek teknolojiye sahip hibrit ameliyathanemizde aynı anda hem abdominal bölgeye hem de kalbine stent yerleştirdik. Böylece yaklaşık 2-3 saat içinde işlemlerin tamamını gerçekleştirdik. Kasıklardan girerek abdominal aortadaki anevrizmaya stent uyguladıktan sonra, Prof. Dr. Sabahattin Gündüz, hasta ameliyat masasından kalkmadan koroner stenti yerleştirdi.
Daha sonra Adem Bey’i yoğun bakıma aldık ve yaklaşık iki saat sonra ayağa kalkabildi. İkinci gününde de hastamızı taburcu ettik. Hibrit ameliyatların büyük avantajları olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tunçer, “Aynı anda hem ameliyat yapabiliyor hem anjiyo uygulayabiliyoruz.
Hastalar, ‘Bir-iki ay sonra gel’ denilerek farklı zamanlarda yapılacak işlemlerden kurtulmuş oluyor. Uygun vakalarda bütün bu işlemleri aynı anda yapabiliyoruz. Adem Bey’e birden fazla işlemi Op. Dr. Hidayet Demir ve ekibimizle birlikte uyguladık” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Tunçer, aort damarındaki 7,5 santimetrelik genişlemenin oldukça ileri boyutta olduğunu vurgulayarak, “Bu boyuttaki anevrizmalar ciddi risk taşıyor. Hastamız, bir yıl boyunca yaşadığı karın ağrısı ve şişkinliği farklı sebeplerle değerlendirdi. Şikayetleri geçmeyince çekilen tomografide gerçek tablo ortaya çıktı. 7,5 santimetrelik bir anevrizma, nadiren karşılaştığımız ve bir çocuğun başı büyüklüğüne ulaşabilecek bir durumdur.
Gelişmiş teknolojiler ve deneyimli ekiplerle bu tür anevrizmalar tedavi edilebiliyor” dedi. Çınar’ın geçmişte geçirdiği kalp krizi ve tedavi süreci ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Tunçer, “Daha önceki koroner stent açık durumda. Ancak kalbin arkasındaki başka bir damarda tıkanıklık tespit edildi.
Hibrit ameliyathane ortamında bu durum, tedavi planımızı etkilemedi. Hepsini aynı anda yapabilmemiz hasta için faydalı oldu” şeklinde konuştu. Anevrizmanın oluşturduğu riskler hakkında uyarıda bulunan Prof. Dr. Tunçer, “Ameliyatın her zaman riski var.
Ancak ameliyat olmasa da hastamız ciddi bir risk altındaydı. Özellikle abdominal aortanın 7,5 santimetre olan balonlaşması, onun aniden yırtılma riskini taşımaktadır. Bu durum hastaların hayatlarını kaybetmesine neden olabilir.
Bu nedenle tüm hastalarımıza tarama öneriyoruz. Aile taraması yapmak için basit bir tomografi veya ultrason tetkiki öneriyoruz” dedi. Uygulanan yöntemi özetleyen Prof. Dr. Tunçer, “Operasyonu cerrahi bir kesi olmadan, hibrit ameliyathanemizde kapalı teknikle gerçekleştirdik.
Uygun olan hastalarda kapalı, uygun olmayanlarda ise açık ameliyat yapılabiliyor” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Tunçer, anevrizmanın bulunduğu bölge hakkında bilgi vererek, “Bu genişleme, böbrek damarlarının altındaki bölgede yer alıyordu. Böbrek damarlarının hemen altından başlıyordu ve stente uygun bir alandı.
Bu durum böbreği etkilemedi. Tedaviyi başarılı bir şekilde gerçekleştirdik” dedi. Hastanın tedavi öncesi ve sonrasındaki durumu hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Tunçer, “Hasta bize geldiğinde psikolojik olarak da kötüydü.
Hem kalbinde hem de karın damarında sorun vardı. ‘Bunları nasıl halledeceğiz?’ diye düşünüyordu. ‘İkisini aynı anda tedavi edebiliriz’ dediğimizde şaşırdı.
Kendisine tedavi süreci ile ilgili gerekli bilgilendirmeleri yaptık. Çok başarılı bir ameliyat geçirdi ve ameliyat sonrasında iki gün içinde taburcu oldu. Amacımız, tüm hastalarımızı en kısa sürede sağlıklı bir şekilde tedavi etmek” diye vurguladı.
Adem Çınar, rahatlıkla günlük hayatına dönebildiğini ifade ederken, Prof. Dr. Tunçer, “Adem Bey, aşçı. Çok rahat bir şekilde işini yapmaya devam edebilir. Kontrolleri devam ediyor.
Bu tür kapalı stent hastalarını 3’üncü ve 6’ncı aylarda ve 1’inci yılda tomografi ile takip ediyoruz. Herhangi bir problem çıkarsa tekrar müdahale edebiliriz; ama şu anda kendisi son derece sağlıklı bir şekilde hayatına devam ediyor. Tekrar etme ihtimali yok diyebiliriz, ancak stent takılan her hastanın belirli periyotlarla kontrol edilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.